Türkiye'yi bu sözlerle anlattı

Türkiye'yi bu sözlerle anlattı
Türkiye'yi "Balkanlardan Hindistan'a kadar başka istikrarlı ülke yok" diyerek öven ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin artırılması çağrısında bulundu.

Türkiye'nin son zamanlarla Ortadoğu, Uzak Doğu, Afrika ve Rusya ile ticari ilişkileri artarken, ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin ise sadece ticari istatistikten ibaret olmaması gerektiğini vurguladı. ABD ve Türkiye arasında benzer ekonomik sürecin neden yaşanmadığını belirlemek için Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da katıldığı ortak çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Jeffrey, "Bizim jeostratejik işbirliği yapmamız gerekiyor." dedi.

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi James Jeffrey, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) - Türk Amerikan İş Konseyi'nin (TAİK) İstanbul Dedeman Otel'de onuruna düzenlediği yemekte bir konuşma yaptı. Jeffrey, konuşmasının başında Türkiye'nin diğer ülkelerle artan ekonomik ilişkilerine dikkat çekerek, "Türkiye'nin her alanda artan ticari ilişkileri, Türkiye'nin gelişmesinin bir sonucu" dedi.

Ancak bu artışın ABD'ye diğer ülke ve bölgelere olduğu gibi yansımadığını vurgulayan Jeffrey, iki ülke hükümetlerinin ise ilişkileri artırmaya kararlı olduklarının altını çizdi. Bunun için birçok kurumla ortak çalışmalar yürüterek artış olmamasının nedenlerini araştırdıklarını, toplantılar yaptıklarını ve envanter çıkarttıklarını aktaran ABD Büyükelçisi, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da bulunduğu toplantılarda ekonomik ve ticari ilişkileri ele aldıklarını, yatırım ve ticaret anlaşmaları ile enerji konusundaki ortaklıklar üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

Konuşmasında "ABD'nin Türkiye ile ekonomik ilişkisi sadece ticari istatistiklerden ibaret olmamalıdır." diyen Jeffrey, ardından şöyle ekledi: "Türkiye'den ABD'ye ve ABD'den Türkiye'ye ihraç edilenlerle sınırlı olmamalıdır. Bizim jeostratejik bir işbirliği yapmamız gerekiyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattında, Nabucco'da olduğu gibi. Azerbaycan'dan Irak'a kadar gaz açısından farklı kaynaklar bulmak ve bunların kullanımında ortak çalışmalar yapmak konusunda bir araya gelmeliyiz."

Türkiye'de etkin çalışan ABD merkezli şirketler bulunduğunu ve bunların Türkiye'yi lojistik merkezi olarak kullandığını belirten Jeffrey, bunun hem ticarette rol oynadığını hem de bilgi ve teknoloji transferinde faydalı olduğunu bildirdi. 

Türkiye'nin askeri alanda, havacılıkta ve otomotiv sektöründe "ABD'nin tercih edilen ortağı olduğunu" ifade eden Jeffrey, önümüzdeki yıllarda iki ülke arasındaki ticaret hacminin 3 katına çıkabileceğini dile getirdi. Ekonomik işbirliğinin artması için kamu ve özel sektörler arasında artan bir etkileşim amaçladıklarını aktaran Jeffrey, özel sektörün bir mekanizma oluşturması ve bu mekanizmayla her iki hükümetle de diyalog kurması gerektiğini dile getirdi. 

Ardından konuşmasına Türkçe olarak devam eden Jeffrey, ülkelerde siyasi krizlerin ortaya çıkmasının normal karşılanması gerektiğini söyledi. ABD Büyükelçisi, "Her gün gazetelerde büyük bir kriz ortaya çıkıyor. Bunalım var, çatışma var. Bu siyasi grup, öbür siyasi grup. Ama bu normaldir. Balkanlardan Hindistan'a kadar olan bölgede Türkiye kadar başarılı ve istikrarlı bir ülke yok." dedi.

"TÜRKİYE, GÜVENLİK İHRAÇ EDEN BİR ÜLKE"

Konuşmasında Türkiye'nin "komşularla sıfır sorun" politikasından da övgüyle bahseden James Jeffrey, Türkiye'nin "güvenlik ihraç eden bir ülke" olduğunu vurguladı. Jeffrey, "Onun için biz son derece yakın şekilde Türkiye ile siyasi ve diplomatik olarak çalışıyoruz." diye konuştu.

Türkiye'nin başarısında ise 3 temel etkenin bulunduğunu söyleyen ABD Büyükelçisi, bunlardan ilkini ise şöyle açıkladı: "Türk halkı ilk olarak, özgürlük, demokrasi, serbest piyasa ve teşebbüsü seven bir halk. Türkiye istikrarlı bir ülke ve istikrarsız bir bölgede bulunuyor. Genel olarak Türkiye öbür ülkelere kıyasla doğru karar alıyor. 

İkinci etkenin ise Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyleyen Jeffrey, "Atatürk sadece Türkiye'nin 20. yüzyılının lideri değil, herkesin lideri." dedi. ABD Büyükelçisi, üçüncü etkenin ise Türkiye'nin uluslararası toplumla, özellikle de Batı toplumuyla olan ilişkilerinde yattığını kaydederek, Türkiye'nin NATO, Gümrük Birliği üyeliği, 2001 yılındaki IMF anlaşmasını anımsattı. Jeffrey, "Çünkü IMF ile anlaşma bir istikamet verebildi." dedi. 

Konuşmasının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayabileceğini belirten Jeffrey'e ilk olarak İsrail ile Türkiye arasında son dönemlerde yaşanan gerginlik soruldu. Jeffrey ise ülkeler arasında anlaşmazlık noktaları olabileceğine dikkat çekerek, önemli olanın "karşılıklı fayda sağlayan ilişki kurmak" olduğuna değindi. Türkiye ve İsrail arasında sıkıntılı bir dönem geçtiğini dile getiren ABD Büyükelçisi, " Ancak iki ülke arasında bazı anlaşmalar, görüşmeler yapılmaya devam ediyor. Aslında ilişkiler tam bir kesintiye uğramadı. Bunu görmek çok güzel." ifadelerini kullandı. 

İkinci olarak Nabucco ve Güney Akım projesi hakkındaki görüşü sorulan Jeffrey, bu konuda ise bir hatırlatmada bulunarak Putin'in ''İki projenin birbirine rakip olduğuna'' ilişkin açıklamalarına karşılık Başbakan Erdoğan'ın ''Böyle bir rekabetin bulunmadığının'' söylediğini aktardı. Jeffrey, "Nabucco'yu destekliyoruz ama alternatif bir projeye de kesinlikle karşı değiliz." dedi. 

TAİK BAŞKANI HALUK DİNÇER: "MODEL ORTAKLIKTA KARARLI İLERLEME VAR"

İki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler ve son gelişmelerin değerlendirildiği yemekte açılış konuşmasını yapan DEİK / TAİK Başkanı Haluk Dinçer de ABD Başkanı Barack Obama'nın Nisan ayında Türkiye'ye yaptığı ziyarette ortak ideal ve değerlere dayalı bir "model ortaklıktan" söz ettiğini anımsattı. Dinçer, "Başkan Barack Obama, görevdeki ilk yılında Türk liderleriyle ayrı ayrı dört kez bir araya geldi ve Türkiye ile ABD arasındaki politika koordinasyonu Cumhurbaşkanı Özal'ın aramızda olduğu yaklaşık 20 yıl önceki döneme çok benzer bir şekilde yürütülmeye başladı." dedi.

Dinçer, Jeffrey'in Türkiye ile olan yakın ilişkisinin altını çizdiği konuşmasında, geçen yıl Ocak ayında da aynı konseptte bir yemek düzenlediklerini anımsatarak şu değerlendirmeyi yaptı: O yemekten sadece birkaç ay sonra Nisan 2009'da ABD Başkanı Barack Obama'nın ABD-Türkiye ilişkilerinin öneminin altını çizen ve ikili ilişkilerimizde yeni bir sayfa açan tarihi Türkiye ziyareti gerçekleşti. Başkan Obama, sonradan meşhur olan ifadesiyle ortak ideal ve değerlere dayalı 'model ortaklıktan' söz etti ve bu model ortaklığın gerçeğe dönüşmesi için ne kadar istekli olduğunu gösterdi. Başkan Barack Obama, görevdeki ilk yılında Türk liderleriyle ayrı ayrı dört kez bir araya geldi ve Türkiye ile ABD arasındaki politika koordinasyonu Cumhurbaşkanı uzarın aramızda olduğu yaklaşık 20 yıl önceki döneme çok benzer bir şekilde yürütülmeye başladı."

"YENİ 'ÇERÇEVE MEKANİZMA', TİCARİ İLİŞKİLER VE YATIRIMLARI ARTIRMAK, VE YENİ İSTİHDAM FIRSATLARI YARATMAK İÇİN YARARLI OLACAK"

ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin daha da geliştirilme potansiyeli olduğunun evrensel olarak kabul edilen bir gerçek olduğuna dikkat çeken Dinçer, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Aralık ayında Washington'a yaptığı ziyaretin, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir sayfanın işaretini verdiğini vurguladı. Dinçer, "Her iki tarafın üst düzey yetkilileri yeni bir 'çerçeve mekanizma' hakkında bilgiler verdiler. Bütün kalbimle inanıyorum ki, bu mekanizma karşılıklı ticari ilişkiler ve yatırımları artırmak ve her iki ülkede yeni istihdam fırsatları yaratmak için çok yararlı olacaktır." diye konuştu. Dinçer, Büyükelçi Jeffrey'in iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi arzusunun ve bu konudaki karartı tutumunu sürdürmesinden büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. (CİHAN) 

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.