Türkiye'nin 68 milyar Euro'luk yatırıma ihtiyacı var
TBMM Çevre Komisyonu Başkanvekili Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerinde çevre faslının yarın açılacağını hatırlattı. Bu faslın adaptasyonunun maliyetli olduğuna dikkat çeken Öztürk, "Ciddi uygulama yatırımlarının yapılması gerekmektedir. Çevre ve Orman Bakanlığı ile ilgili kurumların kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi gerekecektir." dedi.
Çevre faslının en zor fasıl olduğunu vurgulayan Öztürk, iyi bir planlama çalışması yapılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'nin çevresel şartlar bakımından AB normlarını yakalaması için 68 milyar Euro'luk yatırıma ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Öztürk, "Bu yatırımların nasıl ve hangi kaynaklardan karşılanacağı konusunda önümüzdeki süreçte somut adımların ve planlamaların yapılması gerekecektir. Yapacağım demek yeterli olmayacaktır. Hangi mali kaynaklar ile nasıl ve ne zaman yapılacağının net olarak ortaya konması gerekecektir." diye konuştu.
Öztürk, 'çöpünden tehlikeli atığına, içme suyundan atık suyuna, hava kirliliğinden sera gazı salınımına, doğal kaynakların korunmasından sulak alanlara, gürültü kirliliğinden görüntü kirliliğine, ilgili kamu kurumlarının (Çevre ve Orman Bakanlığı, Belediyeler vb) kurumsal kapasitesinden finans kapasitesine varıncaya kadar çeşitli alanlarda önemli çalışmalar yapılacağını aktardı.
İlerleyen süreçte, üretimi ve faaliyetleri çevreyi etkileyen tüm kamu kurum kuruluşları ile özel sektör kuruluşlarının gerekli çevresel yatırımları yapmak zorunda kalacağını ifade eden Öztürk, şöyle devam etti:
"Bu süreç bir planlama çalışması kapsamında belirlenecek ve uygulamaya konacaktır. Çevre Bakanlığı'nın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi gerekecektir. Denetleme, izleme, raporlama, yaptırım ve planlama konusunda yetişmiş insan gücüne ihtiyaç olacaktır. Çalışmaları daha önce yapılan ve taslak olarak hazır olan Çevre Ajansı Kanunu başta olmak üzere, Çerçeve Su Koruma Kanunu, Temiz Hava Kanunu, Doğa Koruma Kanunu ile Entegre Atık Yönetimi Kanunu gibi mevzuat çalışmalarının TBMM'de yasalaşmaları hızlanacaktır. Özellikle Çerçeve Su Koruma Kanununun yasalaşması ve Nehir Havza Koruma Eylem Planının oluşturulması oldukça önemlidir. Türkiye'nin endüstriyel kirlilik ve risk yönetimi alanındaki AB müktesebatının aktarımına yönelik mevzuatın kabul edilmesi gerekecektir."
Bunlar bir plan dahilinde gerçekleştirildiği zaman hava, su, toprağın daha temiz olacağını ifade eden Öztürk, "Sulak alanlarımız korunacak ve geliştirilecektir. Çevreyle uyumlu sanayi sektörleri devreye girecektir. Yüzeysel ve yer altı su kaynaklarının kalitesi iyileşecektir. Evsel ve sanayi atık sular arıtılarak alıcı ortama verilecektir. Entegre suyu yönetimi ve entegre katı atık yönetimi uygulamaya girecektir. Gürültü kirliliği ve görüntü kirliliği en az seviyeye indirilecektir. Ambalaj atıklarının sürdürülebilir yönetimi oluşacaktır. Evsel atıklar ve tehlikeli atıklar çevreye zarar vermeden bertaraf edilecektir. Sera gazı salınımında iyileşmeler olacaktır. Enerjimiz daha verimli kullanılacaktır. Yani daha yaşanılabilir bir çevre elde edilecektir." şeklide konuştu.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.