Savcı, Alparslan Arslan için uyusturucu raporu istedi!
KENAN KIRAN'IN HABERİ...
Birinci “Ergenekon Terör Örgütü” davasında Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, tutuklu sanık Alparslan Arslan’ın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek, Cumhuriyet gazetesine ilk bombanın atıldığı 5 Mayıs 2006’dan itibaren uyuşturucu, uyarıcı veya kimyasal madde kullanıp kullanmadığına ilişkin rapor hazırlanmasını istedi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada savcı Pekgüzel, sanık ve avukatların taleplerine ilişkin görüşünü açıkladı. Alparslan Arslan’ın babası İdris Arslan’ın, oğluna kimyasal ilaç verilip verilmediğinin Adli Tıp Kurumu’nca tespit edilmesi yönündeki talebine ilişkin, baba Arslan’ın davada sıfatı olmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığını belirten Pekgüzel, ancak dosyaya yansıyan ifadeler ve sanığın daha önce sevk edildiği sağlık kuruluşunda tahlil numunesi vermediğinin belirtilmesi hususları gözetilerek, sanığın yeniden Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesini istedi. Pekgüzel, Arslan’ın gerekli tahlillerinin yapılarak, halen ve 5 Mayıs 2006’dan itibaren uyuşturucu, uyutucu, uyarıcı veya kimyasal bir madde alıp almadığının, almışsa, TCK’nın 34. maddesi uyarınca, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği üzerindeki etkisinin ne olduğunun bildirilmesini talep etti.
Danıştay saldırısının tetikçisi Alparslan Arslan’ın babası İdris Arslan, Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurmuş ve iki sayfalık dilekçesinde şunları söylemişti:
“Olay günü (Danıştay saldırısı günü) Ankara’ya gittim. Emniyetten yetkililer ve Savcı Beyler bana Alparslan’ın göz çevresinin morardığını, uyuşturucu kullanıp kullanmadığını sordular. Ben de kesinlikle uyuşturucu kullanmadığını, uykusuzluk ve yorgunluktan olabileceğini söyledim.
“Yine Emniyet yetkilileri Alparslan’ın hiçbir şey yiyip içmediğini söylediler. Bu durumun daha sonraki zamanlarda da devam ettiğini cezaevi ziyaretlerimizde gözlemledik. Yaklaşık bir ay böyle devam ettiği için, Alparslan bir deri bir kemik kaldı. Normal bir insanın bu kadar uzun süre açlığa ve susuzluğa dayanması çok düşündürücüdür. Alparslan’ın avukatı Ahmet Doğan ile yaptığımız görüşmelerde, Alparslan’dan alınan kan ve idrar numunelerinin az olması nedeniyle tahlil sonucunun sağlıklı olamayacağını söyledi.
“Bilgi toplamak amacıyla iddianamede adı geçen Salih Kurter’e birkaç kez gittim. Salih Kurter, Alpaslan’ın Danıştay baskınından birkaç gün önce yanına geldiğini ve “Hocam benim adım ne?” diye sorduğunu, bunun üzerine Alpaslan’ın avukat arkadaşlarına Alpaslan’ın kafayı yediğini, bu nedenle sahip çıkmalarını istediğini söylediğini bana söyledi. Bu durumu Ankara’da verdiği ifadesinde de belirttiğini ayrıca söyledi.
“ALPARSLAN ARSLAN’IN ÜSTÜ BAŞI DAĞINIKTI”
“Elazığ’da ikamet eden ve aynı zamanda hemşehrim olan Hacı İsmail Vural olay tarihinden birkaç gün önce İstanbul’da okumakta olan oğlunu görmeye geldiğinde, Alparslan’ı üstü başı dağınık bir halde gördüğünü ancak bana kıyamadığı için durumu bana bildirmediğini daha sonraki görüşmelerimizde bana anlatmıştı.
(…) Oğlum Alparslan Arslan’a kimyasal ilaç verildiği kanaatini bende uyandırmaktadır. Bütün bu nedenlerden dolayı olay tarihinden 10 gün öncesiyle olay gününe kadar oğlum ile birlikte olan şahıslar ile olay tarihinde oğlumu sorgulayan Emniyet görevlilerinin ve cezaevinde tutuklu bulunduğu süre zarfında rapor ve tutanaklar düzenleyen cezaevi ilgili sağlık servisi görevlilerinin tanık olarak dinlenilmesini talep ediyorum”
KAN YETERLİ OLMADIĞI İÇİN...
Danıştay sanığı Aykut Metin Şükre’nin avukatı Mehmet Taşdelen de, “Adli Tıp’ta Alparslan’dan tetkik için 100 ml kan alınması gerekirken 38 ml kan alınmış. Bu miktar yeterli olmadığı için Adli Tıp, kimyasal test yapamıyor. Bu bir karartma değil midir?” ifadelerini kullanmıştı.
VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.