MHP yönetimine hakkımı helal etmiyorum

MHP yönetimine hakkımı helal etmiyorum
Türk Dünyasının Başbuğu Alpaslan Türkeş rahmetli olduktan sonra MHP ve Ülkücü harekât sürekli olumsuz gelişmeler ve anti-demokratik tavırları ile anılmaya başlanıldı.

Bu üzüntü verici istatistik sonuçların sorumluları ise Devlet Bahçeli ve ekibi ile MHP yönetiminin tıpkı sigortalı işçisi gibi atadığı Ülkü Ocakları yönetimidir.

Evet, Ülkücü harekâtın yuvası olan Ülkü Ocaklarının siyasi aksiyonu MHP’dir ama asla Partinin ve yönetiminin emrinde değildir. MHP ve Ülkü Ocakları arasındaki ilişki organik değil sadece Ülküdaşlık ve saygıdan ibarettir.

12 Eylül 1980 öncesi Ülkü Ocakları herhangi bir yanlış işlemde veya MHP yöneticilerinin baskılarını, tartışılmaz lider Başbuğ Alpaslan Türkeş’e bile bildirip duruşlarını sergilemekteydiler.

Türkeş Ülkü Ocakları yöneticilerinin bu taviz vermez tutumlarını çok beğenmiş ve o zamanki tüm milletvekillerine “Ülkücü Gençlik Derneklerinden referans almadan hiçbir atama yapamazsınız” talimatını vermişti.

Ve Ülkü Ocakları gündemlere göre her milli ve manevi olayda MHP yönetiminden izin almadan legal yollarla kamuoyuna tavrını sergilemekteydi.

Çünkü Ülkü Ocakları MHP’den ayrı bir dernekti, MHP milletvekillerinin birçoğu ise Ocak dışından gelmekteydi. Bu yüzden Türkeş, Ülkü Ocaklarına parti yönetiminin karışmasını veya etki yapmasını yasaklamıştı.

Ve bu teşkilat anlayışı 12 Eylül 1980 Askeri darbesi sırasında da sürdürülmüştü.

Şimdiler de bakıyoruz, Ülkü Ocakları sadece Erciyes kurultaylarında veya herhangi bir tartışmada sesini duyurabiliyor.
MHP yönetimi ne derler ise onu yapmaktalar.

Eğer parti yönetimi, yıllarını bu dava uğruna vermiş, zindanlarda çile çekmiş bir kişiyi hedef gösterirlerse Ocakçıların yapmadığı kalmaz.

Tıpkı şimdi yapılan kongre gibi.
Bahçeli’nin karşısında ki adaylar kongre salonuna sokulmuyor. Kimin kuvveti ile Ülkü ocaklarında ki kardeşlerimizin kuvveti ile. Yazık

Sözün kısası eskiden herkesin ve her kesimin parmakla övgü ile gösterdiği Ülkü Ocakları maalesef şimdi adeta ‘Çay ocağı’ haline gelmiş.

Ozan Arif’in dediği gibi “ Seneden seneye mezar sulamakla ülkücülük olmaz”

Biz Allah’a şükür halen sarsılmaz bir şekilde Ülkücü yapıya sahip Türk Milliyetçisiyiz. Yönetimi eleştir sekte İkinci siyasi partimiz de olmaz. Tek siyasi aksiyonumuz MHP’dir. Başbuğ’un işaret ettiği yoldur.

Birileri onları eleştiriyoruz diye bizleri “ihanetçi-ajan” diye çamurlamaya kalkışsa da umurumuzda değil.

Bir zamanlar Ülkücü kabadayılar vardı, onların yerini şimdi siyasi kabadayılar almış.

Milliyetçi Hareket Partisi kimsenin babasının çiftliği değildir. Hele şimdiki yönetimin hiç değil.
Bu davanın gerçek mirasçıları dava uğruna komünist kurşunlarla hedef olup canını veren şehitlerdir. İşkence hanelerde eziyetler görüp zindanlarda ömürlerini dolduranlardır.

Onların büyütüp yeşerttiği-meyve sahibi yaptığı ağaçların nimetlerini şimdi birileri keyiflerine göre kullanıyorlar.

Evet, bu yüzden, dava adına günlerce anadan doğma gördüğüm işkenceli günleri, Mamak zindanlarında ki çilemi ve verdiğim mücadeleyi şimdi ki MHP yönetimine ‘HELAL’ etmiyorum.

Ve aynı zamanlarda-aynı şekillerde çileleri çeken ailemin Hakkını da şimdi ki MHP yönetimine Helal etmiyorum.

Göktürk Tunçtürk - haber2000.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.