Baykal'dan '10 Kasım' provokasyonu!
Baykal'ın konuşması şöyle:
Bugün yine gündemimiz yoğun.Türkiye'nin öncelikli gündemi elbetteki ekonomi. Bu iktidar döneminde çok büyük sıkıntılar yaşanmıştır. Cumhuriyet'in zor dönemlerinde iktidarı yönetenleri AKP'nin son derece bol imkanlara sahip olduğunu görüyoruz. Cumhuriyet dönemi kadar olamamıştır. Borçların krizlerin yaşandığı dönemlerdeki büyümenin altında kalmıştır büyümemiz. Bu son 7 yılda ekonomi iyi yöneltildi diyenlerin bu sorualra cevap vermesi gerekir. Dünyanın gerisinde kalmışsınız ne zaman en şanslı dönemde. Dış borç ikiye katlandı.
AK PARTİ'NİN EKONOMİK KARNESİ
Değerli arkadaşlarım AKP işbaşına geldiğinde dünya ile mukayeseyi netleştirmek istiyorum. Bunolar gelemden Türkiye büyüme hızında 149 ülkenin 29. sırasında bekliyordur. 29. sıradaki Türkiye şanslı dönemde 100. sıraya düştü. Ekonomik kriz yaşandığı dönemde ise, doğru biçimde algılanmadığı için 136. sıraya düşmüştür. Bunun neresi başarı! Türkiye G 20 ülkelerine yeni girmedik. Bu iktidar öncesinde girdik. G 20 ülkelerinde en hızlı büyüyen 2. ülke Türkiye iken 2007 şanslı dönemde biz 7. sıraya düştük. Şimdi gelinen sıra ise 17. sıradır. G20'de en az kalkınan en çok küçülen ülke olduk. Bu AKP'nin ekonomik karnesidir.
Türkiye'nin zenginleşmesi anlamına gelmiyor bu. Damat oğul, akraba zenginleşir amöa bu Türkiye zenginleşti anlamına gelir mi? Türkiye'yi 6,5 küçültürseniz bunun faturası yine bu halkın kendisi öder. Türkiye'nin yerli varlıkları satılmıştır. Sürekli dışarıya bağımlı bir sektör oluşturduk. Sanayinin rekabet gücü tahrip oldu. Genç nüfusu ekonominin dışına ittik. İşsizlik sorunu budur.
MAAŞLARA YAPILAN ZAMLAR
Geldiğimiz noktada mali disiplin terk edilmiştir. Siyasi amaçlı kaynak kullanma. Türkiye güç günlerde kullanacağı kaynakları kaybetmiştir. Ekonomideki tablonun yansımaları ortaya çıkmaya başladı. Şimdi zam yağmuru geliyor arkadaşlar. Bunlar Türkiye'nin içine sokulacağı zam yağmuru planıdır. Temmuz'da yüzde 6,8 yapılmıştı ekimde 6,7 daha geldi. Konutta elektriğe yüzde 9,8 zam geldi. Sağlıkta alınan katkı payı zamlandı. memur ve emeklilere komik zamlar yapılmıştır. Kamu maliyesinde çok ciddi fiyat artışlarını getirmiştir. Bu tablo karşısındaki temel zaaflara dikkat çekeyim.
TARIMIN DURUMU
Bu ülkede tasarruf oranı bu iktidar döneminde yüzde 15,7'ye geriledi. Bu gelecekten umut kesmiş hazır yiyen ekonomi olduğumuz gösteren tablodur. Tarımda yaşanan gerçekleri hepimiz biliyoruz. Türkiye hayvancılık ve tarım konusunda umudunu kaybetti. Et fiyatları, yem fiyatları zamlandı. Örnek size Çilemeş köyünde salatalığın kilosu 3 kuruş. 30 kilo salatalığa bir çay içiyorusunuz. Bunun mantık neresinde böyle bir şey olabilir mi. Böyle bir tarım Türkiye'yi refaha taşıyamaz.
GDO'LU ÜRÜNLER İLE İLGİLİ DÜZENLEME
Türkiye'de biz zam yağmuru var bir de açılım yağmuru var. Ermeni, Kürt derken şimdi yeni bir açılım daha gündeme geldi. Bu açılımın adı GDO. Bunun anlamı bizim yediğimiz ürünlerin genetiğinin Allah'ın verdiği yapısının değiştirilip yeni ürüne dönüştürülmesi. Bir süredir Türkiye bunu tartışıyor. yebilen içilende bir yasaya ihtiyaç var. Bunun hukuki düzenlemesi yapılacaktı. Görüşler alındı. Ama yönetmelikle geçiştirildi. Türkiye'de bir hormon denetlemesi mümkün değildir. Böyle bier denetimin yok. İhraç ettiğin ürünlerde ilk kontrolde tahlilde ilaçlı ürünler elde kalır. Rusya ilaçlı ürünü vatandaşına yedirmez ama Türkiye yedirir. Sahipsiz bir alan var.
Buradaki tehlike tarımın denetiminin dışarıya çıkmasıdır. Sen bir kez yapıp sonra ben GDo'lu ürün istemiyorum demiyeceksin. O ilacı üretneden hep alacaksın. Türkiye'nin bitki çeşitliliğini bunlara teslim edeceğiz. Yönetmelikte diyor ki bebeğe zararlı... Bebeğe zararlı olan, büyüğe de zarar. Bebeğe yasak, anasına yasak değil. Anasından süt alacak. Milletimize yönelik bir tuzaktır. Bunu kaldırmaları gerekiyor. Bunu yapmazlarsa biz bunu iptal ettireceğiz. Sanki bu hükümetin işi durup durup millete tuzak kurmak.
PKK'LILARIN KARŞILANMASI VE AÇILIM
Şehit ailelerine terörist muamelesi yapılamaz. Denizli'de cumhuriyet yürüyüşü yapacaklar, onları almıyorlar, yasaklıyorlar. Olur mu öyle şey. En ağır saldırılar, dayaklar. Çok üzücü bunlar. Ege'de Denizli'de yaşanan bu olay utanç vericidir. PKK Bayrağı serbest, kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ama Türk bayrağı açıldığı zaman birileri çileden çıkıyor. Bayrakları yasaklamaya kalktılar. O bayrak onun evladı. Bir fidan olarak evladı o. O duygularla elinde taşıyor. Bunu yasakladık. Meydanlarda bayrak dolaştırılması tehlikeli. Bayrak taşıyanlara saldırı mubah. Ama PKK bayrağı yasak değil.
BU DA 10 KASIM PROVOKASYONU
Şimdi Kürt açılımını 10 Kasım'da meclise getiriyorlar. Kürt açılımın getirme kararı almışlar. Düşünüyorum, bu açılımın Atatürk'ün ölüm gününde getirilmiş olması derin bir anlam mı taşıyor? Birisi bilerek bir şey mi ima etmeye çalışıyor? Atatürk artık aramızdan ayrıldı biz bunları yapabiliriz mi demek istiyor? Eğer böyleyse bunun tabi anlamını hep beraber görüyoruz. Bu açılım gelecekse Türk bayrağının yarıya indirildiği bir gün getirilmiş olmasının da büyük bir anlamı vardır. Bu açılımın aslında bir PKK açılımı olduğu net bir şekilde ortaya çıktı.
habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.