700 yıllık Cihad Fetvası'nı Mardin'de masaya yatırdı
Mardin'de bir araya gelen İslam âleminin önde gelen isimleri, radikal grupların eylemlerine meşruiyet kazandırmak için kullandığı 700 yıllık cihat fetvasını masaya yatırdı.
Artuklu Üniversitesi'ndeki sempozyumda konuşan Küresel Yenilenme ve Rehberlik Merkezi (GCRG) kurucusu Şeyh Abdullah Bin Bayah, terörist saldırıları İslam'la bağdaştırmanın mümkün olmadığını vurguladı. Büyük İslam alimi İbn-i Teymiyye'nin Moğol istilası sırasında verdiği, bütün Müslümanları, Müslüman olmayan yönetimlerle savaşmaya çağıran fetvasının bazı kesimler tarafından yanlış yorumlandığını belirten Şeyh Abdullah Bin Bayah, "Bu fetva üzerine savaş açanlar yanlış yapıyor. Şeriatın sesi, terörizmle aynı değildir. Bu tür terörist saldırılar yanlıştır. Barışı savunmak ve barışı görmek istiyoruz." dedi.
Sempozyuma katılan alimler, 'Mardin Fetvası'nın işgale karşı bir direniş mi, yoksa bazı örgütlerin kanlı eylemlerine meşruiyet kazandırmak için kullandığı bir argüman mı? sorusunun yanında, Dar-ül Harp ve Dar-ül İslam gibi kavramları da ele alıyor.
"İNSANLAR, FETVANIN GERÇEK DEĞERİNİN ÜSTÜNÜ ÖRTTÜ"
Toplantıya katılan din adamlarından Şeyh Abdullah Bin Bayah, toplantının önemine işaret ederek başladığı konuşmasında, "İslam dininin dışına çıkmış davranışları tartışmamız gerekiyor. Bazı insanlar din adına insanları öldürüyor. Bunu aslında hırsızlığa benzetmeliyiz. O dönemde cihat fetva neden verildi, ona bakmamız gerekiyor. Moğollar ile Şeyh-ül İslam İbn-i Teymiyye arasında bir çatışma vardı. İslam-ı savunmak, Moğolları savunmaktan daha önemliydi. Bu nedenle fetvayı verdi. Aradan asırlar geçince bazı gençler bu fetvayı farklı yorumladı. Bu gençler 'İslam dininin olmadığı yer, savaş alanı olmalıdır' dediler. Ama fetvanın içeriği bu değildir. İnsanlar, fetvanın gerçek değerinin üstünü örttü. Bu fetva üzerine savaş açanlar yanlış yapıyor. Bu konuda Kuran-ı Kerim'de de anlatımlar var. Londra veya başka yerde terörist saldırı yapmak İslam'la bağdaşmaz." diye konuştu.
Şeriatın sesinin terörizmle aynı olmadığını söyleyen Bayah, "Bu tür terörist saldırılar yanlıştır. Barışı savunmak ve barışı görmek istiyoruz." ifadesini kullandı.
"GERÇEKLERLE YÜZLEŞMELİYİZ"
Toplantıda İbn-İ Teymiyye'nin fetvasıyla ilgili görüşlerini aktaran Tabah Vakfı Direktörü Şeyh Habib Ali Jifri ise "Bu fetvanın yeniden yorumlanmasına imkân verdiği için Allah'a şükürler olsun. İbn-i Teymiyye tıpkı diğer alimler gibi, kendi yaşadığı koşulları göz önünde bulundurarak fetvasını verdi. Dünyada İslam adına katliamlarla işleniyorsa ve bazıları İslam'ı kendi istedikleri şekilde yorumluyorsa bu konuda üzerimize çok şey düşünüyor. Cinayet, katl, zarar verme ile direnme arasında çok fark var. Teymiyye önemli bir alim. O dönem için söylenenler o dönem için söylenmiştir. Bu fetvayı, gerçekliğin hükümranlığı altında doğru yorumlamamız gerekir. Gerçekler ile yüzleşip kendi kendimizle barışmamız lazım." şeklinde konuştu.
"MÜSLÜMANIN CANINA VE MALINA SALDIRILAMAZ"
Dünyadaki Müslüman Azınlıkların Başkanı Dr. Ali al-Karadaği da yaptığı konuşmada ilmi ve birikimi ne olursa olsun, bir insanın her söylediği sözün sonsuza kadar doğru olmayabileceğine dikkat çekti. "Hepimizin insan olduğunu hatırlamalıyız. Peygamberimiz de ifade etmiştir ki, insanlar hata yapabilir. Bazı öğrenciler dönemin fetvasını yorumlamada hata yapıyor. Bir takım yanlış unsur ve yorumlara kapılıyorlar. İnsanların düşünce yapısını kısıtlamaları, tek şekilde yorumlamaları doğru değildir. Zamanın çok önemli bir alimi olan Şeyh-ül İslam İbn-i Teymiyye de hata yapabilir. O dönemde Mardin, Moğolların istilası altındaydı. Şeyh-ül İslam da Moğollar islamiyeti gerçek anlamda uygulamadığı için bu fetvayı çıkarmıştır." açıklamasında bulundu.
Karadaği şöyle devam etti: Fetvalar bazen yanlış yerlerde yanlış şekilde kullanılıyor. Dar-ül İslam ve Dar-ül Harp tanımlarını konuşacağız. Bugün şiddet yolu ile bir şeyler yapmak isteyen insanlar eylemlerini bu fetvaya dayandırıyor. İbn-i Teymiyye doğru bir fetva vermiştir. Ama bugün insanlar bu fetvadan yanlış sonuçlar çıkarmıştır. Müslümanın kanı ve malları saldırıya maruz bırakılmaz. Müslümanların, gayri müslimleri de koruması gerekiyor. Müslümanların bir denge içinde hareket etmesi gerekiyor. Müslümanın kanı dökmek ve Müslümanın malına zarar vermek yasaklanmıştır. Eğer bunu başaramıyorsak insanlığa destek veremeyiz. Bunun için işbirliği yapmamız lazım. Bu konuda işbirliği yapmayanlar bizden değildir. İbn-i Teymiyye'nin fetvayı çıkarmasındaki tek sebep Cengizhan'ı kovmaktı. Şeyh-ül İslam, Mardin halkına düşman olmalarına rağmen kâfir dememiştir. Müslümanları, işgale karşı kendilerini korumaya davet etmiştir."
Toplantının yapıldığı Artuklu Üniversitesi çevresinde polis yoğun güvenlik önlemleri aldı. Toplantıya Süryani Metropolit Salibe Özmen da katıldı. Özmen, "Bu tür toplantılar, dinler arasındaki hoşgörü ve barışın geleceği açısından önemlidir." dedi.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.