Serdar Arseven

Serdar Arseven

Paralel Yapı’nın büyük başarısı!..

Paralel Yapı’nın büyük başarısı!..

Meclis’teki hükümet programı görüşmelerinin neredeyse tamamını izledim.

Ne ilginç bir durum; “Paralel Yapı” denilen oluşuma yaklaşan kim varsa, bin pişman!..

Özellikle muhalefet sözcüleri “Paralel Yapı ile işbirliği halindesiniz!” yollu suçlamalara fena halde tepki veriyor.

Hani...

CHP’lilerle MHP’lilere “İsrail ile işbirliği yapıyorsunuz!” dense, bu kadar kızarlar mı bilinmez!..

Muhalefet sözcüleri, iktidara yüklenirken “Bunların ne olduğunu uzun yıllar boyunca anlamadınız da yeni mi uyandınız!” çerçeveli cümleler kuruyor.

İktidar sözcüleri ise “Biz bunların millete, memlekete faydalı işler yaptıklarını zannetmiştik. Buna inanmıştık. Sonra bir gördük ki, ohoooo, adamların çevirmedikleri film kalmamış!” tarzı ifadelerle tenkitleri karşılamaya çalışmakta.

Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç’ın söyledikleri mesela...

Özeti şöyle: “Paralel devlet yapılanması gerçektir, reeldir, elle tutulabiliyor.

Doğrudur, sizlerin bunlardan korktuğu, tehlikeli olarak nitelendirdiği, gizli örgüt olarak yaftaladığı, okullarına gitmekten kaçındığı zamanlarda sâfiyetle bir  şeyler söyledik ‘bunlar’ hakkında.

Bizim gözümüz ne zaman açıldı? Bizim gözümüzü açan olay, 17 Aralık’taki yolsuzluk iddiaları değil. Hiç bilmediğiniz bir şey söyleyeyim size: Otuz senedir ‘bu camianın’ içinde bir insanım. 17 Aralık günü gelinceye kadar ben bunların ağzından bir tek ‘yolsuzluk’ kelimesi duymadım. ‘Adalet ve Kalkınma Partisinden bir bakan, bir milletvekili, bir bürokrat şu işi yapıyor.’ diye bana bir şikâyet gelmedi. ‘Vahiy’ mi geldi 17 Aralık günü yolsuzluk iddiaları ortaya saçıldı? Arkadaşlar, bizim gözümüzü açan olay budur. ‘Siz bunlarla şimdi iş birliği yapabilirsiniz.’ Şimdi, üzerlerine tişört giyen birileri emniyetin önünde gösteri yapıyorlar. O gösterileri yapanlar başka yerlerde de başka gösteriler yapıyorlardı. Bir emniyet mensubu ne zaman operasyon yapılacağını İnternet’ten haber veriyor, ona göre tişörtler hazırlanıyor, ona göre PR çalışması yapılıyor, ona göre birileri çağrılıyor, kahramanlık gösterisi hâline dönüştürülüyor ve sizden de pek çok milletvekili -MHP’yi tenzih ediyorum ama Cumhuriyet Halk Partisi’nden- sıfırları, ‘zero’ları üst üste giymek suretiyle şov yapıyor. Kiminle berabersiniz? Kimlerle beraber... Arkadaşlar, 17 Aralık’a kadar ‘yolsuzluk’ kelimesini ağzına almamış bir camia ne oldu ki 17 Aralık’ta ‘Şu bakanlar, şunlar, şunlar şunu yapıyor.’ Arkadaşlar, diyelim ki o güne kadar sustular da o gün bunun zamanı geldi ama lütfen arkadaşlar, bunun bir siyasi operasyon olduğunu niçin görmüyor sunuz?”

Evet Sayın Bülent Arınç, “Bunların gerçek yüzlerini neden sonra gördük!” diyor özetle.

Ya muhalefet sözcüleri?..

Onlar,  “Paralel Yapı ile asla işbirliği yapmadık. Bunlarla uzun yıllar işbirliği yapan esas sizlersiniz!” demekte ısrarlı.

CHP’nin ağır toplarından Mehmet Akif Hamzaçebi ile bıçkın delikanlılarından Kamer Genç, “Paralel Yapı” ile işbirliği yaptıklarına dair “suçlamalara” en haşin karşılıkları veren isimler.

Her iki sözcü de ‘böyle bir yapı’ ile “işbirliği yapmalarının” sözkonusu olmadığını, bunun kendilerini hedef alan ağır bir “iftira” olduğunu söylediler özet olarak.

Kamer Genç, bu “yapı”nın Türk Silahlı Kuvvetleri’ne “kumpas” kurduğunu belirterek, o dönemlerde iktidar partisinin bunlarla ortak hareket ettiğini öne sürdü.

Meclis içi muhalefetteki “Paralel” havası böyle.

O dakikalarda, “Paralel Gazete”lerde çalışan “meslektaşlara” kaydı gözüm...

İşaret edilen görev yaptıkları yapıydı.

Kürsüye çıkan ister iktidardan olsun ister muhalefetten bu meslektaşların “mensubu bulundukları yapıdan” son derece olumsuz ifadelerle bahsediyordu.

 “Ne kötü bir durum!” diye düşündüm;

“AK Parti ile aran bozulunca sağ ve sol Kemalist partilere yöneliyorsun. Onlarla işbirliği kuruyorsun. AK Parti’ye karşı birleştirmeye çalıştığın partilerin sözcüleri çıkıyor ve ‘Bunlarla işbirliği halinde olmamız mümkün değildir!” yollu laflar ediyor.

Parlamento dışından size destek veren oy oranı düşük partilerde de büyük tartışmalar yaşanıyor.

Bunların genel başkanları “Paralel Yapı ile işbirliği yaptınız!” iddialarını ısrarla reddediyor.

Bu yöndeki “imaları” bile hakaret addediyor.

El attığınız her yer karışıyor.

“Bunalım kaynağı” haline geliyorsunuz.

Bu “Paralel Yapı”yı yönetenler acaba böyle bir sonucu arzu ederler miydi?..

Yani...

Küçüğünden büyüğüne bütün partilerin “Paralel Yapı ile işbirliği yapmayı dünyanın en kötü fiillerinden biri olarak gördükleri” bir vasatı oluşturmak mıydı hedefleri?..

Bunu hedefledilerse başarılı oldular demektir.

Aferin!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi