Erdoğan: Sen o kapının bekçisi misin?

Erdoğan: Sen o kapının bekçisi misin?
Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, muhalefete sert göndermelerde bulundu. Erdoğan, minare refedandumu yapan İsviçre'ye sert tepki göstererek Avrupa'ya, "Gerginlik çıkarmayın" uyarısında bulundu.

Erdoğan şunları söyledi: 

MUHALEFET TARİFİ
Kimsesizlerin sesi olduk. Ekonomik alanda ülkemizi yükselttik. Mafya ve çetelerle mücadelede kararlılığımızı gösterdik. İşte bütün bunlarla gurur duyduk, gurur duyuyoruz. Kıbrıs konusunda çözümden yana taraf olmakla Türkiye'yi AB ile müzakere eden ülke konumuna gelmekle, küresel barış için aktif görevler üstlenmekle Türkiye'yi 48 yıl aradan sonra dünyanın en büyük enerji merkazleri arasına yükseltmekle yüce milletimize iyi bir hizmette bulunmuş oluyoruz. Bunu görenler var mı, birileri hep kör. Bunu görmeyenler sadece muhalefeti beyaza kara demekle tanımlıyorlar. Ya da karaya beyaz demekle tanımlıyorlar. Muhalefet budur diyorlar, hayır bu değil. Yanlışı gösterip doğruyu söylemektir. Eğer bunu yapmıyorsanız halkın nezdinde de itibarınız olmaz. Bu nedenle de tarih boyunca muhalefette kalmaya mahkumsunuz."

KÖŞE YAZARINA SERT TEPKİ
Anaların ağladığını görmek istiyorlar. Köşe yazarları ne kadar az yazarsanız ülke o kadar huzur bulur. Bir köşe yazarı yazmış, siyesitçiler ne kadar az konuşursa ülke sorunları o kadar azalır. Eskiden haftada bir yazılıyordu. Ama şimdi ise yarım saatte hemen bir siparişle yazıyorlar. Bunlar tek partili hayattan çok partili hayata geçerken de, boğaz köprüsü yapılırken de, küresel sermayenin yatırımlarından da, AB'den de, Kıbrıs sorununun çözümünden de rahatsız oldular. milletimiz bu oyuna gelmez. Kİmse AK Parti ile milletimizin arasına giremez. 

MİLLİYETÇİLİĞİ BÖYLE TANIMLADI
Bunlar slogan milliyetçiliği yapıyorlar. Vatanseverlik emek ister, proje ister. Makam kolduğundan atıp tutmak değildir. Eskişehir'e hızlı tren yaptık, Hakkari'ye teknoloji sınıfları yaptık. Antalyayı dünya kenti yaptık. Şimdi Trabzon için, Hakkari için ne yapmalı onu düşünmenin zamanı. Tembel, çapsız, kifayetsiz, vizyonsuz muhalefettin hiç bir ülkeye fayda gelmez. Ne yaptıklarını gittik gördük, bir şey yok. Laf laf laf... Aynı şekilde cumhuriyetçiyiz diyenler bir şey yapmış mı, yok. Sorarsan biz koalisyondaydık diyor. E sen zaten koalisyondan kurtulamazsın ki, halk sana güvenmiyor vermez. Özgürlüklerin önüne hep set çekmişler. Sosyal demokratım diyorlar bir de. Eğitim, inanç özgürlüğü, demokrasinin önünde bunları set olarak görürsünüz. Bu ülkeye, bu ülkenin demokrasisine tek bir katkı sağlamışlar mı, mumla arasanız bulamazsınız. Bunlar Sivas'ın ötesinde siyaset yapmaya cesareti yok. Soruyorum, niye gitmiyorsunuz? Oraya gitmek için pasaporta ihtiyacın yok ki. Hizipçilik, kafatasçılığı yaparak bu milleti bir birine düşman kılamayacaksınız.

BAYKAL'A: SEN O KAPININ BEKÇİSİ MİSİN?'
Anamuhalefet lideri kendi genel başkan yardımcısının sözleri karşısında ne yaptığını şaşırmış bize saldırıyor. Konuşma yapıyor aklınca, 'alevilerden sana fayda yok, başka kapıya' diyor. Sayın Baykal, sen o kapının bekçisi misin? Senin, "Îşte hem Türk hem de Alevi olmayan Sünni bir başkan" demediniz mi? Bunlar kayıtlarda var. İnkar etseniz de kayıtlara geçti. Sizin ne kadar hizipçi olduğunuz dillere destandır. İyi tanınır, iyi bilinirsiniz. Siz tarihinizde milletinizle barışmadıkça bu halk sizi siyasetin dışına atar. AK Parti'nin başlattığı sürece destek olun. Onun içinde Alevi çalıştayları da var. Şu ana kadar büyük mesafeler katettik.

"BAHÇELİ YAPTIKLARIMIZDAN HABERSİZ"
Sayın Bahçeli, Alevi vatandaşlarımızla ilgili çözüm önerileri sunmuş. Ama bu önerilerinin hiç birisi yeni değil. Önerdiği şeyler zaten uygulanıyor. Hem de resmen. Üç önemli üniversitemizde üç tane uygulama merkezi var. Ders kitaplarında müfredatla ilgili bazı adımlardan da haberi yok. Ders kitaplarında Alevilik ve Bektaşilik zaten mevcut. Sadece Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde öğrensin diye yapılmadı, sunni vatandaşlarımızın çocukları da doğru öğrensin diye yapıldı. DİB, 14 cilt Alevilik ve Bektaşilik klasikleri ile ilgili bir yayın yaptı. 7 cildi de şu anda yayına hazırlanıyor. Devlet tarafından finanse edilerek yayınlanıyor ve devam ediyor. 

İSVİÇRE'YE MİNARE TEPKİSİ
Referandum aracılığıyla minarelerin yapımına bir yasak getiren karar alınmış. Avrupa'da yükselen aşırı ırkçı ve milliyetçi dalgaların arttığını gösteren manidar bir örnektir. Biz daha önce Antisetimizm'in insanlık suçu olduğunu söyledik. İslamofobie de bu derece insanlık suçudur dedik. O günden bugüne ne yazık ki sağlıklı bir gelişmenin müslümanlar açısından olmadığını, bir zamanlar İslami terör dediler, şimdi de böyle bir dalga başladı. İnanç özgürlüğü insanın doğuşla birlikte kazandığı haklardır. Sonradan verilmez. Dünyadaki bu yeni gelişme malesef sizin ne için şu ırktan veya şu inançtan olduğunuzu sorgulayacak, batılı ve ilkel bir anlayışın tezahürüdür. Temenni ediyorum ki başka ülkeler ve AİHM duyarlılıklarını ortaya koysunlar ve dünyayı böyle bir gerilime sevketmesinler. Bu yanlıştan bir an önce dönülmesinin gereğini hatırlatmak bizim görevimizdir. Bu çağda bunlar olamaz. İsviçre Adalet Bakanı'nın açıklaması da ilginç. Caminin minaresinin köktencilikle ne alakası var. O da şecaat arzederken sirkatin söylüyor. Bu kabul edilemez. Biz kalkıp da buradaki eserleri, ibadethaneleri restore ederken bunların bunu yapması açklanamaz. Her konuyu referanduma taşımak yanlıştır. Temel hak ve özgürlükler oylama konusu yapılamaz. İnanç özgürlüğünü kalkıp da referanduma sunamazsınız. İsviçre yanlış yapmıştır. 

HABERVAKTİM.COM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.