Baykal'dan 'ahlaksız' sözüne cevap
Baykal, partisinin grup toplantısında, Erdoğan ile mektuplaşmalarına ilişkin, talebin Erdoğan'dan geldiğini belirterek, ''5 gün geçtikten sonra Başbakan doluya koymuş almamış, boşa koymuş dolmamış, bugün çıktı 'görüşmeyeceğim' diyor. Taktir onun. 'Görüşeceğim' diyen sensin, görüşmekten vazgeçen sensin'' dedi.
Erdoğan'ın vazgeçerken ''ahlaksız'' suçlamasında bulunduğunu öne süren Baykal, şu görüşleri dile getirdi:
''Her kim ki iki lafının birinde 'ahlak, namus, dürüstlük' der, 'dur orada' diyeceksiniz. Ahlak, dürüstlük işi lafla olmaz. Yarası olan gocunur, ahlaksızlık suçlaması, kimseyi ahlaklı hale getirmez. Teklif eden, gelmeyen sensin. Şimdi bunu kamufle etmek için 'ahlaksızlık' suçlaması yapıyorsun. Arkadaş, ahlaksızlık konusu şimdi mi aklına geldi? Başbakanın böyle önemli konularda kendi gerilimini, sıkıntısını bastırmak için durduk yerde 'ahlaksız' gibi lafları bu kadar rahat kullanması yakışmıyor. 'Bizim kapımız açık, senin de kapın açık olsun' diyor. Benim kapım açık ama sen diyorsun ki 'kapın sadece bana açık olsun.' Ben de diyorum ki 'kapım millete de açık, sana da açık.70 milyonun bileceği şekilde geleceksen gel, açık kapım, bekliyorum seni. Millet öğrenmesin, tenhada buluşalım... Tenhada buluşmak yok.''
Baykal, Cumhurbaşkanı Gül'ün ''ana muhalefet lideri de MGK'da yer alsın'' önerisini değerlendirirken de şunları söyledi; "Organları dejenere etmeyelim. Dünyada hangi ülkede ana muhalefet böyle bir kurulun üyesidir? Var mı böyle bir örnek? Bunun ne yarar getireceğini anlamakta güçlük çekiyorum. Bu konudaki ihtiyacı anlıyorum, saygı duyuyorum. Bu ihtiyacı karşılamada, yani CHP'nin devletin en önemli organlarda görüşünü etkili şekilde temsil etmenin normal, meşru yollarına bakalım. Nedir o yol? Önümüzdeki seçimden CHP iktidar çıkar, o zaman MGK'da yerini alır. Gayri tabii yollara girmeyelim. İşi doğal yolla çözelim. AKP'li yöneticiler, 'önümüzdeki seçimden sonra MGK'da bir ayağımız olsun diye muhalefet partisini oraya alalım' diye düşünüyorlar.''
Deniz Baykal, Deniz Feneri ile ilgili soruşturma sürecini de eleştirerek, ''Dün gelen PKK'lılar izzet ikram ile sınırda ağırlanıyorlar, Ergenekon'da memleketin dürüst profesörleri, gazetecileri, yazarları aylarca neyle suçlandığını bile bilmeden cezaevinde tutuluyor. Bu adaletsizliklerin sona ereceği günler yakındır. Herkesin insan haklarına yakışır şekilde, hukukun üstünlüğü ilkelerine göre yargılanacağı ortamlara gelinecektir. İnşallah, yargıdan kendine bu aşamaya kadar kaçırmayı başarmış olanların da yargıda hesap verdiği günleri görmek bu millete nasip olacaktır.''
(AA)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.