Erdoğan: Sivas'ın ötesine pasaport geçmez!

Erdoğan: Sivas'ın ötesine pasaport geçmez!
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizi bu ülkeyi bölmekle suçlayan zevat, Sivas'ın ötesine gitmeye çekiniyor. Bundan daha büyük bölücülük olur mu? Niye gitmiyorsun? Oraya gitmek için pasaporta gerek yok ki..." dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin uluslararası alanda geldiği konum ve başarılarına değinen Erdoğan, "Bunu göremeyenler yok mu? Var. Gözleri var ama görmezler. Ne yazık ki birileri bu başarılardan rahatsızlık duydu ve duymaya da devam ediyor" dedi. 

Erdoğan, bu kişilerin proje, hizmet, eser üretmeyen siyasete alıştıklarını belirterek, "Ben muhalefetten proje beklerim. Var mı projeleri? Yok. Muhalefeti, beyaza kara demekle tanımlıyorlar, 'muhalefet budur' diyorlar. Muhalefet bu değil. Muhalefet, yanlışı gösterip doğruyu söylemektir. Eğer siz yanlışı gösteremiyor, doğruyu söyleyemiyorsunuz, görevinizi yapmıyorsunuz demektir, halkın nezdinde de itibarınız olmaz. Onun için de tarih boyunca muhalefette kalmaya mahkum olursunuz" diye konuştu.

Muhalefetin, enflasyonda, Kıbrıs'ta, Kuzey Irak'ta, eğitimde, sağlıkta, dış politikada çözümsüzlüğe alıştığını ifade ederek, eleştiren Erdoğan, "AK Parti'nin çözüm üreten siyasetinden rahatsızlık duyuyorlar." dedi.

Erdoğan, "Türk milliyetçisiyim" diyenler ile "sosyal demokratım" diyenlere, iktidara geldiklerinde ne yaptıklarını sorarak, kimsenin kendileriyle milliyetçilik ve cumhuriyetçilik yarışına giremeyeceğini söyledi. "Sosyal demokratım" diyenlerin, "özgürlüklerin önüne set çekip, demokrasinin zayıflatılmasına hizmet ettiklerini" ifade eden Erdoğan, şöyle seslendi: "Bizi bu ülkeyi bölmekle suçlayan zevat, Sivas'ın ötesine gitmeye, siyaset yapmaya çekiniyor. Soruyorum; bundan daha büyük bölücülük olur mu? Niye çekiniyorsun, niye gitmiyorsun? Samimi söylüyorum. Oraya gitmek için pasaporta gerek yok ki... Dış politika yapmıyorsun ki... Niye gidip oradaki vatandaşınla kucaklaşmıyorsun? Bölge ve zümre siyaseti güderek, hizipçilik, kafatasçılık yaparak bu milleti birbirine düşman kılamazsınız, kılamayacaksınız" 

-BAHÇELİ TUNCELİ'NİN YERİNİ BİLMEZ-
Konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yanıt veren Erdoğan, "Yeni bir şey daha çıktı ortaya, benim hafıza kayıtlarımı okumakta da bu MHP'liler çok mahir olmuşlar. Yok dudak okuma varmış, dudak okumaktan bir şeyler çıkarmışlar filan... Bundan dolayı da ayrıca bir saldırma mekanizması. Kendi kimlik veya kişiliklerini sanıyorum bizde görmek istiyorlar. Biz asla onların kimlik ve kişiliğinde olmadık, olmayacağız da. Bizim kitabımızda olmayan şeyleri, bizim ahlaki yapımızda olmayan şeyleri asla bize isnat edemezler. Buna hakları yoktur" dedi.

Erdoğan, Bahçeli'nin son grup toplantısında, Alevi vatandaşlara yönelik atılması gereken adımları sıraladığına işaretle şöyle konuştu: "Ama ne yazık ki sıraladığı öneriler, somut olmasına karşın hiçbiri yeni değil, hepsi zaten dönemimizde uygulamaya konulan ya da yürümekte olan çalışmalar. Sayın Bahçeli, Türkiye Alevilik Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin kurulması ve bunun devlet tarafından finanse edilmesi gerektiğini söylüyor. Sayın Bahçeli, Tunceli Üniversitesi bünyesinde Alevilik Araştırma ve Uygulama Merkezi resmen kurulmuştur. Devlet tarafından desteklenen, finanse edilen bir araştırma ve uygulama merkezi olarak kurulmuştur ve ilk yayınlarını da yapmaya başlamıştır. Ama tabii Tunceli'de ne olduğunu ne bittiğini Sayın Bahçeli bilmez ki... Hayatında Tunceli'den geçmemiş... Haritadaki yerini sorsanız onu da bilmez. 

-SEN O KAPININ BEKÇİSİ MİSİN?-
Erdoğan, kürsüden, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a da yanıt verdi. "Bizi asıl rahatsız eden, siyasetin barışa erme aracı olarak değil de savaşı, çatışmayı körükleme aracı olarak görülmesidir" diyen Erdoğan, şunları söyledi: "Öyle bir kör muhalefet yapıyorlar ki 'AK Parti'ye muhalefet edeceğim' diye bu ülkenin tarihine, kaderine muhalefet ediyorlar. Annelerin evlat acılarına, parçalanmış, yaralanmış yerlere tuz basıyorlar. Anamuhalefet lideri de kendi genel başkan yardımcısının sözleri karşısında şaşkına dönmüş, ne yapacağını bilmez halde, yine pervasızca AK Parti'ye saldırıyor. Tepkileri savuşturmaya, maniple etmeye çalışıyor. Ne söylediğini bilmez halde '60 yıl öncesinden medet umma, Alevilerden sana hayır yok, başka kapıya' diyor. Sayın Baykal; sen o kapının bekçisi misin? Yıllar önce Alevilere, CHP'nin kapısını kapatan sen değil miydin? CHP İstanbul İl Kongresinde, il başkanlığına desteklediğiniz, benim hemşehrimdir, Ahmet Güryüz Ketenci'yi seçtirince sevinç ve coşkuyla basına, 'İşte İstanbul İl Başkanlığına seçtiğimiz arkadaşımız; hem Türk, hem Sünnidir, Alevi değil' diye mutlulukla verdiğiniz beyanat unutulmadı, bunlar hep kayıtlarda var Sayın Baykal. Bir beyanatınızla hem Kürt kökenli, hem Alevi vatandaşları dışladınız. CHP'deki ikinci döneminizde bu unsurların temsilcilerini partinizden ihraç etmediniz mi, uzaklaştırmadınız mı, istifaya zorlamadınız mı? Bunları inkar etseniz bile, bunlar kayıtlara geçti. Sizin ne kadar hizipçi olduğunuz dillere destandır, iyi tanınırsınız, iyi bilinirsiniz." 

-ARKA BAHÇENİZ OLMAYACAK-
Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in gerekli cevabı verdiğini, "Aleviler sizin arka bahçeniz değil" dediğini hatırlatan Erdoğan, "Evet, Alevi kardeşlerimiz sizin arka bahçeniz değildir. Olmayacaktır da... Siyasi iradelerine sizin ipotek koyma hakkınız ve yetkiniz yoktur, olamaz. Siz, bölge partisi, siz hizip partisi oldukça, siz zümre partisi oldukça, insanları dinlerine, etnik kökenlerine, mezheplerine ve meşreplerine göre ayırmaya devam ettikçe, Türkiye'de hiçbir sosyal kesime hitap edemeyeceksiniz. Siz tarihinizle, milletinizle barışmadıkça bu halk sizi siyasetin dışına atacaktır, atıyor da" diye konuştu.

(AA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.