Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Mehtap Yılmaz - Yeni Akit
2012-02-06

Aydın Doğan ve medya parazitleri!

Acaba bu saatten sonra kimseye “yandaş medya” demeye yüzleri tutar mı? Tutar, tutar... Bal gibi tutar... Çünkü teflon yüzeyli, yanmaz-yapışmaz cinsten gazetecilerdir bunlar!

Bağımsız medyadan söz ederler. Fikir özgürlüğünden... Tekrar edeyim, fikir özgürlüğünden söz ederler! Fikri’nin özgürlüğünden değil! Bu ne yaman çelişkidir? Fikir özgür olsun, ama o fikrin sahibi Fikri (Akyüz) tasmalı! Fikri özgür olsun ama sahibi bağımlı!

“Yahu özgür olmayan bir Fikri’nin fikri nasıl özgür olur ki?” demeyin sakın! Âlem buysa Aydın çirkin kral! Olamaz tabii... Özgürlüğünde bir sınırı olmalı ama değil mi? Fikri’nin fikir özgürlüğünün sınırları da Aydın Doğan’ın yüce sınırlarına kadar olmalıdır yani! Gerisi hikâye... O kadar ki, Fikri Akyüz, kendinde özgürlük falan tevehhüm edip, sahip Aydın Doğan’ın, Kütahyalı çiftine yaptığı ziyareti yazınca çalıştığı dergiden kapı dışarı ettirir adamı böyle!

Vay be! Şu Aydın Doğan’daki kibre bakar mısınız, kibre? Sonra da onu bunu yandaş medya diye çizen sahipli medya parazitlerine! Yandaşlığın dibini kazıdınız bu köle ruhunuzla! Bundan sonra efendi olun, ona buna “yandaş” diye çamur atmayın! O sahipli çenenizi kapayıp yumulun maaşlarınıza işte!

Neyse... Bu ziyaret duyulunca namı diğer sahip, gönül alma işine soyunmuş! Gel de gitme... Hepsi hoplaya zıplaya davetine koşuşmuş!

Ağır topların içlerindeki şefkat arayışına bakar mısınız? Ağır top da olsanız şefkate doğru koşuyorsunuz işte! Nasıl duygulandım, nasıl duygulandım... İçimden geldi... Fazıl’ın birkaç mısrasını Aydın Doğan’a ve arkadaşlarına uyarladım!

“Aydın Doğan’ın on pulunu bekleye dursun on kul; Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa!”

Ama sahip, kuzuların sessizliğini sağlarsa yapar! Çünkü kuzuların karşısında ipe çekilmiş bir Fikri Akyüz örneği var!

Koyun tüccarı diye iğnelerdi eski dostları. Ne yalan söyleyeyim bana göre bu tabir, Aydın Doğan’a medya patronu olmaktan daha fazla yapışır! Pardon yakışır!

Bu kadar gücü olup da zerre kadar karizma olmaz mı bir adamda? Para desen gani... Medyada güç sahibi... Ama karizmada fukara biri... Bu ne şanssızlık değil mi?

Bir davet veriyor, çalışanlarınca takdis ediliyorsun. Ama şu tipik mahalle bakkalı görüntün yüzünden mekânın ismi seni siliyor. Mekânın karizması altında “bırç” diye eziliveriyorsun!

Gel de kan ağlama şu Aydın Doğan’a!

Herkesin ötekisi...

Oldum olası bizim mahallenin ağabeyleri öteki mahallenin kadın yazarlarına büyüteçle bakarken, bizi yok sayarlar! Onlar baş tacıdır. Biz dış kapının mandalı! Hani Fehmi Koru’nun Nagehan Alçı için sarf ettiği sözlerde gözümüz yok! Yanlış anlamamaya çalışın! Ama nedir bizim mahallenin ağabeylerindeki bu öteki mahalleye kucak açma yarışı? Aydın Doğan’a toz kondurmamasını anladık Fehmi Ağabeyin! Ama “Nagehan Alçı’ya genel yayın yönetmenliği yakışır” derken biraz abartmamış mı?

Ahmet Kekeç Ağabey’i Akit yıllarından beri okurum! Bejan Matur için “Bejan benim arkadaşımdır!” kadar sahiplendiğine rastlamadım “dış kapının mandalı” bir başörtülü kalemi! Allah arkadaşlıklarını ebedi kılsın gözümüz yok!

Sitemim kimseye değil aslında, başörtülü yazarlar olarak kendi talihimize! Herkesin ötekisiyken, bu kez bizim mahallenin ötekisi kabul edilip, “yoksay”ılmamıza, ötelenmemize!

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.