Papandreu, neşter vurmakta kararlı
Başbakan Yorgo Papandreu, Brüksel'de geçen hafta '27'ler' zirvesinden çıkan politik destek kararı ile öncesinde bazı liderlerle yaptığı müzakerelere ilişkin bakanlar kuruluna bilgi verdi. "Hem nalına hem de mıhına" denebilecek eleştirilerde bulunan Papandreu, Yunanistan'ın siyasi ve ekonomik sistemi konusundaki hantal yapısına dikkat çekti. AB'ye karşı sert söylemini bir hafta aradan sonra sürdüren Papandreu, birliği paradoks içerisinde bulunmakla suçladı.
SOSYOLOG BAŞBAKAN SORUNLARA NEŞTER VURMAKTA KARARLI
Yunanistan'ın başbakanlık koltuğuna oturduktan sonra 'rakamları konuşmaktan çok sosyolojik tespit ve değerlendirmeleriyle' dikkat çeken ve zaman zaman bu tarzı nedeniyle eleştirilen Papandreu, lisans ve yüksek lisansını sosyoloji alanında tamamladı. Sosyalist PASOK'un lideri Papandreu, ekonomik krizin baskısıyla da olsa iflasın eşiğine gelen ülkede, şimdiye kadar devamlı ötelenen siyasi ve ekonomik reformları gerçekleştirmek için hem siyasi iradeye hem de halkın yetkisine sahip olduklarına dikkat çekerek kararlı bir tavır ortaya koyuyor. Başbakan Papandreu, ülkenin uluslararası camiada olumsuz değerlendirmelerle gündeme gelmesinde rol oynayan sorunlara neşter vurmaktan başkaca bir alternatifi bulunmadığına inanıyor. Yunan başbakan, krizle birlikte yakalanan bu tarihi dönüşüm fırsatının kaçırılmamasını gerektiğini ülkesine anlatmaya çalışıyor.
HER AY DEĞERLENDİRME YAPILACAK
Piyasalardaki gelişmeler ve AB kararlarının kendileri için önemli olduğunu kaydeden Papandreu, bakanlarına "bundan sonra tam anlamıyla koordinasyon içerisinde bulunmalıyız" uyarısı yaptı. Her bakanlığın faaliyetlerine ilişkin mali kontrollerin bundan böyle her ay yapılacağını belirten Papandreu, bu değerlendirmelerin tarihin hiçbir döneminde Yunan devletinde olmayan göstergelerin oluşturulmasına fırsat vereceğini kaydetti. Papandreu, nerede bulunduklarını anlamak için bütün bakanlıklarda Ekonomik İstikrar ve Kalkınma Programı'na ilişkin sorumlulukları konusunda hızlı bir inceleme yapacaklarını, bu değerlendirmenin her ay tekrarlanacağını açıkladı.
"EKONOMİ İNCELEME KOMİSYONU RÖVANŞ DEĞİL"
Yunanistan'ı geçmişte verdiği yanlış ekonomik verilere dikkat çeken Papandreu, güvensizlik sorunu yüzünden şimdilerde devamlı saldırılara maruz kaldıklarını istatistik, rakamlar ve bütçe konusunda bile bunun söz konusu olduğunu ifade etti. Papandreu, Yunanistan'da geçen ay hükümetten bağımsız incelemelerde bulunan IMF Uzmanlar Komisyonu'nun da geçen yıl bütçe açığının gizlenmesi ve siyasi sorunun oluşturduğu problemin boyutunu gözler önüne serdiğini ifade etti. Ekonomi konusunda inceleme komisyonu kurulması kararının kesinlikle rövanş alma düşüncesiyle yapılmadığının altını çizen Papandreu, "Gerçeklerin ışığında bir sonraki sayfayı, ülkemizin yeni sayfasını inşa etmek istiyoruz." dedi. Papandreu, aksi takdirde Yunanistan'da neyin olup olmadığını, neyin gizlenip gizlenmediği konusunda eleştirmenin kolaycılık olacağını söyledi. Papandreu, Yunan halkının da ne olup olmadığı konusunda endişeleri bulunduğunu belirtti. Papandreu şöyle devam etti: "Ülkede ihtiyaç duyulan uyumun, gerçeğin gizlenmesine değil ancak gerçek üzerine, adil devlet temeline ve siyasi sistemde ihtiyaç duyulan ortak değerler üzerine dayanması gerektiğini düşünüyorum."
Ana muhalefet partisi Yeni Demokrasi lideri Andonis Samaras'ın mali incelemelerin 1981 yılından itibaren başlatılması önerisine de cevap veren Papandreu, "Tarihi olarak bütçe açığı ve borçlanma sürecini incelemekle ilgili bir sorunumuz yok. Ancak hiç şüphe yok ki son yıllarda, son hükümet döneminde bu konuda sistematik bir ihmâl söz konusu." dedi. Papandreu, Yeni Demokrasi Partisi'nin aşırı borçlanmayı savunma harcamaları üzerinden eski PASOK hükümetlerine yüklemeye çalıştığını söyledi. Papandreu, özellikle son yılda finansal verilerin Yunan halkından ve AB ortaklarından gizlendiğini dile getirdi.
AB'YE SERT ELEŞTİRİLERDE İKİNCİ PERDE
Geçen hafta yaptığı gibi AB'ye yönelik yine sert eleştirilerde bulunan Papandreu, ekonomik verilerin değerlendirilmesi konusunda AB'deki araçların yetersiz kaldığını vurguladı. "EUROSTAT'ın tam anlamıyla değerlendirme ve kontrol yapma mekanizmalarından yoksun olduğunu" kaydeden Papandreu, EUROSTAT'ın AB üyesi ülkelerin genel ekonomik verileri konusunda çok daha net imkânlara sahip olması gerektiğini, Avrupa'da bunu dile getirme konusuna öncülük yaptıklarını ancak bazı ülkelerin bu şeffaflığın yapılmaması için kendi önerilerine karşı oldukları bilgisini verdi. Geçen hafta AB liderler zirvesinde gerçekleştirdiği kritik ve zor temaslara dikkat çeken Papandreu, 27'ler zirvesinden Yunanistan lehine çok önemli bir karar çıkartmayı başardıklarını kaydetti. Papandreu, buna rağmen ECOFIN'de aynı konunun ele alınmasını ise tepki gösterdi. Sosyalist lider, "Bu AB'nin kurumsal bir paradoks içinde olmasından kaynaklanıyor." dedi.
"GEÇMİŞTE YAPTIĞIMIZ HATARIN BEDELİNİ ÖDÜYORUZ"
Geçmişte yapılan siyasi ve ekonomik hatalara dikkati çeken Papandreu, bu konuda köklü reformlar yapılması zamanının geldiğini ifade etti. Papandreu özeleştirilerini şöyle sürdürdü: "Daha önce vurgulamıştık, geçmişte yaptığımız hatalara ilişkin sorumluluklarımızı tekrar söylüyorum. Yıllar boyu süren zayıflıklar ve her ne kadar önceki hükümet döneminde olsa bile geçmişteki bazı siyasi kararlar nedeniyle biz, bu hataları düzetmeye ve ciddi atılımlar yapmaya hazırız. Bu konuda programımız ve Yunan halkından aldığımız yetki var. Bu konuda seçim öncesi yaptığımız özeleştiriler var. Bu konuda farklı alanlarda yaptığımız atılımlar var. Daha başka kararları almak için siyasi iradeye ve halkın yetkisine sahibiz."
Papandreu, AB gibi kendilerinin de Ekonomik İstikrar ve Kalkınma Programı ve uygulanması konusunda çok ciddi bir değerlendirme yapılmasını istediklerini böylece Yunanistan'da ne yapılması gerektiğine ilişkin bir ölçüsüzlük olmayabileceğini belirtti.
NE ALMAN NE FRANSIZIN VERGİ PARASINI İSTİYORUZ
Papandreu, son günlerde bazı Avrupa ülkelerinde yapılan ve Yunanistan aleyhine çıkan anket sonuçlarına da göndermelerde bulunmayı ihmal etmedi. Papandreu şöyle konuştu: "Başkalarından para istemiyoruz. Ne Almanlardan, ne Fransızlardan ne İtalyanlardan ne de herhangi başka bir vergi yükümlüsünden para istemedik. Bizim istediğimiz, programımızı uygulamak için gerekli olan zaman." Krizden çıkış programına güvendiklerini anlatan Papandreu, "Programımız bize güvenirlik ve normal koşullarda borçlanma imkânı verecektir. Yani kolaycı yoldan kâr peşinde koşan ve ülkemizi açık ve gizli hedefleri için saranların durdurulması adına sadece 'politik destek' istiyoruz." şeklinde konuştu.
Ekonomik krizden kaynaklanan problem'in yalnızca Yunan sorunu olmadığını belirten Papandreu, "Aynı zamanda yaygın bir Avrupa sorunu. Bunun için uzlaşmacı ve koordinasyon içinde eylem gerekiyor." dedi.
KÂR FIRSATÇILARINA PARATONER OLMAK İSTEMİYORUZ-
Ekonomik krizi fırsata döndürmek için kolları sıvadıklarını ifade eden Papandreu, "Bütçe açıklarını önemli oranda azaltmak ve paralel olarak ülkeyi önemli bir kalkınma sürecine koymak için yeni bir sayfa açmaya hazırız" dedi. Güçlü sermaye odaklarından yakınan Yunan başbakan şöyle devam etti: "AB'nin ve bizim istediğimiz gibi ekonomik programın uygulamasıyla ciddi biçimde ilgilenmemize fırsat vermeyen, bazı kâr peşinde koşanların girişimlerine de paratoner olmak istemiyoruz. Programı uygulamaktan kaçmak için destek istemiyoruz, tam anlamıyla bu programı uygulayabilmek için destek istiyoruz."
İNCELEME KOMİSYONU DEPREM ETKİSİ YAPTI
Yunanistan'da adeta deprem etkisi yapan son 5 yılın mali konularına ilişkin inceleme komisyonu kurulması girişimi, PASOK iktidarının aldığı katı kriz önlemlerine destek veren ana muhalefet lideri Andonis Samaras'ı kızdırdı. Papandreu'yla dün bir görüşme yapan ve asık yüz ifadesiyle dikkat çeken Samaras, "Yeni Demokrasi, hiçbir şeyden korkmuyor. Saklayacak hiç birşeyi yok. Her şey aydınlansın! 1981'den beri olanları kastediyorum. Biz incelemeye evet diyoruz." dedi. Samaras, şu anda ödenen devasa borcun son 5 yılda oluşmadığını dile getirerek, "Bugün borç GSMH'nın yüzde 112'si. 2000 yılındaki PASOK döneminde de ekonomik kriz olmamasına rağmen yüzde 112'ydi." şeklinde konuştu.
Papandreu, önceki gün Moskova'dan Mali İnceleme Komisyonu kurulacağına ilişkin yeşil ışık yakmıştı. Aynı gün PASOK Parlamenter Grup Temsilcisi Hristos Papuçis de yaptığı açıklamada, komisyon kurmaya yönelten nedenleri, "Bütçeyi ve AB'ne sunulan kamu verilerini tahrif etme talimatı verenin kimliğini ortaya çıkarmak." olarak açıklamıştı.
Karar, SYRİZA partisi dışında muhalefetin tepkisine neden oldu. Yeni Demokrasi Partisi komisyon çalışmalarının 1981 yılından başlamasını isterken, Komünist Partisi halkı yanlış yönlendirme çabasından söz etti. Aşırı sağcı LAOS ise kriz ortamında gücün içte harcanarak yabancılara yem olunabileceği uyarısında bulundu. Ancak şimdiye kadar meclis bünyesinde kurulan araştırma komisyonlarından sonuç alınamadı. Gerek siyasi gerekse yapısal sorunlar nedeniyle başarısız oldu.
PAPANDREU AB'YE ÖNCEKİ HAFTA DA YÜKLENMİŞTİ
Papandreu geçen hafta da AB'ye sert eleştirilerde bulunmuştu. Yunanistan'ın içinde bulunduğu krizden AB'yi sorumlu tutan Papandreu, krizle mücadelede AB'nin Yunanistan'a gerekli desteği vermediğini söylemişti. Yunanistan'ın Avrupa ve uluslararası pazarlar arasında kobay olarak kullanıldığı benzetmesinde bulunan Papandreu, AB Komisyonu ve diğer kurumları arasında koordinasyon eksikliği bulunduğunu ve AB'nin cesaretsiz tutum takındığını ifade etmişti. Bu mücadelenin "milli bir mücadele" olduğunu dile getiren Papandreu, "Yaşadıklarımız, tekrar aynı yerde bulunmamak için bir yaşam dersidir. Korkacak bir şeyimiz yok. Tarihimizde yeni bir sayfa açmak için ilerleyeceğiz" diye umutlu konuşmuştu.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.