Serdar Arseven

Serdar Arseven

Sayın YÖK Başkanı’na “Ergenekon’a kaynak” uyarıs

Sayın YÖK Başkanı’na “Ergenekon’a kaynak” uyarıs

İkisi de “vakıf” üniversitesi...
Biri;
“Ergenekoncu”ların, diğeri de, “Hocaefendi” talebelerinin...
Birine hak etmediği halde “trilyonlar” aktarılırken, diğerine sapına kadar hakkı olan kaynak verilmiyor...
Dönem bu dönem değil;
“Sarıkız” dönemi!..

O zamandan bugüne kalan bir hesap; YÖK'ün bir dönem nasıl yönetildiğini ve hazinenin vakıf üniversiteleri için ayırdığı kaynakların hangi ölçülere göre dağıtıldığını ya da dağıtılmadığını gösterdiği için ilgimi çekti...
Ve istedim ki;
“Yeni” YÖK Başkanı ve ekibin diğer üyeleri, işaret ettiğimiz “tasarruflara” bir dikkat kesilsin,
Mesele, henüz “zaman aşımına” uğramamış olduğundan, “karanlık” noktaların üzerine gitsin.
Sayın Özcan ve diğerleri...
Üzerlerine düşeni yaparlarsa ne alâ.
Yapmazlarsa, sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmiş olmanın huzuru kalır bize...
Diyerek;
Anlatmaya başlayalım:
Efendim:
Ergenekoncuların üniversitesi, bahsettiğimiz dönemde, YÖK Kanunu EK 17'ye göre belirlenen kriterlerin tamamını karşıladığı iddiasıyla başvurur...
Hazine'den vakıf üniversiteleri için ayrılan “pay”dan kalınca bir dilim ister...
O zamanki YÖK de, başvuruyu inceler...
Ve; “Uygundur” yazısını gönderir...
Yazıyı alan Hazine, yani siyasi irade, sözkonusu vakıf üniversitesinin “kötü şöhretinin” de etkisiyle işi biraz kurcalar...
Ve görür ki, üniversite aslında o parayı almak için gerekli olan kriterleri karşılamamaktadır.
Yani, o zamanki YÖK, “Ergenekonculara” kıyak çekmiştir!..
Lâkin;
Bu konularda nihai kanaati belirtme yetkisi yine siyasi irade tarafından YÖK'e verilmiş olduğundan yapılabilecek olan, bu durumu “yine” YÖK'e bildirmektir.
Ve “aynı” YÖK'ün yapacağı da...
Evet, “Denetleme Kurulu” kararıyla, “Vakıf Üniversitesinin her türlü kriteri karşıladığını ve trilyonları hakkettiğini” bir kez daha bildirmektir...
Hazine için, artık “paranın gidiş yolunu tıkama” imkanı kalmamıştır...
Para gitmiştir YÖK'e...
Oradan da, “Ergenekoncuların üniversitesi”ne!..
Şimdi...
Geliyorum, bu güne...
O para, sözkosunu Vakıf üniversitesi tarafından çoktaan kullanıldı...
Lâkin,
Hani...
“Haksız yere emekli maaşı aldığı yıllar sonra tespit edilen bir vatandaşın” boğazına çöküyor da, bütün aldıklarını cezasıyla çatır çatır tahsil ediyor ya devlet!..
Süreklilik var ya, yapılan yapanın yanına kâr kalmamalı ya!..
Diyorum ki, “Yeni” YÖK Başkanımız ve diğer üyeler, bir el atsalar da şu işe...
“Ergenekoncuların üniversitesi” o dönemde (hatta şimdi bile!) parayı götürmek için gerekli olan kriterleri taşıyor muymuş taşımıyor muymuş, “yeniden” bir bakıverseler!..

Ha bakın, unutuyordum;
İki üniversiteden bahsetmiştim değil mi?..
Biri “Ergenekoncuların”dı...
Öteki, “Hocaefendi talebeleri”nin...
Onlar da, aynı dönemde başvurmuşlar YÖK'e...
Bakılmış, parayı almak için gereken altı kriterin altısı da tamam...
Tamam da, “İrtica”ya (!) para mı gidecek?..
Hemen bir bahane bulunmuş:
“Efendim, üniversitenin kurulduğu arazinin mülkiyet yapısı muvazaalı olduğundan!..”
Kriterler arasında böyle bir husus yoksa da, “olumsuz görüş” için bir “bahane” gerektiğinden...
Ve bahanenin de hukuka uygun olması, hele o dönemde hiç mi hiç gerekmediğinden!..
“Talebin reddine!..”
Bilemiyorum;
“Yeni” YÖK yönetimi bakarsınız, o günkü “ret” kararının “hukuki olup olmadığı” konusuna da bir eğilir...
Doğrusu, o tarafı ile pek ilgilenmiyorum...
Benim kafam, “Ergenekoncuların üniversitesi”nde!..
Bir “YÖK” baksın bu işlere...
Bir de “istihbarat” baksın...
O kaynakların bir bölümü, “Sarıkız süreci”nde;
“Tandoğan-Çağlayan falan filan mitingleri”nin organizasyonu için kullanılmış mı kullanılmamış mı?..
Bir baksın bakalım!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi