Erdoğan'dan 'mikser' benzetmesi!
Erdoğan, şunları söyledi:
Hizmet aşkına cehennem olsa gelen göğsümüz açıktır. Bu yoldan dönmeyiz dedik. AK Parti'nin dim dik ayakta kalmasını, sadece bir partininin meselesi olarak değil, bir demokrasi meleselesi olarak gördük. Ülkemizin kaderini, partimizin kaderinden asla ayrı düşünmedik. Çetelere, mafyaya göz yummadık, inadına demokrasi dedik. Tarihimiz içerisinde büyük badireler atlattık. Kurtuluş savaşını başardık bundan sonra da başaracağız. Sömürgeci olmayan bir millet, geleceğe umutla yol almayı bilmiştir. Yaşanan felaketlerden ders aldık ve yolumuza devam ediyoruz. Tarihte yaşanan acıları, milletimizin derin hafızasını bir korku aracı olarak kullananlar çıkabiliyor. Bu milleti korkuya mahkum etmek isteyenler çıkabiliyor. Korku toplumu olşuturmak isteyenler çıkabiliyor. Tarih yeterli gelmediğinde sanal korkular üretip milleti bu şekilde dize getirebileceklerine hala inanıyorlar. Türkiye'nin hangi meselesine elimizi uzatsak, önünüze engel çıkardılar. Kıbrıs, AB dedik, milli menfaatlerimiz tehlikede dediler, komşularımızla ilişkiler dedik, eksen kayıyor dediler, Ermenistan dedik Sevr dediler. Şimdi de kardeşlik diyoruz, müzakere diyorlar, hıyanet diyorlar, bölücülük diyorlar. Aynı korkak yaklaşımı sergiliyorlar. Korkaklar hiç bir zaman zafer anıtı dikekekişlerdir diyor büyüklerimiz. Eğer Alparslan korksaydı Malazgirt olur muydu? Fatih korksa İstanbul olur muydu? Selahaddin Eyyübi korksa adı tarihe yazılır mıydı? Mehmetçik korksa Çanakkale'de o destan yazılabilir miydi? Hasan Tahsin, Sütçü İmam, Nene Hatun, Şerife Bacılar korksa... Mustafa Kemal korksa bu cumhuriyet inşa edilebilir miydi? Merhum Menderes korksaydı bu demokrasiyi kazanabilir miydik. Merhum Özal korksa, kendisine kurşun sıkıldıktan sonra, 'Bu canı Allah'tan başka kimse alamaz' der miydi. Kimse dikkate almıyor ama İstiklal Marşımız 'Korkma' kelimesi ile başlıyor. Korku aklın katilidir. Bunu böyle bilin. Korku üzerine ülke inşa edilmez. Korku üzerine demokrasi bina edilemez. Onun içindir 7 yıldır korkmadık. Üretilen korkulara boyun eğmedik. Birileri bunun için ellerinden geleni yapıyor. Korkudan nemalanmak istiyorlar. Biz korku ile değil cesaretle hareket edeceğiz.
Zamanında seçim diye bırakıp kaçtılar. Ama şimdi bakıyorsunuz, kabadayı olmuşlar. Bizi erken seçimle tehdit ediyorlar. Ama biz milletimize nasıl söz verdiysek devam edeceğiz. Boşuna heveslenmeyin. Bu ülke artık zamanında seçim yapmaya alışmıştır. Bunların derdi ekonomiyi sıkıntıya düşürmek. Ülkeyi karıştırmak. Bunlar mikser. Milli birliğimiz için hangi adımı attılar? Terör meselesi, Alevi vatandaşlarımız, azınlıklar, için ne ürettiler? Benim aziz milletim bu korkaklığı, tutarsızlığı ibretle seyrediyor. Her şeye rağmen yol yakınken dönün diyorum.
Ben alt kimlik üst kimlik dediğimde ayağa kalkanlar, sonra baktım Ana Muhalefet lideri kendisi aynı cümleleri kullanmaya başladı. Çünkü Sayın Baykal, akşam farklı sabah farklı. TRT6'yı açtık ülke mi bölündü. 5 tane Alevi çalıştayı yaptık, huzurumuz mu bozuldu. Adalarda herkesin önünde toplantı yaptık, gizli dediler. Daha da fazlasını yapabiliriz. Yapmalıyız. Bu yola 'anneler ağlamasın' diye çıktık. Anneler tabi ki ağlayacak diyerek tarihe kazınacak sözler sarfettiler. Çanakkali'de benim yürekli anam oğlunun başına kına yakarak askere gönderdi. 'Kurbanlık koyunlara nasıl kına yakılıyorsa ben de onun için senin başına kına yakıyorum, git namusun için, vatanın için şehit ol' dedi. 30 yıldır benim ülkemin tamamında ağlayan, göz yaşı döken analar var."
HABERVAKTİM.COM
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.