Mehmet Talu

Mehmet Talu

Lâ ilâhe illALLAH Muhammedü’r Resûlullah II

Lâ ilâhe illALLAH Muhammedü’r Resûlullah II

Ulubatlı Hasan burçlara İslâm'ın, insanlığın ve adaletin göz kamaştırıcı sancağını saplamış, şehirde: "Kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi tercih eden" mağdur ve mahkum Hıristiyan topluluk da rahat bir nefes almıştır. Hakikaten Fatih ve askeri tarafından estirilen bu hayat soluğu, at kişnemeleri, kılıç şakırtıları, dökülen tertemiz şehit kanları üzerinden, Bizans'a kolayca kavuşamayacağı bir huzuru bahşetmiştir. Bizans düşmüş, bu düşüş anlaşılmış veya anlaşılmamış bile olsa insanlık için yeni ve çok büyük bir saadetin baharını doğurmuştur. Ve böylece sağlam ve büyük bir kale dârül-harb iken, dârü'l-islam olmuştur.

Fatih Sultan Mehmed'in başarısının temelindeki bazı etkenler şunlardır: İnancı, kendine güveni, kararlılığı, dini ve müsbet ilimleri ihmal etmemesi, hiç bir tedbiri elden bırakmaması...

Fatih, zafere inanmıştı. Fethin gerçekleşmesi, bu inancın zafere ulaşmaktaki etkisini ortaya koydu. İnanan insanın aşamayacağı hiç bir engel, elde edemeyeceği hiç bir başarı yoktur. Avnî mahlasıyla yazdığı şiirinde şöyle diyordu:

İmtisal-i câhidü fillah olubtur niyyetim,

Din-i İslam'ın mücerred gayretidir gayretim;

Fazl-ı Hakk u himmet-i cund-i ricâlullah ile,

Ehli küfrü serteser kahreylemektir niyyetim.

(Niyetim, "ALLAH yolunda cihad ediniz" emrine uymaktır. Bütün çaba ve gayretim; İslam'ın büyüklük ve ulviyyetidir. Cenab-ı Hak'kın yardımı ve ALLAH dostlarının himmetleri ile niyetim ve gayem, kafirleri tamamen ortadan kaldırmaktır.)

Kendisine güveni tamdı. Bizans elçilerine söylediği şu söz bunun açık bir örneğidir: "Benim gücümün ulaştığı yerlere, sizin İmparatorunuzun hayalleri bile ulaşamaz."

Kararlıydı. Bunu "Ya ben Bizans'ı alırım, ya da Bizans beni" sözüyle ifade ediyordu.

Fatih, bilgiye büyük önem verirdi. Din ilimleri ile müsbet ilimler arasındaki dengeyi çok iyi kurardı. Dünyada "bilgi"nin ne büyük güç olduğunun da idraki içinde idi.

Fatih, İstanbul kuşatması konusunda hiç bir tedbiri elden bırakmadı. Araştırdı, plânlar hazırladı, Rumelihisarı'nı yaptırdı, toplar döktürdü, gemiler yaptırdı. İstanbul'u hem karadan, hem de denizden kuşatmak üzere hazırlık yaptı. Kuşatma öncesi, plânı, konunun uzmanlarıyla son defa gözden geçirdi.

29 Mayıs 1453 Salı günü, sabah namazından sonra zırhını giydi, kılıcını kuşandı ve atına bindi. Askerine son hücum emrini verdi. "Geçit vermez" olarak tanımlanan dev surlar, çok iyi hesaplanmış top atışlarına direnemedi. 53 günlük kuşatma sonunda fetih gerçekleşti. Fatih, Hocası Akşemsettin önde olmak üzere ordusuyla birlikte Topkapı'dan İstanbul'a girdi. Artık bundan sonraki ünvanı "Fatih" olacaktı.

İstanbul'un fethi, Osmanlı Devleti ve bütün dünya üzerinde çok önemli sonuçlar ortaya çıkardı. İstanbul'un fethiyle birlikte, 11 asır devam eden Bizans Doğu Roma İmparatorluğu yıkıldı. Osmanlı, fetihten sonra büyük bir siyasî üstünlük elde etti. İmparatorluk kimliği kazandı. İslâm dünyasının güven ve cesareti arttı. Boğazların kontrolü Osmanlı'nın eline geçti. Ticaret gelişti. İstanbul, ticaret ve kültür merkezi oldu. Avrupa'nın karanlık "Orta Çağ" dönemi kapandı, yeni bir çağ başladı. Avrupa ülkeleri yeni arayışlar içine girdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Talu Arşivi