Serdar Arseven

Serdar Arseven

Erdoğan, bu ülkeyi nereye götürüyor?

Erdoğan, bu ülkeyi nereye götürüyor?

“Derin sol”un sesi hâlâ daha gür çıkmakta…



“Gücün el değiştirmesinden” rahatsız derin sol, peşine “Kemalist Sağ” unsurları da takmış, memleketin uçuruma sürüklendiğini, cumhuriyetin temel kurumlarının elden gittiğini filan öne sürüyor.

Prof.Dr. Nevzat Tarhan Hoca, Ordu’daki intiharları değerlendirirken, “Asker’e kötü muameleden” bahsediyordu ki…

Program sunucusu bayan, “AMA Sayın Tarhan, intihar olayları kötü, elbette intiharlara karşıyız AMA” dedi:

“Bunları gündeme getirmek Silahlı Kuvvetlerimizi yıpratmıyor mu?..”

•

Dışarıdan bir “Sol Kemalist Bayan” askerlik mevzuunda sözümona TSK savunuculuğu yaparken, bir komutan, GATA Psikiyatri Bölüm Başkanı Prof.Dr. Nahit Özmenler çıktı ve TSK’nın aslında nasıl savunulması gerektiğini bir güzel ortaya koydu.

Söylediklerini özetleyerek veriyorum.

-TSK elbette özeleştiri yapıyor.

-TSK’da da elbette kötü muamele olabilir.

-Bizim toplumda hâl⠑Kızını dövmeyen dizini döver’, ‘Dayak Cennet’ten çıkmadır’ gibi sözler var. Toplumdaki şiddet eğilimi, haliyle TSK’da da yer bulabiliyor. Bizler subaylarımızla, astsubaylarımızla görüştüğümüzde ‘Artık çok daha az askerin kötü muameleye maruz kaldığı’ yönünde bilgi sahibi oluyoruz.

-Her intihar vakası tarafımızdan değerlendiriliyor, raporlanıyor. Meclis’ten gelen şikayetler değerlendiriliyor. Özellikle 2000 yılından sonra, vakaların raporlanması işindeki özene ben bizzat şahit oluyorum. Önemli bir bölümü de elimden geçiyor.

-Bugün artık vatandaşımızın şikayetlerini bildirmek için kullanabileceği çeşitli kanallar oluşturulmuş durumda. Kötü muamele gizli kalmamalı, kalamaz.

-TSK olarak özeleştiri yapıyoruz ve kendimizi her geçen gün daha iyi bir noktaya taşımaya gayret ediyoruz.

-Milletimizin emrindeyiz.

•

Bu tarz, eski tarz değil.

Komutanlar “artık”, eleştirileri “TSK’yı yıpratma çabası” olarak almıyor.

“Askerlikten soğutma” çabasından da bahsetmiyor.

Saatlerini henüz ayarlayamamış “Kemalist Derin Sol Takımı”, Meclis’in Askeriye’deki intihar, kötü muamele vakalarının üzerine gitmesini bile “TSK’ya saldırı” olarak nitelendirmeye çalışırken, GATA’nın üst pozisyonlarından birinde bulunan Komutan çıkıyor ve eleştirilerden dolayı “teşekkür” ediyor.

Ne büyük değişim.

Ne güzel açılım.

SAĞLIKTA DURUMLAR!..

Çocukluk ve gençlik dönemlerimiz, yakınlarımızın daimi rahatsızlıklarından dolayı hastane koridorlarında geçti.

Son zamanlarda da, önce Kayınpederimizin ve şimdi de Anneannemizin hayli ilerlemiş durumdaki hastalıklarından dolayı hastanelerle haşır neşir olduk…

Arada bir bizim de ufak tefek problemlerimiz çıktı…

Onlar da bilgimizi görgümüzü arttırdı.

Şunu net bir şekilde görebiliyoruz:

-Sağlık alanında müthiş ilerlemeler var.

-Sıradan diyebileceğimiz tetkikler, muayeneler aynı gün içinde tıkır tıkır hallediliyor.

-Hayvan düşmanları sokak köpeklerine nasıl davranıyorsa, hastalara ve yakınlarına öyle davranan sağlık personeli gitmiş, elden geldiğince ilgi gösteren “hizmetliler” gelmiş.

-Her tarafta olduğu gibi, “Kemalist Sol ya da Kemalist Sağ” zihniyetin mensupları, hastanelerde de yer buluyor. Ya da ideolojik tavrı olmasa bile, insanlığında sıkıntı olan bazı tipler hastalara ve yakınlarına “bir ölçüde” kötü muamelede bulunabiliyor. Ama bunlarla da, gittikçe artan şikayet mekanizmalarını kullanarak başa çıkmak mümkün hale geldi.

-Özellikle büyükşehirlerdeki birçok hastane, aşırı talep ve personel yetersizliğinden dolayı hizmet vermekte zorlansa da, hastane çilesi hayli azaldı. Sıra numaranızı alıyor, tabeladan muayene sıranızı görüyorsunuz. İsminiz yaklaştığında kapının önüne geliyor, sıranız geldiğinde muayenenizi oluyorsunuz…Eskiden hastanelerde, bağırma, çağırma, geceden listeleme mevzuları vardı, şimdi bu türden görüntülere pek rastlamıyorsunuz.

•

Yiğidi öldür hakkını yeme; sağlık alanında büyük mesafeler alındı bu dönemde.


Başbakan Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Meclis Sağlık Komisyon Başkanı Cevdet Erdöl’e birer teşekkür, vefa borcu.

•

Daha sağlıklı bir ülke oluyoruz, kimse şüphe etmesin!..

Erdoğan ülkeyi nereye götürüyor; görmek için alana inin!


Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi