Taşar: AK Parti sözünü tuttu!
SKY TÜRK'te 2009-2010 eğitim öğretim yılının açılışı dolayısıyla önemli açıklamalarda bulunan Taşar, AK Parti’nin eğitime büyük önem verdiğini bunu da eğitim bütçelerinde yaptığı önemli artışlarda rahatlıkla görülebileceğini ifade ederek şunları söyledi:
"2002 yılında milli eğitime ayrılan bütçe 7,5 milyar dolar iken bu rakam bugün 27 milyar dolara kadar yükseltilmiştir. Yine bu 7 yıllık süre içerisinde 130.000 derslik ve modern eğitim binaları yapılarak eğitim de bu güne kadar hayal edilemeyenler gerçekleştirilmiştir.
Bununla birilkte yine bu dönede okullarımız bilgi teknolojileri ile donatılarak çocuklarımız internetle tanıştırılmış internet eğitimin her alanında kullanılmaya başlanmıştır. Bu sayede sevgili yavrularımız dünya çocuklarıyla yarışır hale getirilmiştir.
Bu dönemin en önemli çalışmalarından biriside müfredat programları yenilenmek suretiyle öğrencilerimizi ezbercilikten kurtarılarak yaparak ve yaşayarak öğrenme metodu ile tanışmışlardı.
Öğretmenler tain kuyruklarından kurtarılmıştır
Öğretmen atamaları sırasında Kıymetli öğretmenlerimiz daha önceleri öğretmen atamaları ve tain sürecinde Milli Eğitim Bakanlığı koridorlarındaki kuyruklarından kurtarıldı. Artık adaletli bir tain sistemi getirildi. Öğretmenlerimizin şanına yakışır bir şekilde evlerinden bilgisayar ortamında tain müracaatlarını yapa bilmekteler. Torpiller kuyruklardan kurtarıldılar.
Her ile bir üniversite sözümüzü tuttuk
Bu dönemde nitelikli liselerimizin sayısı geçen yıllara oranla % 100 artırılmıştır. Her ile bir üniversite sözü verdik. Bu sayede üniversitelerin bütçelerinde ciddi artışlar sağlayarak her ile bir üniversite açmak suretiyle verdiğimiz sözü yerine getirdik. Bu üniversitelerimizin hepsi büyüyerek gelişerek köklü üniversiteler haline gelecektir. Tüm toplumun eğitimli hale gelmesini istiyor ve gayret ediyoruz.
Eğitimin dışında kalmış bireyleri yaygın eğitim kurumlarıyla sistemin içerisine çekmeye çalışıyoruz.
Eğitime yapılan bunca yatırımın sonucunu ilerleyen süreçte daha iyi görebileceğiz. Ülkemiz donanımlı yetişen nesillerle daha hızılı kalkınacak buda muasır medeniyet seviyesine ulaşmamızı sağlayacaktır.
Üniversite sınavının iki basamaklı yapılmasına karar verilmesi ile ilgili görüşlerinin sorulması üzerine; bu sistemin eskiden kullanıldığını daha sağlıklı bir sistem olduğunu savunan Taşar tekrar bu sisteme dönülmesi ile isabetli bir karar alındığını söyledi.
Eğitimi dert edindik. Elimizi taşın altına koyduk
Sistemin sürekli değişime uğramasının sebeplerini şu şekilde açıklık getirdi. “sistem değişiklikleri oluyor olacaktır da. Çünkü bilim sürekli gelişiyor her şey değişiyor gelişiyor. Değişimlere ayak uydurmazsak geri kalırız. Bu son değişiklik dersek kendimizi bağlamış oluruz. Hâlbuki bugün bilimde gelişen son yeniliklerle müfredatımızı güncellemiş olduk. Evet bu güne kadar fazla değişim yaşanmadı. Buna sevinmek yerine üzülmemiz gerekir. 1960 ların müfredatı ile bu güne kadar yavrularımız eğitilmeye çalışıldı. Bu ülkemiz için büyük kayıp olmuştur. Bu güne kadarki hükümetler yöneticiler bunu dert etmemişler rutini götürmeye çalışmışlardır. Ama iktidarımız bu anlayışı değiştirdi. Çünkü elimizi taşın altına koymamız gerektiğini biliyorduk ve bunu yaptık.
İlk ders ayrımcılık yapılmamamsı üzerine oturtuldu
Okulların açılması nedeniyle Milli Eğitim Bakını Sayın Nimet Çubukçu’nun ilk ders isimli konuşmasında ayrımcılık konusunun eleştirilmesini de yadırgadığını söyleyen Taşar; her eğitim öğretim yılının açılışında öğrencilerin eğitim öğretime odaklaşması için gündemle ilgili konular seçilir. Örneğin 2007-2008 öğretim yılında küresel ısınma ilk ders olarak ele alınmıştır. 2008-2009 yılında susuzluk vardı il k konuşma su tasarrufu idi. Bu yılda sevgi ve hoşgörünün hakim olması engellilere karşı saygının hakim olması her türlü ayrımcılık yapılmamamsı özürlülerimizin topluma kazandırılması dil din aryamı yapmadan hepimizi kucaklamamız gerektiği dile getirilmiştir. Önemli bir konu üzerinde durulmuştur, isabetli olmuştur ifadesini kullandı. Ayrıca özürlü çocuklarımıza devletin yaptığı önemli hizmetlere değinerek artık kimse özürlü çocuğunu saklama ihtiyacı duymamaktadır ,onlarda toplumdaki yerini almıştır. Bu da o yavrularımız açısından çok önemli bir hizmet olmuştur."
Konuşmanın sonunda demokrasiyle ülkemizin sorunlarının çözüleceğini ve milletimizin bunu fazlasıyla hak ettiğini de dile getirdi.
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.