Ermenistan'dan 24 Nisan vurgusu
Sarkisyan, Washington'daki düşünce kuruluşu Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde (CSIS) Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreciyle ilgili konferans verdi.
"Protokollerin parlamentolarda onayına giden sürecin, Yukarı Karabağ ile bağlantı kurma gibi herhangi bir ön koşul içermemesi ve mantıklı bir zaman dilimi içerisinde olması gerektiğini" savunan Sarkisyan, "onay süreci uzadıkça yeni zorlukların da ortaya çıkma tehlikesinin bulunduğunu" söyledi. Sarkisyan, "21. yüzyılda beklenen, blokajlar, ambargolar değil, vizyoner liderlik" ifadesini kullandı.
Sarkisyan, "iki tarafın aralarındaki önemli anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp ilişkilerini başlatarak bu sorunların çözümünü ikili çıkarları çerçevesinde daha sonra ele alabileceklerini" belirtti.
-"SINIRLAR AÇILMALI"-
"İki ülke arasındaki sınırın açılması gerektiğini" savunan Sarkisyan, "mantıklı ve normal olanın da AB üyeliği arzusu taşıyan bir ülkeyle AB'nin Doğu Ortaklığı girişimi üyesi bir ülke arasında sınırların açık olması olduğunu" söyledi.
Sarkisyan, "iki ülke arasındaki yakınlaşma sürecinin Ermenistan açısından, bölgedeki sorunların da çözümü anlamına geldiğini" ifade ederek, şöyle devam etti: "Sorunları çözmenin en iyi yolu, bölgesel işbirliğinden geçer. Sınırların açılmasının her zaman büyük destekçisi olduk. Protokollerin hayata geçirilmesi, insanların birbirini daha iyi anlaması, ortak zemin ve çıkarların yaratılması ve komşular arasında en zor konuların ele alınmasına olanak verecek. Bu ulaşılamayacak bir hedef değil, bunu yapabilecek olgunluğa sahibiz. Bu ekonomik açıdan da hem bölgeye hem iki ülkeye yarar sağlayacağı gibi, insanlar ve sivil toplum arasında da temasları artırıp, aralarındaki anlaşmazlıkların çözümüne katkı sunacaktır."
"Protokollerin onayının, Türkiye'nin Güney Kafkasya'daki siyasi haritaya geri dönmesi için en iyi yol olduğunu" belirten Sarkisyan, "Türkiye, Avrupa-Atlantik güvenlik anlaşmalarında oynadığı büyük role, Gürcistan'la olağanüstü ilişkilerine ve Azerilerle neredeyse ailesel boyuta varan bağlarına rağmen, Güney Kafkasya'daki bölgesel süreçlerin fiilen dışında kalıyor. Çünkü bölgedeki bir kilit sorunda bir tarafta yer alarak, kendi kendisini izole etti. Protokollerin onayı, Türkiye'nin Güney Kafkasya'da söz sahibi bölge ülkesi olma rolünü yeniden kazanmasına olanak verecek" yorumunda bulundu.
-"YENİ TARİH 24 NİSAN"-
Onay için "son süre" koymanın sakıncalarına değinen Sarkisyan, ancak protokollerle ilgili süreçte iki ülke arasındaki önemli gelişmelerin, belirli zaman kısıtlamaları sayesinde olabildiğini ileri sürdü. Örnek olarak, ortak açıklamanın 1915 olaylarının yıl dönümü olarak gördükleri 24 Nisandan önce, 22 Nisanda yapılması, diğer önemli adımların Türkiye-Ermenistan futbol maçlarının olduğu zaman diliminde atılmasını veren Sarkisyan, sürecin bundan sonraki önemli adımı için beliren yeni tarihin ise 24 Nisan günü olduğunu savundu.
Sarkisyan, protokollerin onayı için önce TBMM'nin kararını bekleyeceklerini, eğer TBMM protokollerden yana tavır ortaya koyarsa, Ermeni parlamentosunun da buna olumlu karşılık vereceğinden şüphe duymadığını belirtti.
(AA)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.