23 Ekim 2017 Pazartesi3 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:51Güneş 07:17Öğle 12:56İkindi 15:50Akşam 18:21Yatsı 19:40
    • 25°C Adana
    • 22°C Adıyaman
    • 14°C Afyon
    • 14°C Ağrı
    • 16°C Amasya
    • 15°C Ankara
    • 23°C Antalya
    • 16°C Artvin
    • 20°C Aydın
    • 15°C Balıkesir
  • BIST: 107.792 -0.64
  • Altın: 151,812 0.45
  • Dolar: 3,7027 0.88
  • Euro: 4,3496 0.59

Şehirlerimizi Kalıcı Kılanlar

Erbay Kücet

Şehirlerimizi kültürel ve sosyal özellikleriyle insanımıza tanıtma gayretimiz son yıllarda artış göstermiştir. Bu artışta en önemli payı yerel yönetimlerimiz almakla birlikte onları harekete geçiren sivil toplum kuruluşları olan dernek ve vakıflarımızın hakkını yememek lazım.

 

Mesleki alanda faaliyet gösteren sivil iradenin temsilcisi olan bu kurumların başlarında bulunan yöneticilerin ülke meselelerini kendilerine dert ettiklerini görünce de hayret ve gıpta ile bakmamızı sürdürüyoruz. Biliyoruz ve inanıyoruz ki onlar gönüllü teşekküllerdir. Maddi hiçbir beklentileri olmadığı gibi yapılan etkinliklerde kendi imkânlarını da seferber etmektedirler.

Yani bir anlamda muhabbet fedaileridir bu gönül insanları. Onların etkinliklerinde yanlarında olmamız omuz verilecek konularda yardımcı olunması elzemdir. Ankara’da faaliyet gösteren çok sivil kurumun yöneticilerini yakinen tanıyorum ve onların fedakârlıklarını da müşahede ediyor, takdirlerimiz arz ediyorum. İşte bunlardan biri de Türk Dünyası Mimarlar ve Mühendisler Birliği’dir.

Mesleki bir birlik olmalarından dolayı mimari ve mühendislik alanında yaptıkları etkinliklerle isimlerini duyuranların özellikle ülke içinde yaptıkları ‘Şehrengiz’ toplantılarının yanı sıra Türk dünyasının en ücra köşelerinde hayatlarını idame ettiren meslek mensuplarıyla bir araya gelerek yaşanılan coğrafyaya Türk damgasını yerleştirmenin sızısını da içlerinde taşıdıklarını biliyorum.

Geçtiğimiz hafta içinde Afyonkarahisar’da şehrengiz toplantısı düzenlediler. Davete icabet gereği Alaeddin Nalcıoğlu dostumuzla birlikte Emre Büyükkaydın’ın kaptanlığında toplantının yapıldığı üniversiteye giderken yol üzerinde bulunan Alimoğulları Mermer Fabrikası’na uğradığımızda bizi kapıda karşılayan İbrahim Alimoğlu ile ilgili yolda aldığım bilgilerle selamlaşma faslından sonra üç katında da eski-yeni değişik eşyaların bulunduğu objelerin sergilendiğini söylersem şaşırırsınız değil mi? ben farklı duygularla ev sahibimiz İbrahim Alimoğlu’nu takip ederken Zeki Müren’den tutun da günümüze gelinceye dek çıkan plaklar ve onların aletleri olan radyo ve pikapların en eski örneklerinin çalışır vaziyetini yakından görüyorsunuz.

Adeta karışık müze diyebileceğimiz katlarda dolaşırken kendinizden bir şeyler buluyorsunuz. Tarihi yolculukta hayretinizi gizleyemezken bu kadar objeyi nasıl bir araya getirdiğini de sormadan edemiyorsunuz.

Kâbe örtüsünden, Ravza’da toplanmış tozların bir küçük şişede toplanmış haline varıncaya kadar, el yazması kitaplar, örtüler, sancaklar, giysiler, envaı çeşit şapkalar, gaz lambaları, avizeler, fotoğraf makinaları, zarf açacakları, gümüş şamdanlar, terlik ve takunyaların en güzel örnekleri, aynalar, masalar, dolaplar el işlemesi sırmalı kapı modelleri, vazo ve porselen objeleri burada zikrederken en ilginç ve en yeni olanı nedir biliyor musunuz? Ermenek’teki maden faciasında yırtık lastik ayakkabısıyla kamuoyunun haklı takdirini kazanan babanın ayakkabıları da cam bir fanusun içinde sergileniyor.

Torununa bir dizüstü bilgisayarı hediye ederek ayakkabıyı müzesine koymayı başaran İbrahim Alimoğlu’nu geç tanıdım ama içtiğimiz kahve ile kırk yıllık dostluklara imza attık o gün.

Afyon Kocatepe Üniversitesindeki TDMMB etkinliği için salona girdiğimizde Vali, Rektör ve Belediye Başkanımızla selamlaştıktan sonra verilen arayı fırsat bilip üniversitenin konservatuvarında sergilenen müzik aletlerini görme imkânımız oldu. Nasip olursa bu konuyu bir başka yazımızda ele alacağız.  

Program sonrasında Afyon Ulu Cami’yi ziyaretimizden sonra cehaletimizi bağışlasınlar ama Mevlevi mirasının Konya’dan sonra ikinci adresini de ziyaret ettik. Sultan Divanı Mevlevihane’sinin bugün belediye müzesi olarak ziyaretçilere açık olduğunu belirtmek gerekiyor.

Şehir ve kültür önemli demiştik ya. Milli mücadele ateşinin yakıldığı şehir Afyon’u sucuk ve lokumlarıyla tanıtmanın yanında farklı yönlerini de öne çıkaracak olanların çoğalmasını beklediğimizi ilgili ve yetkililerin duyması temennisiyle…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.