Nusret Çiçek

Nusret Çiçek

Hangisi Zülüm?

Hangisi Zülüm?

Gerçekten kafa karışıklığı var.Bir tarafta cemalcileşen cemaat, diğer tarafta iktidar... 

Gelin bu denklemi çözelim desek...

Belki de mürekkebimiz, kağıdımız, kalemlerimiz kafi gelmeyecek.

Öylesine karışık, öylesine bulaşık...

Tamı tamamına 12 yıl cemaat ne istediyse iktidar da vermiş, ancak aradan kara kedi geçince silahlar doldur boşalt. Adı konulmamış bir cebelleşme de kime haklı kime haksız diyeceğiz? Bana kalsa iktidar haksız, “ne istediler de vermedik”le olmuyor işte.

Çiller de öyle demişti, “verince iyi de vermeyince kötü mü olduk?”

Maalesef dünyanın nizami öyle kurulmuştur, adamı kırk yıl sırtında taşırsın, “yoruldum azıcık in de ben de dinleneyim” desen, sana düşman kesilir.

Demez ki bu adam beni sırtında kırk yıl taşıdı...

Vefasızlık derler ya...

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olurmuş...

O da aldı başını bir yerlere gitti...

Bu dönemde kapital konuşuyor...

Dedim ya, iktidar haksız...

Verdi ya... Besle kargayı oysun gözünü...

Oymadı da, faraza iktidar durduk yere cemaate zulüm ediyor.        Zevk meselesi, bazı iktidarlar zulümden zevk alır.

Öyle bir durumda ihlası yerinde olan bir cemaat:

“Ey iktidar seni Allah’a havale ediyorum.” Der ve işine devam eder...

Adı üzerinde, birisi siyaset diğeri cemaat...

Siyaset, bir açıdan da şeytan işi... Ederler giderler, yerlerine bir başkaları gelir... 

Cemaat eğer cemaatse öyle değil, o şeytan işi yapamaz.

Haksızlığı, zulmü nasıl karşılayacağını bilir, ona göre hareket eder.

Dayıoğlu, senin anlayacağın biz öyle yapmadık... 

Türkiye’nin suyu çıktı ya!

Birtakım hesaplarla kalktık Pensilvanya’ya yerleştik...

İyi yerleş ona da eyvallah, ama rahat durmadık.

Ne kadar salyalı Marksist ve de Ateist varsa dergâha topladık.

“Saldırın” dedik, onlar da saldırdılar...

Hâlâ da saldırıyorlar...

Cemaatiz ya... Ekranlarımızda neler yok. Önce ayetler hadisler, hemen akabinde baldır bacak reklamlar. İşte Müslümanlık böyle de olur nevinden diziler...

O da yetmedi, güya Türkçe şöleniymiş gibi genç kızları sahnelerde teşhir ettiren bir nevi Olimpiyatlar. Hey be, M. Kemal’in 1928’lerde yapamadığını biz yaptık...

Kalksa da görse, heykelimizi dikerdi...

Önceleri İslam derken aklı esas alan demokrasi, laiklik demeye başladık.

Ve şimdi de intikam uğruna HDP seviciliği...

Kılavuzlar kargalar...

Diyorlar ki, “Operasyonlar iktidarın seçim yatırımı.”

Ancak bu kadar olur, PKK da öyle diyor.

Ali Bulaç, “iktidarın ateşine kendini kaptıranlar” diyor.

Amma şunu demiyor: 

“Bu ülkeyi bölmek isteyen hainlerle kol kola girenler...”

Hadi siyasetçileri zulüm kefesine koyarak sallayalım, asıl cemaat olup da Allah (cc) düşmanları ile iş tutarak diğer Müslüman kesime saldırtanlara ne diyeceğiz?

Ali Bulaç, hangisi daha vahim?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nusret Çiçek Arşivi