DTP 2011'de Anamuhalefet Partisi mi?
Bu nasıl olacak peki? DTP’nin zaten var olan %5-6 gibi bir tabanı var.Bu potansiyellerini biraz daha dışardan gelenlerle şişireceklerdir.Kadrolarına dağ kadrosuyla takviyede bulunacaklardır. Bu tabanla birlikte politik değişiklik yapacak olan DTP,barış, kardeşlik, eşitlik palavralarıyla Türkiye deki Marksist, Lenin, Maocu,etnikçi, inançsal sorunu olan yani; asker, polis,vatan, millet, bayrak alerjisi olan kesimleri de kadrosuyla buluşturarak önce %10 psikolojik baraj sorunu ortadan kaldıracak sonra açılımı daha da genişleterek, Türkiye’de ki bazı büyük Sivil toplum Kuruluşlarının( Sendika, dernek) desteğini de alarak, Türkiye deki sol kesimin yerine dolduracak DTP’yi Ana muhalefet Partisi yapacaklardır. Bu ilk etap da sol partilerin önüne geçmiş bir partide olsa da sonraki dönemde Ana muhalefet partisi ve hatta İktidar partisi olmayacağını hiç kimse garanti edemez.
Mevcut iktidarın ‘Demokratik Açılım’ dedikleri bu tohumla önümüzdeki dönemde Türk siyasetinde saflar kalın çizgilerle belirginleşecektir. Türk siyasi hayatına yön veren sol kesim de bir ayrışma söz konusu olacağını tahmin ediyorum. Atatürkçü, Kemalist ideolojiyi benimseyen kesim ile Devrimci ve bölücü yatkınlığı olan kesim birbirinden ayrılabilirler. Bu ikinci gurubun gideceği adres DTP olur.
Türkiye de CHP’nin %20 gibi bir oy oranı var. Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün yeni kurduğu Türkiye Değişim hareketiyle(TDH) sol oyları ikiye böleceği baraj sınırında bir CHP ve TDH olacağı görüşü hakim. Diğer sol partiler de mevcut hali ve potansiyeliyle devam edecektir. Böyle bir ortamda sağın karşısında ki pastanın en büyük payını bölücü söylemlere sahip DTP alır.
Ortak çıkar etrafında sol ve bölücü kesimlerinin bir araya gelmesi ve güç birliği yapması doğaldır.Bugün, Türk kökenli; Akın Birdal, Ufuk Uras gibi Sosyalist söylemlere sahip milletvekillerini Meclise taşıyan DTP’dir. Yine aynı DTP önümüzdeki seçimde bu isimlere yüzlerce hatta binlerce yi katabilir. Nede olsa adları sanatçı ve aydın olan çok sevenleri var.
‘Demokratik Açılım’ a Devletimizin TV’leri başta olmak üzere, Türkiye’de ki büyük medya kuruluşları bu sürece destek vermektir. Türk kamuoyuna verilen mesaj ise; Dağdan gelenlerin şehit katili, eli silah tutan teröristler değil de dağa çiçek toplamaya, ip atlamaya çıkmış insanlar olarak lanse edilmeleridir.
İsimleri Eşkıya idi dün. Terörist idiler. Hain idiler. Bebek katili idiler. Yaşadığı ülkeye ihanet etmişlerdi. Türk düşmanlarının hain emellerine uşaklık etmişlerdi. Artık hükümet politikası olarak 2011 deki Genel seçime kadar aşamalı olarak dağdan gelenlerin Türk kamuoyunda ki kötü ve sevimsiz imajını değiştireceklerdir.
Dağdan gelen teröristleri şirin gözüktürmek adına kamuoyuna şimdilerde enjekte edilen bu yeni anlayış, önümüzde ki dönem DTP’nin yeni politikası olarak karşımıza çıkarak ekmeğine yağ sürecektir. DTP’yi Kürt merkezli Türkiye partisi yapacaklardır. DTP’de düalist bir yaklaşımla bir yandan Doğu ve Güneydoğu merkezli bölücü söylemlerine yani eski alışkanlıklarını daha gür şekilde devam ettirecek, diğer yandan kendilerince bu ülkede ezilmiş olan alt kimlikteki insanların temsilciliğine soyunacaktır.. Artık DTP Kürt sorununu ile birlikte, etnik kökenleri, inançları farklı gurupları da bünyesine alarak büyük yapı olacaktır.Eline geçmiş materyallerle bu zamana kadar ülkemizde huzur içinde yaşayan küçüklü gurupları, PKK’lı yandaşlarla birlikte devlete karşı koz olarak kullanacaktır. Devleti tehdit eden bu gurubun nefesi arkada her zaman hissedilecektir.
DTP Mecliste Ana muhalefet partisi olursa ne olur?
Dağdaki teröristlerin şehre indiğini düşünürsek,eli silahlı bu insanlara ek olarak DTP’nin meclis teki aritmetik olarak güçlü duruma gelmeleri bu ülke için felaket olur. Bu ülke bugünleri çok arar.
Bir kere şurasını da unutmamak gerekir ki; dağdan gelen eli silahlı teröristler hazır kıta olarak, her an tetikte kalarak görevlerini ülkemizde devam ettireceklerdir. Yani bu ülke de iki tane hazır ordu olacak, Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı Mehmetçiğimiz, diğer yandan DTP’nin bünyesinde PKK’lı teröristler. Biz onların bu ülke ye geldikten sonra sosyal hayatın içine dalarak, eski alışkanlıklarından vazgeçeceklerini beklersek yanılırız. Bu terörist örgüt , organizeli bir şekilde bugün ve yarın atacakları her adımın hesabını en ince ayrıntıya kadar yapmışlardır. Bu böyle biline.Elleri armut toplamaz.Aksini düşünmek saflık olur.
Hükümet ‘Demokratik Açılım’ politikasının terör örgütü PKK’ya uzanan tarafının nereye varacağını kestirememektedir. Dağdan şehre inen hiyerarşik yapı burada ki dengeleri nasıl etkileyeceği muammadır.Dağdaki bölücülerin karizmasının şehirde ki, partide ki ve bölgede ki rolleri belli değildir. Dağdan gelen beden ve ruh yapısı sosyalleşme eğiliminden uzak bu insanların nasıl disipline edileceği Türk kamuoyunun kafasında soru işaretidir. Yine dağdan şehre gelen eli kanlı misafirlerinin istihdamı için nasıl bir yol haritası çıkaracağı belli değildir. Aksi halde bu ülke illegal yollarla nemalanan ve etrafa korku salan insanlarla dolar.Toplumsal huzur ve barış daha büyük yara alır.
Dağdan gelen teröristlerle re bir de DTP’nin Meclisteki sayısal gücün eklenmesi bu güçlü yapının itekleyici baskı mekanizması çarkını periyodik olarak her gün biraz daha ilerlere taşır ve isteklerini yapma hakkı verir.O zaman dağa çıkıp yapamadıklarını rahatlıkla gerçekleştirebilirler.
Görünen odur ki dağdan gelenlerle DTP’ yi büyütecektir..Bu partinin güçlü yapıya gelmesi, Terörist Örgütünün Lideri Abdullah Öcalan’da İmralı dan söküp alınabilir. Ülkemizde ki demokrasi ve yasama, yürütme, yargı erkleri bir gün DTP ve Abdullah Öcalan lehine de işleyebilir. İleri ki dönemlerde Irak’ın durumuna da düşebiliriz.Talabani, Barzani, Hoşyar Zebani’nin Irak Devletinde ki aktifliğinin bir benzeri Türkiye Cumhuriyetin de olabilir.
Midyat’a pirince giderken evde ki bulgurdan da olmamak için iyi hesap yapmak lazım. Yanlış hesabın Bağdat’tan değil de şimdiden dönmesi lazım. Bu yol çıkmaz bir yol. Bu yolun geri dönüşü de yok.
Ey iktidar! ey medya! siz eli kanlı terör örgütü mensuplarını ve siyasi uzantısı DTP’yi şirinleştirmeye devam edin.
2011 de yapılacak genel seçimlerde demokratik Toplum Partisi’nin büyük başarı sağlayarak Ana muhalefet Partisi olması sürpriz olmaz. Bunun adımlarını şimdi den görür gibiyim.
Sağduyumuzu muhafaza ederek bu yolun yol olmadığını görüyor ve Allah’a dua ediyorum ki bu milletin yardımcısı olsun.
Hayrullah Eraslan-BBP eski MKYK Üyesi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.