Erdoğan açık ve net konuştu

Erdoğan açık ve net konuştu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'da İstanbul Forum'un açılışında bir konuşma yaptı. Erdoğan, "Gazze'nin enkazı dururken, Filistin'de yaralar sarılmadan bölgede barışın tesis edilmesi mümkün değil" diyerek çok net konuştu.

Erdoğan, "Altını çizerek ifade ediyorum; bu hem Filistin'in, hem de İsrail'in güvenliği bakımından önemlidir. Bunu bir Müslüman olarak değil, insan olarak söylüyorum." dedi.

İstanbul Forumu'nda "Dünya Siyasetinde Ortadoğu. Sorunlu Bölgede Güvenlik Arayışı" konulu programda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ortadoğu'da barışın tesis edilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Filistin meselesinin tüm bölgesel sorunların merkezinde yer aldığını belirten Erdoğan, "Bu sorun çözümlenmeden Ortadoğu'da kalıcı barış ve istikrar ortamının tesis edilemeyeceğini düşünüyoruz. Filistin'de ulusal birlik bir an önce sağlanmalı ve barış sürecinin önünün açılması için uluslararası çabalar yoğunlaştırılmalıdır. Gazze Şeridi'nde olanlara karşı tepkimizi açık şekilde ifade ettiğimizi hatırlatmak isterim. Biz, insanların acılarını artırmaktan, barışı sabote etmekten başka hiçbir amaca hizmet etmeyen uygulamaları eleştirdik. Bugün de bunu eleştiririz. Bu sadece Gazze'de olursa değil, başka nerede olursa olsun eleştiririz. Gazze'ye yönelik operasyonların üzerinden 9 ay geçti. Şarm-El Şeyh'te düzenlenen Gazze konferansının üzerinden 7 ay geçti. Buna rağmen Gazze'de yaşanan trajedinin yaraları hala sarılamadı. Gazze'deki dram hala sona ermedi. Şu anda Gazze'nin yeniden inşaası için bölgeye inşaat malzemelerinin dahi girişine izin verilmiyor. Bu manzarayı, bu trajediyi gözmezden gelmek mümkün değildir. Gazze Şeridi üzerindeki abluka daha fazla vakit kaybedilmeksizin kaldırılmalı ve uluslararası toplum bu yöndeki taahhütlerini yerine getirmelidir. Altını çizerek ifade ediyorum; bu hem Filistin'in, hem de İsrail'in güvenliği bakımından önemlidir. Bunu bir Müslüman olduğum için söylemiyorum, bir insan olduğum için söylüyorum." diye konuştu.

İran'ın nükleer faaliyetleri konusuna da değinen Erdoğan, "İran bölgemizin önemli bir ülkesi. Asırlar öncesine dayanan iyi komşuluk ilişkilerine sahibiz. Var olan ilişkileri sürdürmek ve geliştirmek konusunda azami gayret sarf etmekte kararlıyız. İran'ın nükleer programı konusunda uluslararası kamuoyunda mevcut olan endişelerin giderilmesi gerektiğini kesinlikle inanıyoruz. Bu konuda üzerimize düşen ne olursa olsun yerine getirmekte de kararlıyız. Bundan önceki görüşmelerde olduğu gibi bundan sonraki görüşmelerde de bu düşüncelerimizi kendilerine söylemeye devam edeceğiz. Bununla birlikte İran'ın barışçıl amaçlarlar nükleer enerjiden faydalanma hakkının da tartışma konusu yapılmaması gerektiğine inanıyorum. Nükleer silahlar konusunda bizim tavrımız Türkiye olarak son derece nettir; biz nükleer silahlardan tamamen arındırılmış bir bölgede yaşamak istiyoruz. Bölgemizde nükleer silah istemiyoruz, kitle imha silahı istemiyoruz. İnsanlık savunma sektörüne harcadığı parayı, yaptığı yatırımı acaba yoksulluk içinde yaşayanlara yapıyor mu? eğitime sağlığa yapılan yatırım var mı? Yok. Bunun üzerinde konuşmamız lazım. Bu anlayış doğrultusunda sadece İran'ın değil, bölgede nükleer silah sahibi ya da nükleer silahlanma içindeki her ülkenin tartışılması gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

***

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin birikimlerini, bölgesel ve küresel barış için sarf etmek arzusunda olduğunu belirterek, '''Kıbrıs meselesindeki yapıcı tutumumuz, Ermenistan meselesindeki yaklaşımlarımız, Irak, İran ve Suriye ile sürdürdüğümüz diyalog, bizim barışçı politikalarımızın somut ifadeleridir'' dedi. 

Başbakan Erdoğan, İstanbul Forumu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, temel sorunlarını, hukuk ve demokrasi kuralları çerçevesinde çözmeyi amaç edinmiş bir ülke olduğunu söyledi. Yakın dönemde başlatılan demokratik açılımın bunun bir sonucu olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Biz hukuk devletini, demokrasiyi ve insan haklarını bütün sorunlarımızın çözüm zemini olarak görüyoruz'' ifadesini kullandı.

Türkiye'nin, son dönemde gerçekleştirdiği reformlar, demokratikleşme yolunda attığı adımlar ve ekonomisinde kaydettiği iyileşmelerle, dünyanın parlayan bir yıldızı haline geldiğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz, birikimlerimizi, sadece bölgesel ve küresel barış için sarf etmek arzusundayız. Kıbrıs meselesindeki yapıcı tutumumuz, Ermenistan meselesindeki yaklaşımlarımız, Irak, İran ve Suriye ile sürdürdüğümüz diyalog, bizim barışçı politikalarımızın somut ifadeleridir. Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya, özellikle de AB, Türkiye'nin bu birikiminden, bu imkanlarından,konumundan ve küresel barışa katkılarından yararlanmak, Türkiye fırsatını en iyi şekilde değerlendirmek durumundadır.

Özellikle de demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak bunu özümsemiş, bunu artık hazmetmiş bir ülke olarak, Türkiye'nin inanıyorum ki bu havzada yapacağı çok şeyler var. Türkiye'nin AB'ye yük olacağını iddia edenler, ülkemizin bölgesel ve küresel barışa yapacağı katkıları aslında göz ardı ediyorlar. Orta Doğu'yu, Balkanlar'ı, Kafkasya'yı çok iyi tanıyan, aynı zamanda Avrupalı olan Türkiye, AB için bir yük değil, veyahut da AB'ye yük olmaya değil, AB'den yük almaya namzet ülkelerden biridir. Bu bir fırsattır aslında. Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan, tartışma konusu yapan kesimler, bölgeler arasında, kültürler arasında, medeniyetler, halklar, inançlar, mezhepler arasında diyalog ve iş birliğine karşı çıkanlar, küresel barışa karşı çıkanlardır.''

-ORTA DOĞU-

Başbakan Erdoğan, konuşmasında Orta Doğu'nun, bugün, hiç hak etmediği halde sorunlarla ve krizlerle anıldığını, felaket senaryolarına konu edildiğini ve basma kalıp nitelemelerle tanındığını söyledi. Orta Doğu'nun kalkınma düzeyinin henüz arzu edilen seviyeye ulaşamadığının doğru olduğunu, fakat son yıllarda bu alanda büyük bir dinamizmin yaşandığının da görüldüğünü kaydeden Erdoğan, söz konusu bölgenin kalkınma fırsatı elinde olan ülkeler silsilesi olduğunu ama önü kesilen ülkelerin de bu bölgede bulunduğunu ifade etti.

Erdoğan, bu ülkelerin kendi hallerine bırakılmaları durumunda sıçrama yapabileceklerini, ancak kendi hallerine bırakılmayıp önlerinin kesildiğini dile getirerek, bu bölgenin genç nüfusu, zengin doğal kaynakları, kültür mozaiği ve engin tecrübesi ile insanlık tarihine çok önemli katkılar yaptığını bildirdi. Erdoğan, bölgenin tarih boyunca, dil, din, kültür ve medeniyet beşiği olduğunu, insanlığın ilerleyişine yön verdiğini, ilk yerleşimin burada kurulduğunu, tarımın burada başladığını, sanat, bilim ve teknolojinin temellerinin yine burada atıldığını anlattı. Üç semavi dininin beşiğinini de Orta Doğu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bölgenin geçmişinin insanlığın geçmişinde olduğu gibi geleceğinde de belirleyici olacağını söyledi.

Başbakan Erdoğan, bölgenin, yeniden bir kültür, bilim, sanat, barış ve huzur havzası haline gelmesini arzuladıklarını da belirterek, ''Bölgemizin istikrarını etkileyen sorunlarla ilelebet yaşamak istemiyoruz. Çatışmaların değil, barışın, korkunun değil, güvenin, terör ve şiddetin değil, huzurun, açlık ve fakirliğin değil, refahın hakim olacağı bir Orta Doğu inşa etmeyi hedefliyoruz'' diye konuştu.

Bu alandaki engelleri aşabilmek için birliktelik, dayanışma ve kararlılık içinde olmanın son derece önemli olduğunun altını çizen Erdoğan, dışarıdan, başkalarının müdahale ederek sorunları çözmeye çalışması yerine, bölge ülkelerinin kendi meselelerini kendilerinin çözmeleri ve kendi kaderlerine sahip çıkmalarının önemli olduğunu vurguladı. Erdoğan, dışarıdan müdahalenin destek anlamında olursa elbette takdir edileceğini ama buralarda zafiyete yol açacaksa buna da ''eyvallah'' demenin doğru olmayacağını söyledi.

Bölge ülkelerinin sorunlarının çözümünde kapsayıcı, diyaloğu öne çıkaran bir yaklaşımın benimsenmesi ve halkların güvenlik ve istikrar içinde yaşama hakkının gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, ''Bölgemizdeki ülkelerin önemli ortak paydalarından biri de Türkiye'ye duydukları güvendir. Bunların içinde Türkiye'ye güveni olmayan olabilir, normaldir. Bunları da saygıyla karşılarız. Herkesin bize güven duyma mecburiyeti yoktur. Ama, biz güven ortamını oluşturmak için elimizden gelen tüm gayretleri ortaya koyuyoruz'' dedi.

Başbakan Erdoğan, son 7 yılda atılan adımların ve atılan mesafelerin bunun ispatı olduğunu, Türkiye'nin bölgede oynadığı kararlı ve yapıcı dış siyasetin ihtiyaç duyulur ve aranır hale geldiğini söyledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.