Ali Ferşadoğlu

Ali Ferşadoğlu

İman hizmetinde bazı prensipler (3)

İman hizmetinde bazı prensipler (3)

l Hayat, birlik ve ittihadın neticesidir. Müslümanlarla kaynaşarak ittihad için çalışmak.25 Bilhassa fırtınalara karşı dayanışmaya, ittihada önem vermek.26
l Asayişi muhafaza için müsbet iman hizmeti içinde herbir sıkıntıya sabırla, şükürle mukabele etmek.
l Hürriyet imanın özelliği olduğundan hürriyetçi olup, demokratlara yardımcı olmanın, imanın bir özelliğine endirekt hizmet olduğunu bilmek.
l Kimden olursa, kime karşı yapılırsa yapılsın şiddete, zulme, istibdada, haksızlığa karşı gelmek. Müstebitleri/diktatörleri asla alkışlamamak.
l Kur’ân ve hadîsçe haber verilen, her tarafı kasıp kavuran Deccal, Süfyan fitneleri ve ifsat komitelerinin tuzaklarına karşı uyanık olmak. Onlara siyasetle değil, ancak iman ve Kur’ân nurlarıyla mukabele edilebileceğinin şuurunda olmak.27
l Âl-i Beyt’e, Peygamberimizin (asm) soyundan gelen hizmetkârlara muhabbeti esas tutmak.
l Şeytandan ve “fasık siyasetdaşını melek; dindar muhalifini şeytan görme” gibi dehşetli bir siyasî anlayıştan Allah’a sığınmak.
l Hakkın hatırını yüksek tutmak; hiçbir hatıra fedâ etmemek.28
l Müfsitlere/bozgunculara aldanmamak;
l Hizmet ehlini tenkit etmek değil, kusurlarını örtmek, eksiklerini tamamlamak, hizmetine yardım etmek; ancak mihenge (Kur’ân ve Sünnet’e) vurmak.29
l Dünyaya, enaniyete ait her şeyi feda etmek; nefsi susturmak.30
l Başkalarını dalaletle suçlamak yerine, yardımcı olmak.31
l Çaresi bulunan şeyde acizlik gösterip bahanelere; çaresi bulunmayacak meselelerde de ceza’ya [hüzünle ağlayıp sızlanma] sarılmamak.
l Ümit ve korku dengesini korumalı ve asla ümitsizliğe düşmemeli. Gelişmenin birinci düşmanının ümitsizlik olduğunu bilmeli.
l Bediüzzaman, orijinal ifadeleriyle, Nur talebelerini, “Herbiriniz herbirisine birer tesellici ve ahlâkta ve sabırda birer nümune-i imtisal ve tesanüd ve taltifte birer şefkatli kardeş ve ders müzakeresinde birer zeki muhatap ve mucîp (cevap veren) ve güzel seciyelerin in’ikâsında birer ayna”32 olmak şeklinde tanımlamıştır.
l İslâm’ın yüzde doksan dokuzu iman, ibadet, ahlâk, fazilet; yüzde biri siyasettir. Dolayısıyla siyaseti, temel vazifelerin gerisinde bırakmalı. (İlgi alanı ile etki alanını birbirine karıştırmamalı.)

Dipnotlar:
25-Barla Lâhikası, s. 87; 26-Kastamonu Lâhikası, s. 172; 27-Tarihçe-i Hayat, s. 131; 28-Münâzarât, s. 49; 29-Münâzarât, s. 49; 30-Kastamonu Lâhikası, s. 181; 31-Muhakemat, s. 32; 32-Şualar, s. 272.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ali Ferşadoğlu Arşivi