Serdar Arseven

Serdar Arseven

Hadi bakalım, ben Doğan’dan yanayım!..

Hadi bakalım, ben Doğan’dan yanayım!..

Aferin, Hakan Güneş...
Kâğıdı yırttın!..
¥
Meseleyi biliyorsunuz;
Başbakan’la Aydın Doğan kapışınca Ak Parti’li D. Mir M. Fırat “kâğıt oyununa” dair iddiaları gündeme getirmişti...
Küplere binen Aydın Doğan da;
“İddia sahibi” hakkında 1 Trilyon liralık dava açacağını haykırmıştı!..
Adam sen de, ne yaparlarsa yapsınlar!..
Yeter ki;
Benim vatandaşım “keriz” yerine konmasın!..
Yeter ki;
Benim küçük yatırımcım vurulmasın!..
Ve de...
Hadi onu da ihmal etmeyelim;
Hazinem zarara uğramasın!..
¥
Bu temennilerimin karşılık bulması ancak “Doğan grubunun” kasten pahalı kâğıt almak suretiyle, hazineyi zarara uğratmadığını ispatlamasına bağlıydı!..
“İddiaların” asılsız olmasını dileyerek baktık, açıklamasına...
Diyordu ki, Hürriyet ve sahibi olduğu diğer medya organları aracılığıyla:
“İthal kağıdı herkesten ucuza aldık!..
Hissedarlarımızı asla zarara uğratmadık!..”
Formül açıklamada:
“İthal kâğıdı herkesten ucuza almışsa hissedarları zarara uğratmamış... Pahalıya almışsa zarara uğratmış” oluyor değil mi bu durumda.
İddiası:
“Ucuza aldım!..”
-İyi
Dedik...
Bir de bunu, kağıdı hangi tarihte kaça aldığını ortaya koymak suretiyle belgeleyebilirse...
-Alâ olur
Dedik...
Evet, bir tablo koymuş...
“Önce Uzan (Star’ın eski sahibi) grubu iftira atmıştı, boyunun ölçüsünü gösterdik.
Şimdi de, Fırat’a cevap veriyoruz” yollu birtakım laflara destek olarak kullandıkları tablo, gerçekten de Doğan grubunun “rakiplerinden” daha ucuza kağıt aldığını gösteriyordu!..
Gösteriyordu da...
Ortada bir tuhaflık vardı...
Uzan’ın yıllar evvel gündeme getirdiği iddialara, Fırat güncellemesiyle cevap vermek üzere hazırlanmış tabloda, “sadece” 2007-2008 yıllarına ait “kağıt alım rakamları” yer alıyordu...
Peki ya, önceki yıllar niye tabloya yerleştirilmemişti?..
Doğan, o yılların rakamlarını da büyük bir gururla niye sergilememişti?..
Yıllar öncesine dayanan iddiaya, niçin bugünün rakamlarıyla sözüm ona cevap veriliyordu?
İşte bu “tuhaflığı” ya da “eksikliği” kafaya takan Muhabirimiz Hakan Güneş, soluğu gümrüklerde aldı...
Ve...
Belgeleri ortaya çıkarttı.
Doğan grubu, önceki yıllarda “hangi yollarla” ve “hangi fiyatlardan” kağıt almıştı...
Bunları, teker teker sıraladı...
Mesela;
1997-2001 dönemi...
Aydın Doğan gibi, ticaretin inceliklerini bilen bir işadamı, rakiplerinden çok daha pahalıya “kağıt” almış, Güneş’in tespitlerine göre...
Başkalarının tonuna mesela 410 dolar verdiği kağıda, 645 dolar kaptırır mı Sayın Doğan!..
Hakan Güneş’in kamuoyunun gündemine taşıdığı belgelere göre...
Kaptırmış!..
Herhangi bir “alıcıdan” bahsetmiyoruz...
Türkiye ve Balkanlanın en büyük kâğıt tüketicisi bu!..
Her alımda, ton başına yüz dolar-ikiyüz dolar kazık yiyecek olsa ayakta durabilir mi?..
Ya da...
Usta bir ticaret erbabının yüreği buna dayanabilir mi?..
Bakın, Doğan’ın yüreğini bile düşünen...
O yüreğin bile üzerine titreyen bir ruh var bizde!..
Var da...
Kızları da bizim kadar hassasiyet gösteriyor mu acaba?..
Hakan Güneş’in haberinden mülhem:
-Aydın Bey’in kızlarının yurt dışında şirketleri var...
-Bunlar, bir yerlerden aldıkları kağıtları babalarına satıyorlar...
-Hem de...
-Piyasa fiyatından ton başına mesela iki yüz dolar daha pahalıya!..
-İşte, yüreklerin cız ettiği yer de burası!..
-Babam ve Kızım!..
¥
Ben bu işlerden pek anlamam...
Belgelere ve rakamlara baktım da...
Hani, zamanında Star gazetesinin “Pahalı kağıt alımına” ilişkin haberler yapmasının ardından...
Yani hemen ardından...
Kağıt alım bedelinin “düşmüş” ve olayın unutulmasından sonra da yeniden “çıkmış” olmasının sebebi hikmetini anlayamadım!..
¥
Aklımın erdiği;
Kâğıdın pahalı alınması halinde “Doğan hisselerine rağbet eden” küçük yatırımcının büyük vurgunlar yemiş...
Aksi takdirde, yememiş olacağı!..
Zira; kağıt olması gerekenden pahalıya mal edilirse kâr düşer...
Kâr düşerse, küçük yatırımcı zarar eder...
Kâğıdı “olması gerekenden pahalıya” alan tüccar, bedeli vergiden düşeceğinden... Hazine de bu işten zararlı çıkar...
Öyle mi böyle mi?..
VAKİT’in iddiası ortada...
Şimdi... Doğan, Sayın Başbakan’ı vesaireyi “düelloya” çağırmaktan vazgeçsin de... Elinin altında onca kanal, onca gazete varken;
Bir zahmet, 2001’den 2008’e kadarki kağıt alımlarının tam listesini kamuoyunun dikkatlerine sunsun!..
Bakarsınız, Vakit’inkilerden çok daha değişik rakamlar koyabilir ortaya!..
Aman koysun;
Yeter ki, küçük yatırımcımızla, büyük hazinemiz vurgun yememiş olsun!..
Ben bu işte, kamu yararı adına “Doğan”dan yanayım!..
Ve tabii... Hadi bakalım!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi