90 avukattan Kafes'e suç duyurusu!
Şikayet dilekçesine Adana Adliyesi'ne vermeden önce Seyhan Otel'de ortak basın açıklaması yapan avukatlar, Kafes Eylem Planı'nın detaylı bir şekilde araştırılmasını talep etti.
Avukatlar adına basın açıklaması yapan Adana Barosu üyesi Avukat Murat Şahin, iddia edilen bu tür kirli planların sadece bir kesimini değil, milletin her ferdinin zarar göreceğini kaydetti. Kafes Eylem Planı iddiaları ile ilgili olarak vatandaşın kafasının karıştırılmak istendiğinin altını çizen Şahin, "Türkiye'de yıllardır yanına yaklaşılmamış, dokunulmamış, tartışılmamış ne kadar dosya var ise birçoğunun açılmış olması da memnuniyet vericidir." dedi.
Suçluluğu kesinleşinceye kadar hiç kimseye suçlu muamelesi yapılamayacağını hatırlatan Şahin, ancak şüphe oluştuğunda ise mutlaka ciddi bir soruşturma aşaması yaşanması gerektiğini vurguladı. Türkiye'de hiç kimsenin yargısal ayrıcalığa sahip olmadığına dikkat çeken Avukat Murat Şahin, kurumlar denetime açık olduğu oranda toplum nezdinde güven kazanacaklarını dile getirdi. Kafes Eylem Planı'nın soruşturulması sırasında ordunun saygınlığının ve kurumsal bütünlüğünün milletin huzuru ve dış güvenliği açısından çok önemli olduğunun altını çizen Şahin, "Soruşturma safhası devam ederken, 'ordunun içinden suçlu çıkmayacağı' şeklindeki ön kabulün ifade edilmesi hukuka müdahale anlamına gelmektedir. Ordu bir milletin dış güvenlik kalesidir. Öyle ise ondaki en küçük bir çatlak, şüphenin dahi soruşturulmasında hayati bir önemi vardır." diye konuştu. Kurumların soruşturma ve yargı safhasında yargı erkinin yapacağı işlemlerde ona yardımcı olması gerektiğini hatırlatan Şahin, bunun aynı zaman da bir zorunluluk olduğunu aktardı. "Yargı erkinin bütün şüphelerin üzerine gidebiliyor olması hukukun üstünlüğü ve demokrasi açısından vazgeçilmez bir düsturdur." şeklinde sözlerine devam eden Av. Şahin, şunları dile getirdi: "İddia edilen bu hukuk dışı yapılanma yaklaşık bin yıldır birlikte yaşayan ve toplumun en önemli özelliklerinden olan farklı kültürleri bir arada yaşatma kültürünü yok ediyor. Alevisi, Sunisi, Kürdü, Türkü, Arabı, gayr-i Müslimi; kısacası bu topraklarda yaşayan insanları birbirine düşürmeyi hedeflemektedir. Bu plan, devletin ve milletin birliğini, insan haklarına dayanan demokratik cumhuriyetimizi ortadan kaldırmayı hedeflemektedir."
Söz konusu plan ile TCK'nın ilgili maddelerinde tarifini bulan "silahlı örgüt kurarak, Anayasal düzeni değiştirmeyi çalışmak, hükümete silahlı isyan, TBMM'nin vazifesini yapmaya engel olmak, tehdit, hakaret, kişisel veriler illegal kaydedilmesi, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, iftira, suç uydurma, görevi kötüye kullanma" suçlarının işlendiğini ifade eden Murat Şahin, daim olması gerekenin toplumsal ve hukuk düzeni olduğunu belirtti. Şahin, şunları söyledi: "Adana Barosu'na kayıtlı avukatlar olarak bizler bu şikâyet dilekçemizi ve basın açıklamamızı hukuk düzenimiz ve toplum huzuru hakkındaki ciddi kaygılarımız sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158 ve devamı maddeleri gereği yapmaktayız. Ülkemizin daha önce yaşamış olduğu darbeler ve demokrasiye müdanelerin gelişim süreci bugün artık tüm detaylarıyla bilinmektedir. Daha önceden yaşanılan bu müdahalelerde toplumun ve özellikle hukukçuların tepkisiz kalışı hep sorgulanmış ve bir anlamda bu durum hep eleştiriyle karşılanmıştır." Geçmişte yaşanan acı tecrübeler ışığında bugün ortaya atılan bu iddialara bakıldığında, ciddiye alınması ve tüm ayrıntılarıyla araştırılması ve soruşturulması gereken hususların bulunduğunu bildiren Şahin, kirli plan iddialarının kalmayacağı, her türlü şüphenin en ince ayrıntılarına kadar soruşturulabileceği bir Türkiye'nin hem vatandaşlarımıza hem de tüm dünya insanlarına huzur iklimi getireceğine olan inancımız tamdır." Ergenekon soruşturması kapsamında ele geçirilen "Kafes Operasyonu Eylem Planı" yaklaşık bir aydır kamuoyu gündeminde tartışılıyor. Basın açıklamasında Avukat Murat Şahin, plan da yer aldığı iddia edilen şu bilgileri yeniden hatırlattı.
KAFES EYLEM PLANIN'DA NELER VAR ?
İddia halindeki bu dehşet planı, İstek Vakfı'na ait Poyrazköy'deki arazide ele geçirilen ve aralarında LAW silahlarının da bulunduğu operasyon kapsamında tutuklanan emekli binbaşı Levent Bektaş'ın ofisinde bulunan bir film CD'sinde 'şifrelenmiş' olarak ele geçirilmişti. Konu ile alakalı düzenlenen adli tıp raporunda "kafes operasyonu eylem planı" nın altındaki imzanın Yarbay Ercan Kireçtepe'ye ait olduğu ileri sürülmüştü. İddia edilen "kafes operasyonu eylem planı, "Hazırlık, korku ve kamuoyu oluşturma ve eylem" olmak üzere dört aşamadan oluşmaktadır. Dehşet planlarda gayrimüslimlere yönelik şiddet eylemleri düzenleyip, bu eylemleri masum insanların ve grupların üzerine atılarak devletin üzerindeki uluslararası baskının arttırılması öngörülmüştür. Korkunç planın eylem aşamasında öğrencilerin, Koç Deniz Müzesini yoğun olarak ziyaret ettiği bir saatte bomba patlatılmak suretiyle 300- 350 çocuğumuzu katlederek ülkede kaos ortamı oluşturularak, ülkenin tekrar darbe sürecine sokulması istenmiştir.
Tüyler ürperten muhtelif eylem planlarının yer aldığı Kafes Eylem Planı'nın da cuntacıların çok daha başka taktikler kullandığı öne sürülmüştü. Örneğin; TSK'da halen görev yapan generallerin eşleri ve kızları üzerinden tehdit edilmesinin planlandığı, bazılarının da tehdit edildikleri kaydedilmişti. Kafes Planı ile birlikte şifrelenmiş başka belgede ise orduda görevli generallere şantaj yapılarak kendi işlerini yaptırmak için kirli tezgahlar kurulduğu tespit edilmişti. Hrant Dink ve Rahip Santaro cinayetleri ile Malatya'daki misyoner katliamından " operasyon" diye söz edilen bu planda bunlardan başka insanın kanını donduracak birçok planlarda yer almaktadır. Hatırlanacağı üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Koç Deniz Müzesine hediye edilen Uluç Ali Reis Denizaltısında 14 Kasım 2008 de TNT kalıpları ve patlayıcılar bulunmuştu. Yapılan adli soruşturmada, patlayıcıların Koramiral Feyyaz Öğutçü'nün emri ile 17 Kasım 2008'de kıdemli üstteğmen Erhan Atasoy tarafından imha edildiği gündeme getirilmişti.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.