FLAŞ! HSYK'dan açıklama!

FLAŞ! HSYK'dan açıklama!
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Kadir Özbek, HSYK'nın yapısı ve çalışma esaslarının kuvvetler ayrılığı ilkesi gözetilerek düzenlenmesi gerektiğini belirterek, ''Aksine yaklaşımlar, hukukun genel ilkelerine, Anayasa'nın te

Özbek, Anayasa değişikliği paketiyle ilgili olarak kurulun seçilmiş üyeleriyle birlikte açıklama yaptı.
    
Anayasa'ya göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan Özbek, Anayasa'nın 2. maddesindeki bu hükmün değiştirilemeyeceği gibi değiştirilmesinin dahi teklif edilemeyeceğini kaydetti.
   
Kadir Özbek, Anayasa'nın başlangıç kısmındaki kuvvetler ayrılığının, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmediğini, belli devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni işbirliği olduğunu belirterek, üstünlüğün Anayasa ve kanunlarda bulunduğunu vurguladı.
    
HSYK ile ilgili düzenlemeye Anayasa'nın yargı bölümünde yer verildiğini anımsatan Özbek, şunları kaydetti:
    
''Dolayısıyla HSYK'nın yapısı ve çalışma esaslarının Anayasa'da yer aldığı yargı bölümüne uygun olarak ve kuvvetler ayrılığı ilkesi gözetilmek suretiyle düzenlenmesi gerekmektedir. Aksine yaklaşımlar hukukun genel ilkelerine, Anayasa'nın temel felsefesine, Türkiye Cumhuriyeti'nin niteliklerini belirleyen 2. maddesine aykırılık oluşturacağı gibi, Anayasa'nın egemenlik hakkının kullanılmasını düzenleyen 6 ve 9. maddeleriyle de açık bir çelişki yaratmaktadır.''
  
  HSYK Başkanvekili Özbek, Anayasa'nın bazı maddelerinde değişiklik yapmak amacıyla hazırlanan taslak metinde HSYK'ya yönelik yapılan düzenlemede öne çıkan hususları şöyle sıraladı:
    
''Yargı bağımsızlığının sağlanması ve güçlendirilmesi yargının en önemli sorunlarından olup yargı reformu öncelikle bu sorunu ve bununla birlikte yargıdaki iş yüküyle ilgili konuları çözümlemek durumundadır.
    
Bugün yerel ve yüksek mahkemelerimizde sayısı milyonlarla ifade edilen dava dosyası bulunmaktadır. Mahkemelerimiz, Yargıtayımız ve Danıştayımız aşırı iş yüküyle boğulmuştur. Asıl yapılması gereken yargı reformu, yargıya gelen iş sayısını kaynakta kurutmak, yaratıcı ve yenilikçi çareler üreterek iş yoğunluğunu en aza indirgemek ve adaleti en üstün derecede tecelli ettirerek hak sahiplerine haklarını en kısa sürede ve en az masrafla teslim edebilmektir. Geciken adaletin adalet olmadığı gerçeği ortadan kaldırılmalıdır.
   
Halkımız, yetkili ve görevli idari ve siyasi alandaki sorumlulardan yıllardan beri bıkmadan, sabırla, inançla ve ümitle gerçek bir yargı reformu yapılmasını beklemektedir. Türk milleti adına yargılama yapan ve karar veren mahkemelerimiz de bu beklenti içindedir. Ülkemizin yargı alanındaki öncelikli somut gerçeği bu olduğu halde taslak metinde bu konunun tamamen göz ardı edilmesi, gerçek bir yargı reformundan ne kadar uzak olunduğunu göstermektedir.
   
Bugünkü yapısıyla HSYK'nın başkanlığını Adalet Bakanı yapmakta, müsteşarı katılmadığı takdirde toplantı yapılamamakta, Bakanlığa bağlı adalet müfettişlerinin yaptığı soruşturmalar sonucunda hazırladıkları rapor çerçevesinde karar vermekte, idari ve mali özerkliği, binası ve sekreteryası bulunmamaktadır.
   
Teftiş Kurulu, Adalet Bakanı'na bağlıdır. Kurul gündemi Adalet Bakanı'nca hazırlanmaktadır. Kurul üyelerinin gündem sırasında sadece acele ve günlü işleri gündeme alınıp görüşülmesi yönünde önerge vermeleri imkanı bulunmaktadır. HSYK Kanunu'nun 10. maddesi gereğince Kurul, üye tam sayısıyla toplanabilmekte, salt çoğunlukla karar alabilmektedir. Bu haliyle mevcut Kurul bağımsız değildir.''

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.