MHP'ye Tepkiler

MHP'ye Tepkiler

Emekli solcu subayların MHP’ye tepkileri sürüyor.MHP’nin önce Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, ardından başörtüsü yasağının kaldırılmasında gösterdiği basiretli tutum MHP’yi arka bahçe yapacaklarını sananların hevesini kursağında bıraktı.

Halbuki MHP üzerine ne güzel hayaller kurmuş, ne güzel şarkılar bestelemişlerdi.MHP meclise girecek, CHP’ye iç güveysi olacak, onlarda saltanatlarını sürdürmeye devam edeceklerdi.

Hesap tutmayınca, eski defterler açıldı, MHP merceğe alınarak, çirkin bir yıpratma kampanyası başlatıldı. önce oyumuzu isteriz avazeleri yükseldi, sonra bunu MHP’nin yutmayacağı anlaşılınca, eski ideolojik şablonlar üzerinden hücuma geçildi. Adı emekli subaylar derneği olan bir örgütün eski Marksistlere ait kavramlarla hareket etmesi ilginçti.

Bazı yazarların iddia ettiği gibi 22 Temmuz seçimlerinde CHP’nin dışında kalan solcu-ulusalcı kesimler MHP’ye oy kullanmadılar.MHP her zaman olduğu gibi geleneksel tabanı ile yeni oy kullanan gençlerden oy aldı. Ama tabanının büyük bir kısmını da DSP ile yaptığı yanlış koalisyonun tortuları yüzünden AKP’ye kaptırdı.

Başlarını ADD ile Emekli subaylar derneğinin çektiği ABD himayesindeki ulusalcı cephe bu açık gerçeğe rağmen MHP’yi baskı altına almak için yoğun bir –oylarımızı isteriz-kampanyası yürüttüler. Hatta bazı dernekler taşra teşkilatlarına gizli tamimler yollayarak MHP genel merkezini bu yönde faks,tlf ve e mail yağmuruna tutmalarını istediler.Taşra örgütleri,- ki bunların çoğu İP paralelinde kadrolardan oluşuyor-bu görevi canla başla yerine getirdiler.Ama oyun tutmadı,MHP Ulusal kaos tacirlerinin tuzağına düşmedi.

MHP’nin bu tavrı, hem siyaseten doğru, hem de Türkiye’nin içinde bulunduğu durum itibarıyla isabetlidir.Toplum suni kavgalardan, bitmez tükenmez tartışmalardan bıkmıştır. Başörtüsü gerekçe gösterilerek her gün Yüce İslam dininin tahkir edilmesinden, her gün aşağılanmaktan yorulmuştur. Büyük bir kitle tv haberlerini bile izleyemez hale gelmiştir.

Baykal’ın ardı arkası gelmeyen tahrikleri, sözde yazar çizer titri taşıyan entel sapkınların hücumları halkı canından bezdirmiştir. Onun için büyük bir kitle, başörtüsü yasağının kalkmasını aynı zamanda bu-haçlı saldırısının- sona ermesi olarak görmekte, bu işin bir an önce bitmesini istemektedir. AKP ve MHP toplumdaki bu beklentiyi görmüş, bunun gereğini yapmışlardır.

Ayrıca yasağın kaldırılması sadece bu toplumsal talepten ibaret değildir. Toplum bu yasağın 28 Şubat’ta askerler tarafından tahkim edildiğini biliyor,İslam düşmanı azgın azınlığın her toslamasında bunu askerlere fatura ediyordu.Yasak uzadıkça yasağın arkasındaki esas gücün yani askerlerin itibarı da zedeleniyordu.AKP ve MHP yasağı kaldırarak aslında emekli subaylar derneğinin yapması gereken bir işi de yaptılar, askerlerin itibarını zedeleyen bir gerekçeyi ortadan kaldırdılar.

Yasağın sürdüğü on beş yıl boyunca Türk halkı büyük bir sabır ve olgunluk göstermiştir.Sol Kemalist-ulusalcı cephenin tahriklerine kapılmamış, muhalefetini hukuk kuralları içinde, devleti hırpalamadan yürütmüştür.Bu süre zarfında hayatını ortaya koyarak bu haksız uygulamaya muhalefet eden, Türk milletinin gönlünde taht kuran politikacılar, yazarlar çıkmıştır. Bilhassa, 28 Şubattaki mücadelesiyle bir Hasan Celal Güzel’in, bir Nazlı Ilıcak’ın, bir Muhsin Yazıcıoğlu’nun ve daha bir çok isimsiz kahramanın himmet ve gayretleri asla inkar edilemez.AKP ve MHP bu mücadeleye son noktayı koyarak devletle millet arasındaki bir duvarı kaldırmışlardır.

Artık devletle millet arasına yeni duvarlar örülmesine fırsat verilmemelidir


Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi