'İdamkolik Baykal'
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı ve Birlik Akademisi Başkanı Hakkı öznur, başörtüsünü yükseköğretimde serbest bırakan Anayasa değişikliğine yönelik Baykal ve Demirel’in çıkışlarını eleştirdi. “Darbeci, cuntacı, ulusalcı çevreler Baykal ve Demirel ile ne kadar gurur duysa azdır” diyen öznur, “İdamkolik” olarak nitelendirdiği Deniz Baykal’a ruh ve sinir hastalıkları uzmanına başvurması önerisinde bulundu.
Türkiye’nin yine bilindik senaryolarla karanlık mihraklar tarafından hızla bunalıma sürüklendiğini belirterek sert eleştirilerde bulunan öznur’un hedefinde Baykal ve CHP, çYDD, ADD, Demirel, ulusalcı çeteler ve ABD vardı. İşte öznur’un açıklamasının ayrıntıları:
“BAYKAL VE CHP GERİLİMLERİN BAŞ SORUMLUSU”
“Türkiye’deki gerilimlerin baş sorumlusu CHP’dir. CHP, hırçın, çatışmacı ve sağduyudan uzak kirli siyaset anlayışı ile toplumda kamplaşmaya ve cepheleşmeye hizmet ediyor. Baykal aynı Baykal. Yine hırçın yine gergin yine saldırgan. Baykal bu tavrıyla en büyük alkışı tekelci medyadan patronlar kulübü TüSİAD’dan ve oligarşinin çetelerinden almıştır. Darbeci, cuntacı, ulusalcı çevreler Baykal ve Demirel ile ne kadar gurur duysalar azdır.”
“İDAMKOLİK BAYKAL”
“Milli şef faşizmini özleyen Baykal, İnönü gibi askeri darbelerden medet ummakta, zinde güçlere selam göndermeye devam etmekte. Baykal ‘Anayasayı değiştirmeye kalkan idamı göze almalıdır’ diyerek totalitarizmin bayraktarlığına soyunurken, darbelere, idamlara sığınan, halk ve demokrasi düşmanı kirli politikalar izlemektedir. İkide bir gündeme idamları getiren “idamkolik” Baykal’ın mutlaka ruh ve sinir hastalıkları uzmanlarına kontrol edilmesi lazım, sadece Baykal değil onun izinde giden CHP Kurmaylarının da mutlaka uzman hekimlere görülmesi lazım.
“çYDD VE ADD’NİN SOKAK EYLEMLERİ”
“CHP ile aynı paralelde sözde sivil toplum kuruluşları, gerçekte her biri köhnemiş vurguncu sömürücü düzenin devrim muhafızları olan çYDD, ADD ve benzeri marjinal grupların ülkeyi karıştırmaya yönelik sokak eylemleri tamamen Türkiye’nin istikrarsızlaştırılmasına yöneliktir. Laikçi faşist bir zihniyete sahip çYDD’nin başörtüsü ve inanç düşmanı başkanı Türkan Saylan’ın Menderes dönemine atıfta bulunan sözleri, askerleri harekete geçirmeye çalışan provokatif açıklamaları ülkeyi iç savaşa sürüklemek isteyen çevrelerin karanlık emellerini ortaya koymaktadır.”
“AMERİKANCI ULUSALCILAR BOLŞEVİK MİLİTANLAR”
Amerikancı Ulusalcılar düzenledikleri gösterilerde Bolşevik gruplara mensup militanlarla birlikte İslami değerlere ve inançlara saldırmaktalar. Hatta öyle ki başta Ankara’daki Sıhhiye meydanında yapılan olmak üzere birçok miting ve yürüyüşte insanlık düşmanı Bolşevik Komünist liderler Lenin Stalin ve Mao’nun posterleri laikçi ulusalcı faşistlerin taşıdığı flama ve pankartlarla beraber taşınmıştır. Sözde Atatürkçü(!) ulusalcı çevreler Devlet ve millet düşmanı Bolşevik çetelerle yan yana yürüyerek onlarla omuz omuza vererek bir kez daha gerçek yüzlerini ortaya koymuşlardır. Atatürk ve Laiklik istismarcısı bu çevreler gerçekte Cumhuriyet, demokrasi ve Gazi Mustafa Kemal düşmanlarıdır. Bunlar CIA / Mossad / M-16 ile bağlantılı ve gizli servislerin kontrolündeki beşinci kol çeteler ve iç savaş tahrikçisi karanlık provokatörlerdir
“çETELERİN ALTINDAN HEP ULUSALCILIK çIKIYOR”
“Son dönemlerde işlenen siyasi cinayet, bombalama, gasp ve benzeri eylemlere baktığımızda karşımıza ulusalcı çeteler çıkmaktadır. Bunlar asla tesadüf değildir. ülkeyi kaosa sürüklemek ve laikçi faşizan darbe ortamının gerçekleşmesi için planlı bilinçli ve örgütlü olarak yapılan eylemlerdir. Danıştay cinayeti birkaç tetikçinin üzerine yıkılarak kapatılamaz. Bu karanlık cinayetin muhafazakar ve milliyetçi çevrelerle ilgisi ve ilişkisinin olmadığı ve bu saldırının ve diğer birçok olayların ardında ABD ile bağlantılı NATO ile ilişkili mafyacı-ulusalcı bir takım çevreler olduğu son çete operasyonları ile ortaya çıkmıştır. Danıştay saldırısına ‘türban saldırısı’ denildi, ama ulusalcı ilişkiler çıktı. Eryaman, Atabey, ümraniye olaylarında olduğu gibi Danıştay cinayeti davasında da derinlere inilemedi. 4 müebbetle sonuçlanan bu davada pek çok konu karanlıkta kaldı. Birçok cevap bekleyen sorular yanıtsız kaldı.”
“AMERİKANCI ULUSALCILAR DARBE PEŞİNDE”
“Milli ve yerli değerlere düşman bu karanlık yapılar ve oluşumların arkasında dünden bugüne ABD emperyalizmi vardır. Şimdiki yeni hedefleri yeni siyasi ve sosyal kriz ve çatışmalar yaptırarak Türkiye’yi askeri bir darbeye sürüklemek, bunun için de tek yol olarak 12 Eylül 1980 darbesi öncesi gibi darbe şartlarını hazırlamak, zamanı geldiğinde Amerikancı bir darbeyi yaptırarak Türkiye’de milli ve yerli güçleri ezmek ve sindirmek.”
(Engin Kaşdaş-habervaktim)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.