Osman Yıldırım'dan Tuncay Özkan'a sert eleştiri
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon ana davasının 130'uncu duruşmasına tutuklu sanıklardan Selim Akkurt, Ümit Sayın, Ergün Poyraz ve Sevgi Erenerol katılmadı. Diğer tutuklu 23 sanık duruşmada hazır bulunurken tutuksuz sanıklardan mahkemeye gelen olmadı.
Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, tutuklu sanık Osman Yıldırım'ı sanık kürsüsüne çağırdı. Yıldırım, savunmasını yaptığı ilk duruşmayla birlikte 11'inci duruşmada mahkeme heyeti karşısına çıktı.
Bu sırada söz alan tutuklu sanık Mehmet Demirtaş, TÜBİTAK'ta incelemesi yapılarak mahkemeye gönderilen CDkonusunda mahkemenin bir karar tahsis etmesini talep etti. Demirtaş ayrıca, Savcı Zekeriya Öz'ün korumalığını da yapan Birleştirilen Ergenekon davasının tutuklu sanığı polis memuru Kenan Temur'un Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne sevk edilmesini hatırlattı. Demirtaş, "O hastaneyi siz biliyor musunuz bilmem ama ben çok iyi biliyorum. Bir masadan diğerine bir evrak 2-3 ayda gönderilir. Hakkında istenilen bilginin bir an önce gönderilmesinin sağlanmasını talep ediyorum. Daha yaşı genç. Bir kayıp verdik zaten." dedi.
Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu'nun çapraz sorguya devam ederek soru sormaya başlaması üzerine tutuklu sanık Osman Yıldırım, bir açıklama yapmak istediğini söyledi. Yıldırım, Birleştirilen Ergenekon davasının tutuklu sanığı Tuncay Özkan'ın kaleme aldığı "Danıştay Cinayeti, Cumhuriyet'e saldırı" adlı kitap ile kendisine saldırı ve hakarette bulunduğunu söyledi. Özkan'ın, kendisine alçakça saldırıda bulunduğunu iddia eden Yıldırım, "Kitabını Yargıtay gazilerimize atfettiğini söylüyor. Eğer bu sözünde samimiyse bana alçakça saldırmak yerine beni sahiplenirdi." dedi. Özkan hakkında "Şizofren anlayışın sahipleri, bunlar Türk-Müslüman değil. Ülkemizin değerlerine düşman, sopa zoruyla Müslüman olmuş, Hıristiyan kökenli kişilerdir. Ülkemizi bölüp parçalayıp yok etmek isteyen bir anlayışın uşağı olan bu kişiler, her zora düştüklerinde bayrağa ve Atatürk'e sarılırlar." yakıştırmasını yapan Osman Yıldırım, kamuoyunun artık bu yalanlara kanmadığını söyledi.
Tuncay Özkan'ın kitabında yayınladığı Danıştay cinayetindeki örgüt şemasını da eleştiren Yıldırım, "Tepede Şeyh Salih Kunter'in isminin yer aldığı bu şemaya 'radikal kökten dinci anlayış şeması' diyor. Böyle birşey olamaz." diye konuştu. Kitapta hakkında hırsız ithamının kullanıldığını belirten Yıldırım, "Ne zaman hırsızlık yapmışım? Hırsızlıktan sabıkam var mı? Hayatım boyunca hırsızlarla mücadele ettim, adaletten ayrılmadım. Hep mazlumun yanında yer aldım. İşledikleri suçtan kurtulma gibi bir şansları yok." şeklinde konuştu. Avukatı tarafından Tuncay Özkan hakkında iftira suçlamasıyla dava açılacağını belirten Yıldırım, "Ayrıca Deniz Baykal, Doğu Perinçek, Doğan medyası ve Ulusal medyası hakkında da dava açacağız." şeklinde konuştu.
Kemer'de bir kişinin elleri kelepçelenmiş olarak öldürülmesi olayından Tuncay Özkan'ı da sorumlu tutan Yıldırım, "Kendi suçunu yazmıyor. Aydın Doğan ve Uğur Dündar da bunu gizliyor." iddiasında bulundu.
Suçluyu övmenin suç olduğunu hatırlatan sanık Yıldırım, CHP lideri Deniz Baykal'ı da eleştirdi. Yıldırım, "Kendisini bu davanın avukatı ilan ederek, arkadaşlarını da toplayıp, yargıtay mensubunu şehit edenlere destek vermek için duruşmalara gönderiyor. Devletimiz bu duruma niçin seyirci kalıyor? Aklım duruyor." ifadelerini kullandı.
Ankara'daki yargılama sırasında savcılara şifreli bir mektup gönderdiğini öne süren Yıldırım, bazı konu ve kişilerle ilgili olarak saydığı 14 konu başlıklı ayrıntılı bilgiler verdiğini söyledi. Yıldırım, "Geçen duruşma üye hakim bu şifreli mektup hakkında bana sorular sordu. Sonra baktım, aleyhime soru işareti gibi durumlar var. Açıklık getirmek istiyorum. Alfabenin 29 harfine şekiller vererek kendime özel şifreler oluşturdum. Bunu ancak ben yada benim yetiştireceğim kişi çözebilir. Bana kötülük yapan insanlarla ilgili sırlar gizli kalmaması gerekiyordu. Gerekli tedbirleri alsınlar diye devletimle paylaştım." dedi. Yıldırım, yazar Orhan Pamuk'a, CHP lideri Deniz Baykal'a, Anayasa Mahkemesi eski başkanı Tülay Tuğcu, YÖK eski Başkanı Erdoğan Teziç'e suikast yapılacağını anlattığını ve bunların daha sonra iddianamede de yeraldığını söyledi.
Sanık Alparslan Arslan'ın çapraz sorgusunun ardından sanık Hüseyin Görüm'ün, "Adam gibi adamsın. Kalbimizdesin. Seni unutmadık." dediğini hatırlatan Osman Yıldırım, Görüm hakkında mahkeme başkanının tahliye istemini eleştirdi. Yıldırım, "Siz tahliye isterken toplum içindeki konumlarını ve kariyerlerini gerekçe göstermişsiniz. Konumu olmayan kişilerin ne işi olacak devletle." dedi. Başkan Şengün'ün konuyu dağıttığı yönündeki ikazından sonra Yıldırım, "Ayparslan Arslan, iki üç yıl sonra devlette temizlik yapılacak diyordu. Balyoz planı ortada. Her şey çok net anlaşılıyor." deyince Başkan Şengün tekrar müdahale ederek, "Sen kendine göre anlıyorsun. Kendine göre konuş." şeklinde uyarıda bulundu.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.