Erdoğan'dan muhalefete fıkralı gönderme
Türkiye'de patinaj devrini aştı. 7 yıl öncesi bu ülkede milli gelir nerede idi, bu dönemde nerede? Bunun değerlendirmesini yapmayacak mıyız? İş adamları olarak kendinizi değerlendirin. Her atılan adıma karşı çıkmak ülke hayrına değildir. Ülke hayrına atılan adımlar muhalefetle karşılaşıyor.
Cin şişeden çıkmış sormuş ne istiyorsun? Yalnız demiş sana verdiğimin 2 katını komşuna vereceğim. Adam bir gözümü kör et demiş.Biz de muhalefet de böyle...
Muhalefet söylentilerle gensoru önergesi veriyor. Ben bunu ifade ettim. Gensoru Türkiye'de yalama oldu. Anamuhalefet diyor ki hukuk oldu. Hukuk yalama olmaz. Hukuk doğuştan gelen haklardır.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Başbakan Erdoğan'ın gündeminde Anayasa değişikliği vardı.Anayasayı toptan değiştirmenin mümkün olmadığını söyleyen Erdoğan bazı değişiklikler için millete gideceklerini söyledi. Kurucu meclis fikrinin ortaya kasıtlı atıldığını söyleyen Erdoğan 'Bu fikir siyasetçinin kendini inkar etmek olur ,Bu mecliste anayasa değişikliği yapacak insan yok mu' Yasama Yürütme Yargı erklerinin ayrı olduğuna dikkat çeken Erdoğan Yargının sürekli yürütmenin önünü tıkadığından şikayet etti.
HALKIN İHTİYAÇLARINA SIRTIMIZI DÖNEMEYİZ
İhtiyaç sahiplerine sırtımızı dönemeyiz, bu ülkede evde bir tas çorbası kaynamayan insalar var. Bunlar bundan önceki yanlış uygulamaların sonucu. Ben gittiğim her ilde bakanları, o ilin vekillerini, valisini yanıma alıyorum ve temsili de olsa bazı aileleri ziyaret ediyorum. Bu insanların sorumluluklarını sırtımızda taşıyoruz.
KUVVETLER AYRILI PRENSİBİNE VURGU
Türkiye'de kuvvetler ayrılığı prensibinin uygulanmadığını söyleyen Erdoğan, "Kuvvetler ayrılığı prensibine göre yasama, yürütme ve yargı birbirinden ayrı olması gerekir. Peki ayrı mı? Ne yazık ki değil. Yasamada ayrı bir durum, yürütmede ayrı bir durum var. Yargı bir anda hepsini silip atabiliyor. Hani birbirinden ayrıydı? Ne oldu? Şu anda yargı istediği şekilde yürütmeye müdahale edebiliyor. Ama bakıyorsunuz ki bir taraftan da Parlamento'nun yüzde 65'ine sahip -ya da en küçüğü fark etmez- bir siyasi partinin kapatılması noktasında iki dudak arasından çıkacak sesle bu ülkede konuşulabiliyor. Bunu kabullenmek mümkün değil. Varsa ortada bir suçlu bedelini o ödesin. Ama bir tüzel kişiliği bu bedele mahkum etmek demokrasiyle bağdaşır bir şey değil. Hiçbir modern ileri demokraside bu yok. Bunu biz milletimize giderek çözmek istiyoruz. Milletimizle de bun çözeceğimize inanıyoruz. Milletimize yargı reformunu anlatacağız. Yargı 'herşeyi biz yapalım' diyor. Ben de 'bütün dünyanın gelişmiş ülkelerinin ortalamasını alalım, ondan sonra ne çıkıyorsa onu uygulayalım' diyorum. Buna var mısın? Yok musun? Onu soruyoruz. O da işlerine gelmiyor. 'Bize münhasır bir şey olacak' diyorlar. Böyle bir şey yok. Siyasetçinin yargılanmasına da, partinin kapatılıp kapatılmamasına da müsaadeyi Parlamento versin. Bunun adımının atılması lazım. Bu Parlamento halkın temsilcisi. Millet adına tasarruf yetkisine de bu Parlamento sahip." şeklinde konuştu.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.