Barolarda Öcalan anlaşmazlığı
Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın yakalanarak Türkiye'ye getirilmesinin yıl dönümü olan 15 Şubat'ta başta Şırnak'ın Cizre ilçesinde olmak üzere doğuda yaşanan olaylar Türkiye Barolar Birliği ile bölgedeki 12 baronun arasını açtı.
Türkiye Barolar Birliği (TBB), 20 Şubat günü yaptığı yazılı açıklamada, hükümlü bir teröristin yakalanmasının yıldönümü bahane edilerek Cizre'de çocuklar sokağa döktürüldüğünü, yöre halkının ev ve işyerlerine zarar verildiğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin simgesi ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin namus belgesi olan bayrakların gönderlerden indirilerek hakaretler yağdırıldığını vurgulamıştı.
Açıklamada, 22 Temmuz 2007 seçimlerinde, etnik niteliği ön planda olan bir siyasal partinin TBMM'ye girmesini, "demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti" yönünde kazanımlar sağlama yolunda kolaylaştırıcı rol oynayabileceği, aşılmaz sanılan problemlerin çözümünün hukuk içinde sağlanabileceği umudu ile heyecanla karşılayanlar hayal kırıklığına uğramış oldukları belirtilmişti.
Sözkonusu açıklamada, "Teröristlere karşı, uluslar arası destek sağlanıp, etkin mücadele başlatılınca, demokratik açılım beklediğimiz siyasal hareket, karakol baskınlarını sessizce seyrederken, askeri harekâta "canlı kalkan" olma işlevini yüklenmekte tereddüt etmemiştir. Diyarbakır'da bir eğitim kurumunun önündeki hain tuzak, geleceklerini hazırlamaya çalışan gençleri ve ailelerini kedere boğmuş; ancak bu insanlık dışı eylem de unutturulmak istenmiştir. Arkasından Cizre'de Türk bayrağı hakarete uğramıştır. Çocuklara karşı kolluk güçlerinin insani yaklaşımlarına karşın, Türkiye Cumhuriyeti'nin simgesi olan bayrağa hakareti protesto etmeyenler, "Kürt sorununun demokratik çerçevede çözülmesi" için yollara düşmüşlerdir" sözlerine yer verilmişti.
TBB'nin bu açıklamasına karşılık Diyarbakır, Şanlıurfa, Van, Bitlis, Batman, Hakkari, Şırnak, Mardin, Muş, Tunceli, Siirt ve Ağrı baro başkanlarının ortak imzasıyla başka bir basın açıklaması geldi.
Açıklamanın altında imzası bulunan barolar olarak sorunların şiddet ve silahlı yönteme karşı oldukları belirtilerek, devletin ulusal simgesi olan bayrağa karşı yapılan saygısızlığa karşı olduklarını dile getirdi.
TBB'nin demokratik düzende Meclis'te bulunan siyasal bir partinin faaliyetlerini 'hayal kırıklığı' olarak nitelendirmesini kabul etmediklerini dile getirilen açıklamada, "TBB'nin kolluk güçlerinin çocuklara karşı yaklaşımını 'insani' olarak nitelendirmişlerdir. Demokratik hukuk devletinde olması gereken güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanılarak, hedef gözetilerek insanların hele hele çocukların ölümüne sebebiyet verilmemesi gerektiğidir. Cizre ilçesinde bir çocuğun panzer altında kalarak öldüğü adli tıp raporu ile ortadayken, Batman'da olayları yatıştırmak için davet edilen hukukçu milletvekili yapılan saldırının eleştirilmemesi, faillerinin bulunup yargı önüne çıkarılmasının talip edilmemesi ve bu eyleme ilişkin sessiz kalınması TBB'nin yaklaşımında neyi esas aldığını ortaya koymuştur. Nitekim geçmişte Kızıltepe öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz da TBB'nin 2003-2005 çalışma raporunda terörist olarak nitelendirilmiştir." denildi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.