TBMM'de 'açılım' mesaisi
TBMM Genel Kurulunda, ''Demokratik Açılım'' konusunda genel görüşme önergesinin öngörüşmeleri başladı.
Demokratik Açılım'ın görüşüleceği TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'in çağrısı ile Atatürk'ün ölümünün 71'inci yıldönümü nedeniyle 2 dakikalık saygı duruşuyla çalışmalara başladı. Meclis Başkanı şahin Genelkurul salonunda gündem dışı söz isteyen 3 milletvekiline 5'er dakika söz hakkı verdiklerini açıkladı.
MHP'li Mehmet Şandır genel görüşmenin bugün perşembe günü yapılmasını teklif etti. Şandır kürsüde gerekçelerini açıkladı. Şandır, MHP Grubu olarak ön görüşmenin 10 Kasım tarihinde yapılmasının sakıncalı olduğunu belirterek 12 Kasım'da yapılmasını talep ettiklerini belirtti.
Mehmet Şandır; "Görüşmeyi bugün değil, perşembe yapalım. Cumartesi, pazar da çalışalım yeter ki bugün bu görüşmeyi yapmayalım. Bu arada Sayın Meclis Başkanı'nın tavrını da eleştiriyorum Meclis Başkanı bu tip durumlarda insiyatif almalıydı. Biz Mehmet Ali Şahin'den sadece bunu talep ediyoruz. Tüm sözlerimi geri almaya hazırım. Kaldı ki siz bu görüşmenin ön görüşmesini yapmaktan vazgeçiniz. Yoksa sizlere daha ağır sözlerle ithamlarda bulunacağım" diye konuştu.
ŞAHİN'DEN ELEŞTİRİLERE JET CEVAP
Şandır'ın eleştirilerine cevap veren Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, "Genel Kurul'un verdiği karar gereği yapılan bu ön görüşmeyi değiştirecek yetkiye sahip değilim" dedi.
AK PARTİLİ HAMDİ DOĞAN'DAN SERT SÖZLER
Doğan MHP'lilerin gereksiz yere önergeler vererek engelleme yaptıklarını ifade etti. Doğan kendisine tepki gösteren muhalefet partisi milletvekillerine Victor Hugo'nun "bağırmayın, susun ve dinleyin" sözleriyle cevap verdi. Doğan'ın sözleri şöyle: "Hem Atatürk ölmedi kalbimizde yaşıyor diyeceksiniz hem de yas günü diyeceksiniz. Bu projenin adı "Milli Projesiyse" bugün yapılmayacaksa ne zaman yapılacak. Atatürk bir yas tutma değildir. Atatürkçülük terörsiti dağdan indirmektir. Atatürkçülük çözümsüzlüğü besleyen paradigöaları ortadan kaldırmaktır. Siz 'istemezük'ten başka ne bilirsiniz ki. Yapmadınız yaptırmadınız. Darbeleri alkışladınız."
"DARBECİLERİ ALKIŞLKAYAN" DERKEN KİMİ KAST ETTİ?
CHP'li Kemal Anadol, Hamdi Doğan'ın "darbecilere alkış tuttunuz" sözünü kime söylediğini açıklamasını istedi. Doğan da "ben burada herhangi bir siyasi parti grubunu kast etmedim Özellikle MHP'yi hiç kast etmedim. Am bu ülkede E-Muhtırayı alkışlayan, 28 Şaubat'a destek veren siyasetçiler olduğu kesin" diye konuştu.
CHP'Lİ HAKKI SÜHA OKAY ŞAHİN'İ SUÇLADI
Daha sonra söz alarak kürsüye gelen CHP'li Hakkı Süha Okay, ilginç sözler sarfetti. İşte Okay'ın o sözleri:
"Böyle bir konuşma üslubunu benimsediğini ifade etmiştir. Sayın Başkan meclisi yönetirken buna sebebiyet verdi. Zamanında AKP grup sözcüsüne müdahale etseydiniz bu tartışmalara neden olmazdınız. Sizin de tutumunuz eleştirilir ama siz her sataşmayı cevaplamak zorunda değilsiniz. Siz bu meclisi tarafsız olarak yöretmek zorundasınız. Danışma kurulunda da aynı tarafsızlığı göstermek durumundasınız. Bu görüşmeyi 11 Kasım'da yapalım diyebilirdiniz. Senenin 365 günü, özellikle bugün görüşme tarihi olarak belirlendi. Birileri sıradan bir gün dedi, her hangi bir gün dedi, özel önemi olan bir gün değil dedi."
"BİN YILLIK HURAFELER..."
"Oysa 10 Kasım günü özel bir gündür. Yurdu sadece işgalci düşmandan kurtaran değil, 1000 yıllık hurafelerden, çağ dışı kafalardan kurtaran bir kahramanın ölüm yıldönümüdür. 10 Kasım tarihine bakmamız lazım. Aradan 6 ayı aşkın süre geçmiş, 15 güh kadar önce hükümet özellikle 10 Kasım gününü takvim olrak belirliyor. AKP grubunun dayatmacı anlayışı, kimi cumhuriyet değerlerini gölgeleme anlayışı, 12 Kasım olsa ne olurdu. 6 aydır konuşuyoruz bunu. 10 Kasım'ın idrakinde değilsen bu soruyu sorman normaldir. Mustafa Kemal'le kavgan senin. Dağdan terörist indirmediniz, devlet töreni ile karşıladınız."
MHP'NİN ÖNERİSİ REDDEDİLDİ
Daha sonra MHP'nin grup önerisi oylamaya sunuldu. Öneri kabul görmedi.
ANADOL CUMHURBAŞKANI GÜL'E SATAŞTI
CHP Grubu tarafından verilen önerisine geçildi. Kemal Kılıçdaroğlu imzalı öneride görüşmelerin 11 Kasım tarihinde yapılması talep edildi. Öneri ile ilgili söz alan CHP'li Kemal Anadol, "Kaç gündür bugün olmaması için büyük gayret sarfediyoruz. Ama gerekçelerimizi iktidar partisi anlamamakta diretiyor. Neden biz 10 Kasım konusunda duyarlıyız ve neden bu tartışma 10 Kasım'da olmasın istiyoruz? "70 yılda rejimin yüz akı ile çıktığını söyleyemeyiz. Türkiye 1923'ten bu yana sürekli gerileyiş içindedir. Boşa harcanmış bir zamandır. Tevhid-i Tedrisat Kanunu İnönü'nün önünü açmıştır. Harf inkılabı kimlere yaramıştır" bu cümlelerin sahibi AKP Genel Başkanı ve Başbakan'dır.Biz sizi anayasa mahkemesi kararıyla laiklik karşıtı eylemlerin odak noktası bir parti olarak görüyoruz. Bu yetmiyor mu? Nereden nereye geldiğinizi gördüm. TRT3 spikeri bu sabah 'hepinize keyifli bir sabah diliyorum" diyerek programına başladı. İsteyen böyle başlayabilir. Ama bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal, duyarlılığımız burada. Bu projeyi biz ulusal bir proje olarak görmüyoruz. Önce Kürt açılımı, sonra demokratik açılımı, sonra milli birlik açılımı dediğiniz projeyi gayrı milli bir proje olarak görüyoruz. Bu sözlerimin kanıtı ve tanığı Sayın Cumhurbaşkanı'dır. 186 gün önce, "Bir fırsat var, kaçırılmamalı. 2009'da ana sorunlarda adım atmalıyız" diyor. 6 ay 6 gün geçti sorduk içinde ne var, söylemiyorlar. Söylemiyorsunuz. Demin konuşan AKP milletvekili ağzından kaçırdı. Anadilde eğitim istiyorsunuz. Demek ki bu proje başkalarının yazdığı bir proje. Sizin çizdiğiniz değil. İktidar grubunun milletvekilleri bile bilmiyor. Yalvarıyoruz kaç aydır, söyleyin. 1 Ekim'de meclis açılınca Sayın Cumhurbaşkanı'nın şifrelerini çözdük. 'Biz çözmezsek gelir başkaları çözer' dedi. Bu okyanus ötesinden geldiğini ortaya koyan bir söylemdir. 19 Ekim Pazartesi günü, Türkiye'ye girişler oldu. Milletin hafızasından silmek istediği ama silemediği görüntüler oldu. Barış projesi için savaş elbisesi ile mi ülkeye giriş yapılır" diye konuştu.
Anadol, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ayrı bir hukuk yarattınız. Bir Habur hukuku, bir Silivri hukuku, bir Deniz Feneri hukuku yarattınız. Başbakan umut verici olarak nitelendirdi bu görüntüleri. Ama millet tepki verir vermez hemen bir adım geri. Şimdi bir gün evvel, planı programı yaptınız. Tarım Bakanı'nın bürosunda Sayın İçişleri Bakanı ve DTP'li milletvekilleri geldiler. Karşılama törenini yerine getirdiniz. AKP, DTP ve PKK bir araya geldiniz. Çadır mahkemeleri kurdunuz. Böyle bir projeyi buraya getirdiğiniz için utanın. Altında kalacaksınız, bir tufan yarattınız."
DSP'Lİ VEKİL YARGITAY'I GÖREVE ÇAĞIRDI
Öneri aleyhinde söz alan DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli: "Anayasa Mahkemesi ne demiştir AKP hakkında. Laikliğe karşı eylemlerin odağıdır demiştir. Bu projeyi kim getiriyor, AKP getiriyor. Anayasanın başlangıç ilkeleri ülkenin bölünmez bütünlüğüne dikkat çekiyor. Burada ne var peki bölünmez bütünlüğümüze yönelik bir proje var. Buradan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderme yapıyorum. Anayasamız ve siyasi partiler yasası siyasi partilerin yapamayacakları eylemleri çok açık olarak belitmişken bu eylemler yapılabilir mi? Yapılamaz. Birbirimizi aldatmayalım. İçişleri Bakanı ve Başbakan ne yapmaktadırlar. Anayasayı ihlal suçu işlemektedirler. Birileri söylüyor, Kandil'deki söylüyor. İmralı'daki söylüyor. İmralıya biz getirdik. Sadece o değil, bölücü terör örgütü ele başlarını da getirdik, siz ne yapıyorsunuz, ayaklarına savcıları götürüyorsunuz, af hazırlığındasınız" diyerek ilginç bir çıkış yaptı.
ŞAHİN'DEN MHP'Lİ VEKİLE SERT TEPKİ
Söz alan MHP İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi'nin sözleri üzerine Şahin, "Sayın Sipahi 'Gazi Meclise hulul etme günleri' diye bir ifade kullandınız. Gazi meclise kim hulul ediyor. Bu konuşmaya tepki göstermeyi anlayışla karşılayın. Konuşmanızdan sonra bu ifadenize açıklık getirirseniz sevinirim. Bunlar bu parlamentoya ve bir milletvekili arkadaşımızın ağzına yakışmayacak ifadelerdir." diyerek tepki gösterdi.
BOZDAĞ MUHALEFETİ İNÖNÜ İLE VURDU
CHP'nin grup önerisi aleyhine söz alan AK Partili Bekir Bozdağ, "Bu meclis Gazi meclis. Düşman ülkemisi dört bir yandan işgal ettiğinde bu meclis çalışıyordu. O gün birileri dediler ki meclisi başka yerlere taşıyalım. Onlara kulak asılsaydı bugün Türkiye nerede olurdu. Hiç kimse bugünlerde bunlar tartışılmaz dememiş. 10 Kasım Atatürk'ün rahmeti Rahman'a kavuştuğu gün. Atatürk'ün naaşı daha ortadayken, 11.11.1938'de Cumhurbaşkanı seçiliyor. Ama kimse dememiş biz cumhurbaşkanı seçemeyiz diye. Çünkü bu da önemli, onun için kimse bunun arkasından ben şifreyi çözdüm diye konuşmadı. Yapılanın doğru olduğuna inandı. 10 Kasım'larda meclis hep çalışmış. 10 Kasım'larda TBMM çalışmış. Burada sağlık sorunları tartışılmış, başkaca meseleler tartışılmış, ama kimse kalkıp da bugün Atatürk'ün öldüğü gündür burada konuşamazsınız dememiştir. Bugüne kadarki bütün meclisler bu terör olayını bitirmek için çabalamışlar ama bitirememişler. Bugün burada konuşulacak daha önemli bir konu var mı? 25 yıldır gözyaşı akıyorsa gelin bunu konuşalım, kardeşliğin güçlenmesini konuşalım demek Atatürk'e azap vermez aksine onu rahatlatır, bunun aksini savunmak onun ruhunu incitir. Siz kanın durmasını konuşursanız Atatürk rahatsız olur. Güçlü bir Türkiye'yli nasıl yaratırız diye konuşursanız Atatürk rahatsız olur. Aksine, bunları yapmazsak rahatsız olur. Ben ülkemde kan istemiyorum. Konuşmalarda hakaret yerine sevgi olsun saygı olsun istiyordu. AK Parti Anayasa Mahkemesi'nin karıı olsa da bu karar hukuka aykırı bir karardır. Hiç bir hükümet teröristleri törenle karşılamamıştır. Bu açık bir iftiradır. Biz o görüntüleri tasvip etmediğimizi söyledik. Gerekirse silbaştan yaparız dedik. 221. madde yeni girmedi Ceza kanununa. Yeni değil bu bir, bu ülkede bir sürü pişmanlık yasaları çıkarılmış. Bunun altında sizlerin imzaları var."
CHP'NİN ÖNERİSİ DE REDDEDİLDİ
Bozdağ'ın konuşmasının ardından CHP'nin önerisi de oylamaya sunuldu. Öneri, çoğunluğun oyuyla reddedildi.
BAKAN ATALAY SÖZ ALDI
'Açılım' bu Meclis'in meselesidir. Siz milletvekillerinden bu konuda hassa bir noktada olduğumuzu ve gerekli ilgi ve duyarlılığı göstereceğpinizi umuyorum. Biz süreç başlarken bazı siyasi parti temsilcileriyle görüşme imkanı bulduk bazılarından ise randevu alamdık. Bu problemin çözüm yeri TBMM'dir. Bugün burda bu konuyu çözmek için buradayız. Muhalefet demokrasinin olmassa olmazıdır. Ama muhalefet olumlu ve çözüme katkı sağlayıcı görevini yerine getirmelidir. Çözüme yönelik katkılarını bizimle paylaşmalıdır. Bu zaman kadar milletimizi değişik oyunlarla bölmeye, birliğimizi ve dirliğimizi bozmaya çalışan mikraklar devamlı olmuştur. Bunların en önemlisi ve ciddisi 'terör' sorunudur. Bu sorun insanımızı ve devletimizi devamlı zarara uğratmaktadır. Devletimizin üstüne ekonomik yükleri de mevcuttur.
CHP'LİLER PANKART AÇTI
CHP grubunda Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Atam demokrasine sahip çıkıyoruz" dövizlerini açması üzerine Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin pankartların indirilmesini istedi. CHP indirmeyince Şahin oturuma ara verdi.
OTURUM TEKRAR BAŞLADI
İçişleri Beşir Atalay, demokratik açılımı baştan beri sadece AK Parti iktidarının meselesi olarak görmediklerini belirterek, ''Bunu, partiler üstü bir milli mesele olarak gördük. Biz, demokratik açılımı başlattığımız andan itibaren, hiçbir illegal oluşumu muhatap almayacağımızı açıkça ilan ettik ve kesinlikle almadık'' dedi.
Atalay, Genel Kurulda ''Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'' konulu Genel Görüşme önergesinin öngörüşmesinde, Hükümet adına söz aldı.
Demokratik açılım konusunda neden ''Genel görüşme'' önerilerini açıklamak için söz aldığını ifade eden Atalay, şunları söyledi:
''Yüce Mecliste tarihi oturumlardan birini daha gerçekleştiriyoruz. Bu Meclis, en olumsuz koşullarda kurulmuş, Kurtuluş Savaşı'nı yönetmiş ve milletimizi zafere ulaştırarak Cumhuriyetimizi ilan etmiştir.
Açılımın sahibi ve adresi olarak hep Yüce Meclisi işaret ettik. Muhatabımızın millet ve milletin temsilcileri olduğunu vurguladık. Yüce Meclisin mehabetine yakışır şekilde bu görüşmeyi gerçekleştireceğimizden ve konuyu aziz milletimizin beklentileri doğrultusunda seviyeli bir üslupla tartışacağımızdan kuşku duymadığımı belirtmek isterim.
Ayrıca, şunu da ifade etmek isterim ki biz demokratik açılımı baştan beri sadece AK Parti iktidarının meselesi olarak görmedik. Bunu partiler üstü bir milli mesele olarak gördük. Bu nedenle de her fırsatta muhalefet partilerinin katkılarını almak istedik. Onlara açık çağrılar yaptık, randevu taleplerinde bulunduk. Ancak maalesef bazı muhalefet partilerimiz bu taleplerimizi geri çevirdiler.''
Çoğulcu demokratik rejimlerde muhalefetin görevinin, iktidarı sadece eleştirmek olmadığını, muhalefetin, toplumsal sorunları çözmeye yönelik görüş ve önerilerini kamuoyuna sunmak göreviyle de karşı karşıya olduğunun unutulmamasını istedi.
Atalay, "Demokrasilerin olmazsa olmazı muhalefettir. Ancak çağdaş demokrasilerde muhalefet sorunun değil, çözümün bir parçasıdır. Temenni ederim ki bu görüşme vesilesiyle muhalefetimiz, demokratik açılım konusunda şu ana kadar hükümetimizden esirgediği yapıcı önerilerini, alternatif projelerini ve çözüme yönelik katkılarını da bizimle paylaşır" dedi.
Terörle mücadelenin sadece güvenlik tedbirleriyle başarıya ulaşamayacağı, meselenin diğer boyutlarının da başarılı bir şekilde ele alınması gerektiğinin artık herkes tarafından kabul edilen bir gerçek haline geldiğini belirten Atalay, ''Başlattığımız Demokratik Açılım, terörü tüm boyutlarıyla ve bir bütün olarak ele almaktadır. Dolayısıyla, açılım süreci terörle mücadeledeki zafiyetin değil, tersine kararlı ve azimli mücadelenin bir sonucu ve gereği olarak anlaşılmalıdır'' diye konuştu.
Atalay, ''İşte demokratik açılım, sadece teröristle mücadeleyi değil, teröristi üreten ve onu sürekli hale getiren bu çatışma lobisiyle de mücadeleyi esas alan bir süreçtir. Demokratik açılımı, bir bölünme projesi olarak sunmaya çalışıp topluma sürekli bölünme fobisi pompalayanlar, bilerek ya da bilmeyerek bu çatışma lobisinin değirmenine su taşıyorlar'' dedi.
Demokratik açılımın diğer bir temel hedefinin de demokratikleşme olduğunu vurgulayan Atalay, ''Zira biz, terörün de etnik milliyetçiliğin de panzehirinin demokratikleşme olduğuna inanıyoruz'' diye konuştu.
Atalay, hükümetleri döneminde atılan ve atılacak olan demokratikleşme adımlarını da önergenin kabulü halinde, iki gün sonra (Perşembe günü) anlatma fırsatı bulacağını kaydetti.
HABERVAKTİM.COM - AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.