Subaşı: Alevilik yeniden inşa edilmeli

Subaşı: Alevilik yeniden inşa edilmeli
Başbakanlık Danışmanı ve Alevi Açılım Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Necdet Subaşı, Alevilerin Sünnileştirilmek istendiğinin doğru olmadığını, Aleviliğin dini terminolojiden uzaklaştığını söyledi.


Subaşı, "Sünnileşen değil, ateistleşen Aleviler çoğalıyor. Aleviliği birinin yeniden inşa etmesi gerek. O kişinin de yine Aleviler içinden çıkması lazım." dedi.

Yrd. Doç. Dr. Subaşı, önümüzdeki aralık ayında tamamlanacak Alevi Açılımı Çalıştayı öncesi Muğla Menteşe Grubu üyelerine konferans verdi.

Yrd. Doç. Dr. Subaşı, açılımı anlatırken çalışmalarıyla Alevilerin problemlerinin çözümünde, önlerine çıkan engellerin kaldırılması çabası içinde olduklarını vurguladı.

Devletin engelleri kaldırmasından sonra gerisinin kendilerine kalacağını belirten Subaşı, "3 Haziran'da Aleviler, 'Biz buradayız, varız.' dedi. Bundan sonra devlete görev düşüyor. Çözüm noktasında olanlar, bu meseleyi halledemezse altında kalır. Siyasi iktidarda değil, Sünnilerde takıntı var. 'Siz Alevilere kesenin ağzını açtınız, niye Sünnilerle ilgili adım atmıyorsunuz?' şeklinde tepki gösteriyorlar. Onları da tatmin etmek gerekiyor. Açılım, 2008 yılında iki iftar yemeğiyle gündeme geldi. Bir kesim, AK Partililerin çağırdığı yere gitmeyeceğini söylerken bir kesim de ritüellerinde iftar olmadığı için gelmedi. 11 Kasım'da İstanbul'da medyayla bir araya geleceğiz. Ardından çalıştay başlayacak ve aralıkta tamamlanarak, yol haritası hükümete teslim edilecek. Bu çalışmaları, entelektüel ve bilimsel yapımızdan taviz vermeden yürütüyoruz." şeklinde konuştu.

Alevi açılımıyla ilgili problemlerin hemen çözülmesinin beklenmediğini ancak önemli bir adım atıldığını vurgulayan Koordinatör Necdet Subaşı ise açıklamalarının ardından katılımcıların sorularını cevapladı.

Alevi ve Kürt meselelerinin Türkiye'nin iki tabusu olduğunu ancak Aleviliğin farkı bulunduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Subaşı, "Aleviliğin içinde kasvet yok. İkisini aynı hikâye içinde değerlendirirsek haksızlık olur." diye konuştu.

Alevilerin, kendi problemlerinin ülkeninkilerin yanında hep ötelediğini savunan Subaşı, şunları kaydetti: "80'li yıllara kadar, tekke ve zaviyeleri kapatan kanundan memnunmuş gibi davrandılar. Kanunu hiç sorgulamadılar. Aleviler, Maraş ve Çorum olaylarına rağmen devletten kendileri için talepte bulunmamıştır. Osmanlı'nın yaşattıklarını cumhuriyetin yaşatmayacağı inancı ve sadakati içinde olmuşlardır. Kemalizm ve cumhuriyet ilkelerini sorgulama ihtiyaçları olmamıştır, çünkü Aleviler, kendilerini cumhuriyetin harcı görür; cumhuriyetle pazarlık yapma istekleri yoktur."

Alevilerin dini terminolojiden uzaklaştığını öne süren Subaşı, "Sünnilerin altın çağı var, Asr-ı Saadet. Mehdi de bekleyebilirler. Birçok dinde bu böyle. Alevilerin ütopyası ne? Bu bir mühendislik, Alevileri şekillendirme projesi değil." ifadesini kullandı.

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.