Hüseyin Koç

Hüseyin Koç

Gerçek ya da bir mizah

Gerçek ya da bir mizah

Sayın Engin Ardıç! Gazete köşenizde bir başlık atmışsınız. “Atatürk Bankacı mıydı?” Dikkat çekici bir flaş soru. Soru ile zihnimi karıştırdınız ve dahi bulandırdınız. Allah sizin ömrünüze zaman, zihninize güç, dilinize belagat, kaleminize akıcılık versin de şu karıştırıp bulandırdığınız zihin ve kalbimizi sükûnete ulaştıracak, sekine verecek konuya bir izah getiriniz.

Babam Cumhuriyetin 4. yaşında, şahsım da 27. yaşında dünyaya gelmişiz ve Babam Cumhuriyetin fakir çocuğu olarak yaşadı ve Hakk’ın rahmetine erdi, şahsım da bu minvalde yaşamımı sürdürmekteyim. Böyle gördük, böyle bildik, böyle yaşadık. Cumhuriyetimizin kurucusu ve kuruluş anayasasının tüm yetkilerini bihakkın kullanan, ilk ve değişmez Cumhurbaşkanımız, izinde yürüdüğümüz, rehberimiz, liderimiz, önderimiz, savaş meydanlarının gazisi Mustafa Kemalimiz, kendisinin de benimsediği ve imzalarını süslediği Atatürk’ümüz hakkındaki bu ifade ya yakışıksız bir ifade, ya içerisinde birçok ironi taşıyan tahrikçi bir ifade, ya şimdiye kadar özellikle kendinden menkul Cumhuriyetçi kesim tarafından “Atatürk Düşmanı” olarak tanımlanan kesimi sokağa dökmeyi amaçlayan, ya ... ya.... Ya... toplumsal bütünlüğe, huzura atılmış dinamit-C4-tahripkar bir ifadedir.

Gerçekten bu ifade zihinlere sonsuz sorular davet eden, çok farklı istikametlerde kuşku barındıran, tuzaklar çağrıştıran bir soru. Zihnime gelen her soruda “Tövbe Ya Rabbi” diyorum.

Mesela: Atatürk’ümüz, milleti tarafından “Türkün Atası” olarak tanımlamıştır. Bu tanımda; Türkiye coğrafyasında yaşayan, Türk Vatandaşı kimliği taşıyan, Türkiye Cumhuriyetini korumak için askerlik yapan, vergisini veren, eşit vatandaşlık hakkını kullanan her bireyin atası olduğu belirtilmektedir. Buna rağmen uzun zamandır bu ülkenin aynı hakka sahip vatandaşlarından bir kısmı diğer bir kısmını “Atatürk Düşmanı” olarak tanımlamış ve hâlâ da tanımlamaktadır. Buradan şöyle bir çıktı mı hedeflenmektedir? “Kendini sanal alemlerinde elitlerle eşit sanan ey uyurlar!! Her ne kadar aynı coğrafyada yaşasak ve aynı kimliği de taşısak aslında sizler vergi kaynakları, sınır koruyucuları... sadece atası-ötesi olmayan bir maraba güruhsunuz.

“Atatürk sadece bizim” ya da “Atatürk sadece Türklerin atasıdır, diğer etnik kökenler gitsinler atalarını bulsunlar” mı demek istemekteler? Ya da...

Halkın kahır ekseriyetine “Atatürk düşmanı” gibi ötekileştirici, ayrıştırıcı, bölücü ifadeleri kullananlar, bu yaftayı gerçekten bilinçli şekilde mi kullanmaktadır?

Eğer böyleyse ve de Atatürk’ümüz bir bankanın ortağıysa, her ata gibi o da mirasını evlatlarına “Türk Milletine” bırakmış olmalıdır (bu durumu miras hukuku konusunda mahir bir bilen aydınlatmalıdır). Eğer Sayın Ardıç’ın dediği gibi Atatürk’ümüz İş Bankası’nın ortağı ise (bir rivayete göre sahibi de sayılır çünkü İş Bankası, Hint ve Paki’li dostlarımızın Kurtuluş Savaşı münasebetiyle gönderdiği sermaye ile kurulmuş olup) bu mirasa, kendini Türk olarak tanımlayan ve T.C. kimliğini taşıyan her vatandaş bir varistir. Dolayısıyla bu kriterlere sahip yaklaşık 73 milyon varis bulunmaktadır.

Bu miras, Atamızın vefatından bugüne kadar CHP’nin inisiyatifinde kalmış ise, Sayın Ardıç “kendisini aslan demokrat olarak tanımlayan CHP’yi, milletin mirasının üstünde oturup nemasıyla beslenen bir mirasyedi” olarak mı tanımlamaktadır?

Buradan CHP Genel Başkanına bir çağrıda bulunuyorum ve diyorum ki: Ey Genel Başkan, mirasımın üstünden kalk, 10 Kasım 1938 tarihinden buyana CHP’nin elkoyduğu mirasımı nemasıyla birlikte iade et.

Ey Türk milleti! Sizi de mirasınıza sahip çıkmaya davet ediyorum.

Kim bilir bu davet bazı yüzleri gererken bazılarını da güldürecektir. Zira İş Bankası’ndaki CHP’nin üzerinde kayıtlı bulunan müşterek hesabımızda 4,5 milyar TL nakit olup buna 84 yıllık neması da ilave edilince, muhtemelen 38 yıllık memuriyet hayatımda hiçbir gayrimenkul edinememiş olmama rağmen geciktirdiğim emeklilikte başımı sokabileceğim bir ev alabilme imkanı doğacaktır. Mirasımızın takipçisiyiz.

Teşekkürler Engin Ardıç. Bize, iç edilmiş ya da üzeri küllendirilmiş bir mirasımızı ve Türk milletinin 73 milyonluk büyük bir aile olduğunu hatırlattınız. Zira yakın geçmişte bu aidiyet duygusunun köreldiği kalplerden “Hepimiz Ermeni’yiz” hezeyanları dökülmüştü. Teşekkürler...




Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Koç Arşivi