O büro, Fenerbahçe Orduevi’nin karşısında…

O büro, Fenerbahçe Orduevi’nin karşısında…
Danıştay saldırısının Ergenekon Terör Örgütü davası ile birleştirilmesinin ardından ilginç gelişmeler yaşanıyor. Danıştay saldırısından 3.5 ay önce gazetemizde yayınlanan “İşte O Üyeler” başlıklı manşet haberin kupürüne saldırıdan bir haf

KENAN KIRAN / MURAT ALAN

“ÖNCE SİLAHI VERDİLER, DAHA SONRA GAZETE KUPÜRÜNÜ BULDULAR”

Danıştay saldırısını gerçekleştiren Alparslan Arslan, saldırıdan bir hafta önce Kadıköy Kızıltoprak’ta bulunan avukat Hilmi Öztürk’ün bürosuna gittiğini ve Hilmi Öztürk’ün, Vakit Gazetesi’nin “İşte O Üyeler” adlı kupürüne internetten indirdiğini açıkladı. Danıştay saldırısından bir ay önce (17 Nisan 2006) Glock marka silahı temin eden Alparslan Arslan’ın, saldırıdan bir hafta önce (10 Mayıs 2006) gazetemiz kupürüne ulaşması, “Önce silahı verdiler, daha sonra Alparslan Arslan’a gazete kupürü verdiler” şeklinde yorumlandı.

AVUKATLIK BÜROSU, FENERBAHÇE ORDUEVİ’NE 50 METRE UZAKLIKTA!..

Alparslan Arslan’ın, 20 Kasım 2009 ve 22 Kasım 2009 tarihinde yapılan çapraz sorgusunda ismini verdiği avukat Hilmi Öztürk ve avukatlık bürosunu araştırdık. Hilmi Öztürk’ün avukatlık bürosu Fenerbahçe Orduevi’ne çok yakın bulunuyor. Fenerbahçe Orduevi’nde 50 metre uzaklıkta bulunan büroda, Hilmi Öztürk’ün avukatlık yaptığını gösteren tabela da bulunmuyor. Avukatlık bürosu, Iğrıp Sokak’ta Park Apartmanı’nda bulunuyor ve apartmanın kapı girişinde bulunan zilde, “Hilmi Öztürk Avukat” yazıyor.

AVUKAT HİLMİ ÖZTÜRK, SORULARIMIZI CEVAPLAMADI

Avukat Hilmi Öztürk, Alparslan Arslan’ın açıklamalarıyla ilgili gazetemizin sorularını cevaplamaktan kaçındı.

Hilmi Öztürk’e, Danıştay saldırganı Alparslan Arslan’ın kendisini kast ederek, “İnternetten indirdik “(Vakit Gazetesi’nin kupürüne kasdediyor), Hilmi Öztürk adlı arkadaşın çalıştığı ofiste, bu ofis Kızıltoprak’ta Kadıköy de, ofise gittim bu Hilmi Öztürk’te aynı arkadaş gurubundan aynı yapı, aynı arkadaş gurubu yani, ofise gittim. İnternet bilgisayara çok meraklı bir tiptir kendisi. Bunu hemen çıkaralım dedim, buldu, etti çıkardım, aldım yani Hilmi çıkardı bende aldım çıktım gittim yani” şeklinde açıklama yaptığını hatırlattık, Alparslan Arslan’ın açıklamalarının doğru olup olmadığını ve Alparslan Arslan ile arkadaşlığının bulunup bulunmadığını sorduk.

Sorularımızdan tedirgin olan Hilmi Öztürk’e, yüz yüze görüşebileceğimizi ve 13 Ocak Perşembe günü bürosuna geleceğimizi söyledik.

BÜROSUNA GELMEDİ, STAJERİ DAHİ YOK!

13 Ocak Perşembe günü Hilmi Öztürk’ün bürosuna gittiğimizde ilginç gelişmeler yaşandı. Avukatlık bürosunun kapalı olduğu, stajerinin dahi büroda bulunmadığını gözlemledik. Hilmi Öztürk’ün bürosu gün boyu telefonlara dahi çıkmadı. Avukat Hilmi Öztürk’ün Alparslan Arslan’ın arkadaşı olduğu iddia ediliyor. Danıştay saldırısından 3.5 ay önce yayınlanan Vakit Gazetesi’nin kupürüne saldırıdan bir hafta önce ulaşıldığının iddia edilmesi, Danıştay saldırısının seyrini değiştirebilir. Emekli Orgeneral Şener Eruygur’un, Fenerbahçe Orduevi’nin yakınındaki avukatlık bürosuna gidip gitmediği de araştırılıyor.

ŞENER ERUYGUR VE AYTAÇ YALMAN FENERBAHÇE ORDUEVİ’NDE KALIYOR

Ergenekon Terör Örgütü yöneticisi olduğu gerekçesiyle yargılanan Jandarma eski Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur Fenerbahçe Orduevi’nde kalıyor ve burada çalışma ofisi de bulunuyor. Ergenekon soruşturması kapsamında, Şener Eruygur’un çalışma ofisi basılmış, Şener Eruygur’a ait bilgisayarlar, çalışma notları ve dökümanlara el konulmuştu. Ergenekon soruşturması kapsamında “Şüpheli” sıfatıyla Ergenekon savcılarına ifade veren Kara Kuvvetleri Eski Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman da, Fenerbahçe Orduevi’nde kalıyor.

İŞTE O AÇIKLAMALAR


İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde çapraz soruya alınan Alparslan Arslan, Üye Hâkim Hasan Hüseyin Özese’nin sorularına ilginç cevaplar vermişti. İşte mahkeme tutanaklarına yansıyan o açıklamalar:

“HİLMİ ÖZTÜRK, İNTERNET VE BİLGİSAYARA ÇOK MERAKLI”

20 Kasım 2009 – 117 duruşma

Üye Hâkim Hasan Hüseyin Özese: "Arabanızda, Danıştay baskınından sonra ki arabanızda, bu haber kupürü ele geçmiş. Bunu internettin mi indirdiniz, yoksa herhangi bir gazete fotokopisinden aldınız?”

Sanık Alparslan Arslan: “Evet, internetten indirdik. İnternetten indirdik, Hilmi Öztürk adlı arkadaşın çalıştığı ofiste, bu ofis Kızıltoprak’ta Kadıköy de, ofise gittim bu Hilmi Öztürk’te aynı arkadaş gurubundan aynı yapı, aynı arkadaş gurubu yani, ofise gittim. İnternet bilgisayara çok meraklı bir tiptir kendisi. Bunu hemen çıkaralım dedim, buldu, etti çıkardım, aldım yani Hilmi çıkardı bende aldım çıktım gittim yani. Ama bunların hiçbirinin haberi yok yani şeyden, yani halle görebilir, bu, bunu vurur yani anlatabildim mi? yâda bunu vurmaya gidiyor vurur da, vurmaya gidiyor mu, Gitmiyor mu? Bu herhalde vurmaya gidecek bunu alıyorsa çünkü hal denilen bir şey var zaten yani.”

“TAK TAK ÇIKARDI, BEŞ DAKİKA İÇİNDE”

22 Kasım 2009 – 118 duruşma

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese: “Tamam. Şöyle bir soru soracağım bu Vakit gazetesinde yayınlanan işte o üyeler başlıklı haberi ne zaman öğrendiniz diye sormuştum. Siz bir hafta önce Danıştay baskınından bir hafta önce öğrendim demiştiniz.”

Sanık Alpaslan Arslan: “ Ayrıca o Vakit gazetesinin bir an önce kapatılması lazım. Bir an önce kapatılması lazım.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese: “Ben sorduğum soruya cevap istiyorum. Ne zaman almıştınız Danıştay baskınından bir hafta önce mi görmüştünüz öğrenmiştiniz?”

Sanık Alpaslan Arslan: “Ya ben bu şeyi bir gördüm sonra unuttum bilgisayarda gördüm de. Sonra bu kayboldu sonra Hilmi Öztürk’ün bilgisayar çalıştığı ofiste avukatın kullandığı bilgisayardan Hilmi Öztürk çıkardı bunu, Hilmi Öztürk bu bilgisayar ve internet işlerinde şey tanıdığım anlayan bir çocuk anlatabildim mi, bende gittim onu orda tak tak çıkardı beş dakika içinde. Vakit gazetesini aradım. En son onu söyledim yani işte o üyeler bu gazete lazım dedim bana ters konuştular. Bende kapattım yani.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese: “Bu baskın olayından bir hafta önce mi?”

Sanık Alpaslan Arslan: “ Bir hafta olabilir evet”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese: “Peki Aykut Metin Şükre’den tabancaları ne zaman almıştınız?”

Sanık Alpaslan Arslan: “Tabancaları ne zaman almıştım. Bir hafta mı desem bir iki hafta mı desem bilemiyorum.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese: “Yani bu gazete haberinden bir hafta önce mi sonra mı almıştınız. Bu gazete haberinden önce mi sonra mı almıştınız?”

Sanık Alpaslan Arslan: “Hatırlamıyorum ya. Hatırlamıyorum. ”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese: “Aykut Metin Şükre bana Danıştay baskınından bir ay önce sizin telefon açtığınızı söylemişti. Öyle hatırlıyorum. O tarihlerde mi istemiştiniz Aykut Metin Şükre’den yani Danıştay baskınından bir ay önce mi istemiştiniz silahları?”

Sanık Alpaslan Arslan: “Evet demek istiyorum başka bir şey yok.”

Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese: “Nasıl?”

Sanık Alpaslan Arslan: “Yav bir hafta iki hafta veya bir ay başka verebileceğim cevap bu.”

Hilmi Öztürk’ün avukatlık bürosu, Fenerbahçe Orduevi’ne 50 metre mesafede bulunuyor…

ALPARSLAN ARSLAN – HİLMİ ÖZTÜRK: Danıştay saldırısını gerçekleştiren Alparslan Arslan, saldırıdan bir hafta önce Kadıköy’de bulunan avukat Hilmi Öztürk’ün bürosuna gittiğini ve Hilmi Öztürk’ün, Vakit Gazetesi’nin “İşte O Üyeler” adlı kupürüne internetten indirdiğini açıkladı


VAKİT


HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.