Ahmet Varol

Ahmet Varol

Gündemden notlar

Gündemden notlar

Zaman zaman yaptığımız gibi, bugünkü yazımızda da İslâm dünyasındaki bazı gelişmeler hakkında özet bilgiler vermek ve kısa değerlendirmeler yapmak istiyoruz.
Hacca kısıtlama: Domuz gribi konusundaki endişe Arap dünyasında hacca kısıtlama getirilmesine de gerekçe oluşturdu. Arap ülkelerinin dışişleri bakanları yaptıkları toplantıda domuz gribi virüsünün taşınması veya kapılması ihtimaline binaen hacc seyahati konusunda birtakım kısıtlamalara başvurulmasını kararlaştırdılar. Bu kısıtlamalar özellikle yaşlılar ve çocuk yaşta olanlar üzerinde uygulanacak. Fakat böyle bir kısıtlama ihtiyacı duyulması acaba gerçekten sağlıkla ilgili tedbirlerin alınması ve tehlikeli bir hastalığın yayılmasının önüne geçilmesi amacıyla mıdır yoksa ortaya çıkan bir gerekçeyi hacca kısıtlama getirmek için değerlendirme mi? Normalde kalabalığa bulaşması ihtimali bulunan hastalıklara karşı tedbir amacıyla birtakım kısıtlamalara başvurulmasına fıkhî olarak izin veriliyor. Fakat bundan önce de çok basit gerekçelerin hacca kısıtlama getirilmesi için istismar edildiğini düşündüğümüzde ister istemez bu karardan da şüpheleniyoruz. Konuyu elbette biz toplum sağlığıyla uğraşan uzmanlar kadar bilemeyiz. Ama domuz gribi bulaşması ihtimalinin şimdiye kadar hiçbir yerde grup seyahatlerinin engellenmesine gerekçe sayılmadığını, onun yerine geçiş noktalarında tedbirler alındığını ve virüs taşıması ihtimali bulunan kişilerin kontrolden geçirildiğini göz önünde bulundurduğumuzda hacda bunun yerine tamamen seyahatin engellenmesi uygulamasına başvurulmasını anlamsız buluyoruz.
Hacc seyahatlerinde sağlık kontrollerinin daha da artırıldığı, bulaşıcı hastalık taşımaları ihtimali bulunanların tespit edilmesi amacıyla herkesin teker teker kontrolden geçirildiği, ayrıca bulaşıcı hastalıklara karşı önleyici aşılar yapıldığı biliniyor. Bu yıl domuz gribi tehlikesine karşı seyahatin engellenmesi yerine tedbirlerin artırılması ve bilinçlendirme yapılması daha uygun olmaz mı? Bütün bunları göz önünde bulundurduğumuzda domuz gribi tehlikesinin hacca kısıtlama getirilmesinde gerekçe olarak kullanılmasının bir istismar olabileceğini düşünme hakkımız var.
Somali’de yine saldırı: Somali ne yazık ki bir türlü huzur ve güvene kavuşamıyor. Etyopya işgal güçlerinin çekilmesinden sonra ülkede güya “barış ve güvenliği sağlama” iddiasıyla bulundurulan Afrika Güçleri’nin kontrol altında tuttuğu tepelerden önceki gece (22 Temmuz Çarşamba gecesi) başkent Mogadişu’nun meskûn bölgelerine top saldırıları düzenlendi. Son dönemde imzalanan anlaşmalar doğrultusunda oluşturulan hükümete destek verdiği bilinen Afrika Güçleri’nin top saldırılarında en az 15 sivilin hayatını kaybettiği, 50 sivilin de yaralandığı bildirildi. Önceki gece meydana gelen saldırılar yüzünden yaşanan olayların Mogadişu’nun uzun süreden beri şahit olduğu en şiddetli olaylar olduğu bildirildi. Top saldırılarına, muhalif güçlerden de Mücahit Gençler Hareketi ile Hizbi İslâmî tarafından karşılık verildi ve çatışmalar çıktı.
Saldırılar ve çatışmalar yüzünden başkentin, Afrika Güçleri tarafından kontrol edilen tepelere yakın bölgelerinde ikamet eden sivil halkın camilere sığındığı bildirildi. Yolların kapanması ve saldırı tehdidi sebebiyle saldırı ve çatışmaların devam ettiği saatlerde ambulansların ve sağlık görevlilerinin yaralılara ulaşamadığı ifade edildi.
Somali’de ittifak ve istikrarın sağlanamaması sadece bu ülkeyi değil bütün bir bölgeyi hatta uluslararası deniz ticaretini de ciddi şekilde etkiliyor. Fakat uluslararası güçler kontrolün ülke halkının önceliklerinin değil kendi önceliklerinin göz önünde bulundurularak sağlanması konusunda ısrar ettiklerinden bir sonuca varılamıyor.
Afganistan’da kontrolü sağlama hesapları: Bilindiği üzere Obama’nın iş başına gelmesinden sonra öncelikle gerçekleştirmek istediklerinden biri Afganistan’da kontrolü sağlamaktı. Bu amaçla Irak’taki askerî gücünü kademeli bir şekilde azaltıp Afganistan’a yüklenmeyi planlıyordu. Bu hesabının tutmasında Afganistan’daki direnişçilere lojistik destek veren Svat vadisinin kontrol altına alınması da büyük önem arz ediyordu.
Nitekim Pakistan’ın bölgede kendi ülkesinin halkına karşı yürüttüğü savaş da Afganistan’da kontrolü ele geçirme planının bir cihetini ve bu amaç için yürütülen savaşın önemli bir ayağını oluşturmaktadır. Son zamanlarda işgal güçlerinin Afganistan’da kontrolü ele geçirme konusunda yoğun bir psikolojik savaş başlattıklarını, kendi toplumlarına moral vermeye çalıştıklarını görüyoruz. Ama öte yandan sürekli kayıp vermeye devam etmeleri kontrolü sağlamalarının çok da kolay olmayacağını gösteriyor.



Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Varol Arşivi