Serdar Arseven

Serdar Arseven

Milli Eğitim “Anadolu İmam Hatip liselerini” ortadan kaldırı

Milli Eğitim “Anadolu İmam Hatip liselerini” ortadan kaldırı

Bakan Hüseyin Çelik imzalı bir genelge...
Konusu: “Ortaöğretimde okul çeşitliliğinin azaltılması”
Hani...
Her bir zaruri ihtiyaç kalemin “küresel kriz” dalgasıyla “zamlandığı” bir dönemde...
“Azaltma” lâfı kulağa hoş geliyor da...
Azaltılan ne acaba?...
Hemen ifade edelim;
“Meslek Liseleri” gruplar halinde birleştiriliyor...
Bir başka ifadeyle “tabela sayısı” azaltılıyor.
Bu birleşmenin nasıl gerçekleştirileceğine göz atacak olursak...
Mesela; 35 değişik isim altında faaliyet gösteren mesleki ve teknik eğitim kurumları, “TEKNİK VE ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ” adı altında bir araya getiriliyor.
KIZ TEKNİK VE MESLEK LİSESİ de, “mesleki kız” okullarının alayını içine alacak...
Tabelalar kalkacak, ama müfredat aynen devam edecek.
“Gerçek” meslek okullarının durumu böyle...
İmam Hatiplere gelince...
Hani şu “sütü bozuk” 28 Şubat zihniyeti, İmam Hatipleri de “meslek lisesi” kategorisine sokarak mağduriyetler dizisine uğratmıştı ya...
Ya da şöyle diyelim;
Sırf İmam Hatipleri yakmak için, bütün meslek okulu öğrencilerini ve mezunlarını yakmıştı ya...
Şimdi;
Bu uygulamayla...
Bir ayrım yapılıyor...
Bu kez “sırf” Anadolu İmam Hatipler tehlikeye atılıyor!..
Evet, öbürleri için problem yok...
Onlar, belli çatılar altında toplanacaklar ama, sonuçta “branşlarını” gösteren diplomalarını alacaklar.
Yani...
“Elektrik” bölümü mezunu için yine “elektrik”ten mezuniyet sözkonusu olacak, “bilgisayar”sa “bilgisayar”, “torna”ysa, “torna.”
Ha, bunların da başındaki “ANADOLU” lafı kalkacakmış!..
Ne gam; bugüne kadar “ANADOLU”dan fayda mı gördüler ki, bu duruma üzülsünler!..
Onlar için “neyse ki” değişen bir şey yok yani...
Anadolu İmam Hatiplere gelince...
Orada durum biraz karışık...
Dün uzun süre konuştuğumuz ancak maalesef tam olarak anlaşamadığımız Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik, “Bunların tabelaları kalkacak ama aynı dersleri görecekler, yine aynı diplomayı alacaklar, tabelanın ne önemi var ki” dedi ama...
Kazın ayağı hiç de öyle değil...
Fark var;
Anadolu Lisesi başka, normal lise başka...
Birine sınavla giriliyor, diğerine el kol sallaya sallaya...
Bu iki okul türünün aynı kalitede olduğu söylenebilir mi?..
Aynı değil elbette, müfredatlar çok farklı...
Uzatmaya gerek mi var; birinde “yabancı dil” yok gibi, diğerinde ise “ağırlıklı!..”
Şimdi...
Siz, aynı binada faaliyet gösteren “Normal” İmam Hatip ile “Anadolu” İmam Hatip’i,
çatı “Normal” olacak şekilde birleştirdiğinizde...
Ne yapmış oluyorsunuz?..
Basit:
“Sefahatte” değil de, “sefalette” buluşturmuş oluyorsunuz!..
Ben böyle dediğimde Sayın Bakan hemen itiraz ediyor:
“Serdar Bey kardeşim, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da sınavla girecekler, yine Anadolu İmam Hatip diploması alacaklar, diyorum. Niçin bunu görmezden geliyorsunuz?..”
Evet,
Sayın Bakan’ın “Sadece tabela kalkacak, diploma da müfredat da aynı, yine sınavla girecekler üstelik” diyerek teminat vermesi önemli...
Lâkin...
O teminat ne kadar bağlayıcı olabilir?..
Siz, aynı çatı altında eğitim görenlerden bir bölümünün tabelasını kaldırıyorsunuz...
Hem böyle yapıyorsunuz, hem de “değişen bir şey yok” diyorsunuz.
Hayır efendim, var!..
Gidin de Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin tabelasını sökmeye kalkın bakalım, ne yapıyorlar sizi!..
“Ne fark eder, ha Yakındoğu ha Ortadoğu” diyebilir misiniz?..
Dedirtirler mi?..
Hem sonra...
Mademki, pek bir şey değişmeyecek...
Mademki, “tabela” değişikliğinden ibarettir olan biten...
Böyle bir genelgenin ne anlamı var?..
Efendim, tasarruf!..
Sayın Bakan’a “Tabelaları kaldırıp, iki imam hatibi bire indirmekle, ‘tek tipçi’ uygulamaya yönelmekle ne kadar tasarruf sağlanacak?” diye sordum, rakam vermedi.
Atılan taş, ürkütülen kurbağaya değiyor mu?...
Bilinemedi!..
Peki...
Nedir yapılan?..
Fiilen şu efendim:
Çoğu Anadolu İmam Hatip Okulu, ‘normal’ tabir edilen liselerin bünyesinde ayrı müfredat ve tabelayla faaliyet gösteriyor...
Bunlar, yarın öbür gün öğrenci sayılarını arttıracak olurlarsa, başka bir yerde ve kendi binalarıyla yola devam imkânını bulacaklar...
Bakanlık ise, -iyi niyetle de olsa- maalesef bu imkânı ortadan kaldıracak bir adım atmış bulunuyor...
Yani...
Tabelası kalkmış bir okulu hangi hakla, nasıl taşıyacaksın ki?..
Zaten hazır ve de nazır durumda bekleyen “yargı” müdahale etmeyecek mi?..
Hadi etmedi diyelim;
Koltuklar bâki mi?..
Bu iktidar gidip de yenisi geldiğinde...
Bakalım, “tabelası” bile olmayan ancak “ayrı müfredat” uygulayan okulun başka yere gitmesine...
“Bağımsızlığını” ilan etmesine izin verecek mi?..
Hayır...
Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin tabelasını söktürmezler!..
Peki, “Anadolu İmam Hatip” tabelasını söktürürler mi?..
Sahipsizse camia, evet!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
Serdar Arseven Arşivi