Erdoğan: Geri adım atmayacağız
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizi bu alt kimlik, etnik unsurlar ayıramaz, ayırmamalı. Ben Rize'liyim. Eşim Siirt'li. Bak biz buluştuk. Demek ki oluyor. Ama bizim ayrılığımız, gayrılığımız yok. Çünkü biz yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevdik'' dedi.
Ağrı'da Abide Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış törenine katılan Erdoğan, ''Türkiye'nin çok önemli süreçlerden ve tarihi günlerden geçtiğini'' belirterek, iç politika, dış politika ve ekonomi alanlarında ülkenin geleceğini şekillendirecek bir süreç yaşandığını ifade etti.
''Çok daha aydınlık, çok daha mutlu ve müreffeh bir geleceği hep beraber inşa edeceğiz'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İktidara geldiğimizde, Türkiye'nin önünde engeller vardı. Türkiye'nin ayağına prangalar bağlanmıştı. Tüm o engelleri, o prangaları ortadan kaldırmak için büyük bir mücadele başlattık, bu yolda önemli gelişmeler sağladık.
Türkiye'ye yeni bir ufuk çizdik, yeni bir vizyon belirledik. Bugün dünyanın bir çok bölgesinde Türkiye konuşuluyor.
Bunu biz sizinle başardık, sizin desteğinizle başardık, sizin hayır dualarınızla başardık. Allah'ın izniyle çok daha fazlasını başaracağız.
Yeter ki bir olalım, yeter ki birlik olalım, yeter ki kardeşliğimizi muhafaza edelim, kardeşliğimizi yüceltelim, pekiştirelim. Yeter ki ayrı gayrı olmayalım, ortak idealler etrafında kenetlenelim.
Benim Ahmedim, Mehmedim, Hasanım, Hüseyinim, Ayşem, Fatmam Batı'nın Helgasından, George'undan geri mi? Değil. Tarih boyunca olmadık. Şimdi bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Hiç merak etmeyin. Muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacağız.''
Türkiye'yi, şehitlerden ve gazilerden emanet aldıklarını belirten Başbakan Erdoğan, Türkiye topraklarını da Anadolu'yu ve Trakya'yı nakış nakış işleyen, ülkenin hamurunu sevgiyle, aşkla, kardeşlikle yoğuran, Hacı Bayram Veli'den, Hacı Bektaş Veli'den, Mevlana'dan, Yunus Emre'den emanet aldıklarını söyledi.
Bu değerli şahsiyetlerin hatıraları karşısında boyunlarını eğemeyeceklerini anlatan Erdoğan, onların bize emanet ettiği bu vatan topraklarını geriye değil, her zaman ileriye götürmek zorundayız. Hükümet olarak başlattığımız Milli Birlik Süreci'nin hedefi işte budur.
Halis bir niyetle yola çıktık. Samimi hislerle yola çıktık. Anneler ağlamasın dedik.
Çocuklar artık yetim kalmasın dedik. Ocaklar sönmesin dedik. Bu topraklar üzerinde yaşayan herkes, Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşlığı üst kimliği altında birleşsin, kenetlensin dedik. Sen Türksün, sen Kürtsün, Sen Lazsın, sen Çerkezsin, sen Romansın diye kimse saygısızlık yapmasın dedik. Her vatandaşımız, kendi kültürünü, örfünü, dilini, meşrebini özgürce yaşatarak, bu ülkenin kültürel zenginliklerine zenginlik katsın dedik. Sonuna kadar bu hakkını özgürce kullanabilsin dedik.
İnşallah attığımız adımlarla Türkiye bu sıkıntıları geride bırakacak. Sadece kan durmakla kalmayacak, gönüller de ferahlayacak. Sadece bizim insanımızı huzura ve refaha kavuşturmakla kalmayacağız, bu sorunlar üzerinden beslenenlerin de heveslerini kursaklarında bırakacağız.''
Erdoğan başlattıkları demokratik açılım sürecini ''akamete uğratmak, önünü kesmek, baltalamak, kardeşliğin, huzurun önüne geçmek için çabalayanlar bulunduğunu'' belirterek, şunları söyledi: ''Siz, onların kimler olduğunu biliyorsunuz. Onları her gün televizyon ekranlarından seyrediyorsunuz. Onların, siyaset ahlakına sığmayan, nezaket kurallarına sığmayan, adaba, erkana uymayan bağırışlarını duyuyorsunuz. Bunlara kulak asmayın.
İşte önceki gün Habur'da, umutlarımızı artıran bir gelişme yaşandı. 34 kişi geldi, sorgulandı ve yasalarımız çerçevesinde, suça karışmadıkları için serbest bırakıldı. Temenni ederim ki çok daha fazlası gelsin. Ama, dikkatlerinizi bir noktaya çekmek istiyorum. Habur'daki o anlamlı manzarayı, sorumsuzca, kaygısızca, düşüncesizce kışkırtanları da gördünüz.
Onlara rağmen biz bu süreci devam ettireceğiz. İnşallah, temennimiz odur ki sonuca kadar da koşturacağız. Bu süreci nihayete erdireceğiz.''
(AA)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.