Erdoğan'dan vekillere kritik uyarı
Söze 'ortalık toz duman' diyerek başlayan Erdoğan, en geç salı akşamı son hali verildikten sonra tasarının Meclis'e sunulacağını kaydetti. Yüksek yargıdan gelen tepkileri duygusal ve siyasî bulan Başbakan, sivil toplumun daha geniş çaplı değişim talebine "Mutabıkız, ama şartlar ortada." karşılığını verdi. Taslağı AK Parti'nin tasarısı olarak yorumlayanların 'ipe un serdiğini' düşünen Erdoğan, "Biz bu işin sadece sekreteryasını yaptık. CHP başta, TOBB, TÜSİAD ve barolar tarafından hazırlanmış anayasa çalışmaları masaya yatırıldı." dedi. Başbakan, değişikliğin referanduma gitmeden gerçekleştirileceği konusundaki umudunu da şu sözlerle açıkladı: "Muhalefet partilerinin milletvekilleri gizli oylamada bu pakete oy vererek referanduma gerek bırakmadan anayasa değişikliğini sağlarlarsa, referandumla vakit kaybetmemiş oluruz. Vekillerin nefis muhasebesi bu ülkenin kaderini etkileyecek. Halkımızın yüzde 60'ı pakete olumlu bakıyor."
Parti kapatmayla ilgili düzenlemeye yönelik eleştirileri de ilginç bir örnekle cevaplayan Başbakan Erdoğan, "Herhangi bir Yargıtay mensubu hakkında soruşturma açmak için Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun izni gerekiyor. Niçin parti kapatma soruşturmasında Parlamento'nun izninin alınması yadırganıyor?" diye sordu. HSYK'daki son krizi, 'gündem kapma ve müsteşara suç duyurusu için fırsat kollama' olarak gören Erdoğan, "Kurulun olağanüstü gündemi Ergenekon savcılarıyla mı ilgili?" sorusuna ise şu karşılığı verdi: "Hukukun işlemesinden rahatsızlık duyuyorlar. İstedikleri, bekledikleri karar çıkmayınca, 'hukuk işlemiyor' diyorlar. Anlayış bu."
Başbakan Erdoğan, Arap Zirvesi için gittiği Libya yolunda gazetecilerin yönetici ve yazarlarının güncel konulardaki sorularını şöyle cevaplandırdı:
Ortalık toz duman dediniz, anayasa çalışmalarında son durum ne?
Arkadaşlarımız çalışmalarını parlamento içi ve dışı siyasi partilere takdim etmeye başladılar, kısa da olsa diyalog kuruldu. STK'lar, medya temsilcileri ve akademisyenlerle görüşüldü. Geri dönüşler oluyor. En geç salı akşamı son hali verilecek. Tasarı haline getirilip vekil arkadaşlarımız tarafından Meclis'e sunulacak.
Yüksek yargı neden bu kadar sert tepki verdi?
Tepkilerini çok duygusal ve siyasi buluyorum. Toplumda beklenti var, kamuoyu araştırmalarında değişiklik talebi çıkıyor. Gönül isterdi ki yüzde 100'e yakın uzlaşma ile çıksın. Aslında 2007'den önce bu değişiklikleri birlikte hazırlayalım diye Meclis'te diğer partilerle birlikte komisyon kurduk. Ancak 14 Mart'a partimize kapatma davası açılınca, süreç sona erdi. Şimdi de çok çaba sarf ettik. Anamuhalefet baştan reddetti. Diğeri, MHP, 'seçim sonrası' dedi. İş başa düştü. STK'lar haklı olarak 'daha geniş çaplı bir değişim istiyoruz' diyor. Mutabıkız; ama şartlar ortada. Bu sebeple acil olarak değiştirilmesi gerekenleri halledelim dedik. Bu taslak. İtirazlar, değişiklikler, ilaveler olabilir. Bunu AK Parti'nin, Başbakan'ın tasarısı olarak yorumlamak yanlış. Bu tarz yaklaşımlar "ipe un sermek" amaçlı. Biz bu işin sadece sekretaryasını yaptık. CHP başta, TOBB, TÜSİAD ve barolar tarafından hazırlanmış değişik anayasa çalışmaları masaya yatırıldı. Azami ittifak sağlanacak çalışma yapıldı.
VEKİLLERE NEFİS MUHASEBESİ ÇAĞRISI
Pakette Kürt açılımı ile ilgili düzenlemeler neden yok?
Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni destekleyen çok madde var. Mesela memurların toplu sözleşme hakkı. Uzlaşma Komisyonu'nun kararını nihai hale getiriyoruz. Bakanlar Kurulu devreden çıkıyor. Ama bu projeye sadece "Kürt açılımı" diye bakmak doğru değil. Memurların, Roman vatandaşların, Çerkeslerin ve Abhazların da sorunları var. Bu proje hepsini kapsıyor. Kaldı ki, başında da açıklamıştık. Kanunlarda, genelge ve yönetmeliklerde yapacağımız değişiklikler var. Kısa vadede bunları gerçekleştireceğiz. Anayasa değişikliği gerektiren düzenlemeleri uzun vadede yapacağız.
Değişikliğin referanduma gitme ihtimalini ve sonucunu değerlendirir misiniz?
Umutlu olmak istiyorum. Muhalefet partilerinin milletvekilleri gizli oylamada bu pakete oy vererek referanduma gerek bırakmadan anayasa değişikliğini sağlarlarsa, referandumla vakit kaybetmemiş oluruz.
CHP ile MHP arasında tutum farkı bekliyor musunuz?
Söylenenleri ülke demokrasimiz adına sıkıntı görüyorum. Milletvekillerinin nefis muhasebesini iyi yaparak bu ülkenin kaderine olumlu veya olumsuz etki yapmaları söz konusu. Halkımızın yüzde 60 civarındaki kısmı bu pakete olumlu bakıyor.
Parti kapatma konusunda neden yetkinin komisyona bırakıldığı soruluyor...
İş sahibine verildi. Soruşturma açılıp açılmamasına Meclis karar verecek. Şu an herhangi bir Yargıtay mensubu hakkında soruşturma açmak için Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun izni gerekiyor. Niçin parti kapatma soruşturmasında aynı şekilde Parlamento'nun izninin alınması yadırganıyor? Bu sadece olması gerekendir. Üstelik izin kararını Meclis'te grubu bulunan partilerin atayacağı 5'er kişiden oluşan komisyon verecek. Bugünkü duruma göre 336 milletvekili olan iktidardan beş, üç muhalefet partisinden 15 üye olacak.
Peki aralarında anlaşıp kapatmaya geçit verirlerse?
Demokratik sistemde kapatma kararı çıkarsa çıksın, gidip hesabını millete verirler. Meclis demokratik sistem içerisinde buna yol veriyorsa, varsın soruşturma açılsın. Ardından kapatmaya Anayasa Mahkemesi karar veriyor. Orada da üçte iki oy çokluğu gerekiyor.
Anayasa değişikliğine eleştiriler Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nda (HSYK) odaklanıyor...
Adalet bakanı ve müsteşarı, HSYK üyeliğinden çıkarılsın deniyor. AB ülkeleri ve normlarına bakalım. Oralarda mevcut. Niçin burada karşı çıkılıyor? Hepsinde üyeleri parlamento, devlet başkanı atıyor. Bizimki gibi HSYK yapısı Avrupa'da yok. Bize özgü. Anayasa Mahkemesi'ne üye atamasını da Parlamento'ya veremedik. Oysa Avrupa'da parlamentolar atıyor. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı verilmesine bile Yargıtay karşı çıkıyor. Oysa dosyalar birikmiş durumda. 20 yıldır süren davalar var. Bir taraftan "Gecikmiş adalet adalet değildir." diyeceğiz, diğer taraftan atılacak adımlardan rahatsız olacağız.
Son HSYK krizi nasıl çıktı, bilgi verildi mi size?
Olağanüstü gündem oluşturmak istiyorlar. Oysa gündem oluşturma Adalet Bakanlığı'nın görevi. Gündem kapma durumu söz konusu. Ertesi gün de Müsteşar'ın çok yakın bir arkadaşının babası vefat etmiş, kendisi cenazeye gitmiş. Suç duyurusunda bulunuyorlar. Bu kadar zaman birlikte çalışmışsınız, böyle şey olur mu? Fırsat kollama görülüyor. Siyasi yaklaşım olduğu görülüyor.
Olağanüstü gündem özel atamalarla mı ilgili?
Müsteşar böyle bir duyum almış olabilir...
Ergenekon savcılarıyla mı ilgili?
Önce bir isme odaklandılar, şucu, bucu dediler. Sonra HSYK'nın atadıkları geldi, onları nereye koyacaklar? Erzurum'da da aynı. Hukukun işlemesi noktasında rahatsızlık duyuyorlar. İstedikleri, bekledikleri karar çıkmayınca, "hukuk işlemiyor" diyorlar. Anlayış bu.
Kaçak Ermenilerle ilgili sözleriniz cemaatle görüşmenizde gündeme geldi mi?
Ermeni cemaati lideri Bedros Şirinoğlu ve arkadaşını kabul ettim. Cemaatin sorunlarını görüştük. 4 ay önce de Dolmabahçe'ye gelmişlerdi. Ne kadar kaçak Ermeni var diye sormuştum. O zaman 70 artı 30, toplam 100 bin demişlerdi. Ben de o rakamı telaffuz ettim. Dün gelip yanlış rakam için özür dilediler. Ülke vatandaşımız olmayanların gerçek sayısının 20-25 bin civarında olduğunu ifade ettiler. Bizim onlarla da bir sorunumuz yok. Rahatız. Bana çocuğu hasta bir kaçak ailenin tedavi için uzun dönemli ikamet izin talebini getirdiler. Araştırılsın sağlık sorunu incelensin, doğru ise süresiz ikamet iznini verelim dedim. Bir ayrım söz konusu değil.
Kaçak işçi ailelerinin çocuklarının azınlık okullarında okuması mümkün mü?
Ben Milli Eğitim Bakanı'ma bir çalışma yapması için talimat verdim. Ancak ülke vatandaşı olmayanların Ermeni okullarında eğitim görmelerine Lozan izin vermiyor. Şimdi bir çalışma yapıyoruz. Vatandaşımız olanların eğitim almalarını, yeni okullar kurmalarını engelleyen hiçbir şey yok. Yani AB üyelerinin bizlere tanımadığı hakları biz herkese tanıyoruz.
Okul teklifini reddeden Merkel'e tepki gösterdi: Türkiye şamar oğlanı mı?
Başbakan Tayyip Erdoğan, ülkesinde Türk liseleri açılması teklifine karşı çıkan Almanya Başbakanı Angela Merkel'e tepki gösterdi. Libya yolunda gazetecilerin konuya ilişkin sorusu üzerine Başbakan, "Merkel, Almanya'da Türk lisesi açılmasını kabul etmiyor. Geldiğinde kendisine düşüncelerimi ileteceğim. Türkiye, şamar oğlanı mı? Türkiye'de Alman Lisesi, İstanbul Erkek Lisesi başta Almanca eğitim yapan Anadolu okulları ve imam hatipler var. Biz rahatız." dedi. Berlin'in üniversite talebi üzerine Beykoz'da 120 dönüm güzel fidanlık yeri verdiklerini ifade eden Erdoğan, "Onların Türkiye'ye karşı bu nefret ve kini neden anlamıyorum. Bayan şansölye olarak, Merkel'den bu yaklaşımı hiç beklemezdim." diye ekledi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.