Dünya Reklamverenler Haftası başladı
Türkiye'nin ev sahipliğinde, dünyanın çeşitli ülkelerinden reklamcıları bir araya getirecek ''Dünya Reklamverenler Haftası'' başladı.
Hafta dolayısıyla Swissotel'de düzenlenen basın toplantısında konuşan Dünya Reklamverenler Federasyonu (WFA) Direktörü Stephan Loerke, WFA'nın, 53 ülkenin reklamverenler derneklerinin yanı sıra marka olmuş çeşitli şirketlerin de üyesi bulunduğu bir federasyon olduğunu belirtti.
Reklamverenler Derneği'nin de federasyonun seçkin bir üyesi olduğunu vurgulayan Loerke, federasyonun, üyelerine daha etkin pazarlama stratejisi belirlemeleri için destek olduğunu, ayrıca yapılan yeni yasal düzenlemelerde sektörün haklarını korumaya yönelik çalışmalar yaptıklarını ifade etti.
Loerke, Avrupa 2010 Kültür Başkenti seçilen İstanbul'da yapılacak Dünya Reklamverenler Haftası'nda reklam sektörünün son dönemde geçirdiği hızlı değişimin, karşılaştığı yeni fırsat ve zorlukların ele alınacağını bildirdi.
Reklam sektöründe son dönemdeki en önemli değişimlerden birinin reklam pazarının sadece Avrupa ve ABD odaklı değil çok merkezli bir hale dönüşmesi olduğunu, Avrupa pazarı kriz nedeniyle duraklamaya girerken, Orta Doğu gibi yeni pazarların yükselişe geçtiğini ifade eden Loerke, şöyle devam etti:
''Dünya reklam verenler pazarı, bugüne kadar görmediğimiz ölçekte değişiyor. Depremler gibi çok hızlı değişimler yaşanıyor. Batı ekonomilerinde Türkiye dahil ciddi bir darbe yaşandı. Gelişmekte olan Latin Amerika, Asya Pasifik gibi yerler ise küresel krize çok daha dayanıklı olduklarını gösterdiler. Bu süreçte, gelişmekte olan pazarlara ayrılan reklam bütçesi ciddi oranda artıyor. Ancak bu pazarlardaki açmazlar ise henüz belirli standartlar olmaması ve kanunların oturmamış olması.''
Loerke, internetin reklamcılık sektörüne yeni pazarlar yarattığını, bu teknoloji sayesinde en küçük işletmenin bile tüm dünyaya açılabildiğini belirterek, ''Ben internetin dünyadaki ticaretin yapısını değiştireceğini düşünüyorum'' dedi.
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Loerke, ''krizden sonra pazarın ne kadar küçüldüğüne'' yönelik bir soruya, Batı Avrupa ülkelerinde ekonomiler yüzde 5 küçülürken reklam harcamalarının da aynı oranda azaldığı, ABD'de ise ekonomi yüzde 2,5 küçülürken reklam harcamalarının yüzde 10 oranında azaldığı yanıtını verdi.
Dünya genelinde bu yıl reklam harcamalarında yüzde 5'lik bir artış beklediklerini kaydeden Loerke, Türkiye'ye ilişkin ise, ''Reklam sektörü açısından biz Türkiye'yi gelişmekte olan ülkelere dahil olarak düşünüyoruz. 2010-2011 yılları arasında Türkiye'de reklam harcamalarının iki haneli olarak büyüyeceğini öngörüyoruz'' diye konuştu.
Ülkelerin reklam harcamalarıyla ekonomik büyüme arasında hep güçlü bir bağ olageldiğini vurgulayan Loerke, ''(Aman televizyonda ne kadar çok reklam var) diye düşünmeyin. Ne kadar reklam varsa, bir ülkenin ekonomisi o kadar başarılıdır. Bunu böyle görmek lazım'' dedi.
Loerke, ''Reklam pazarının tek elden ölçümlenmesi için federasyon olarak ne tür bir destek sağlayacaksınız?'' şeklindeki soru üzerine de, federasyon olarak tek elden ölçüm sistemini kesinlikle istediklerini, bunun Türkiye gibi büyük bir reklam pastasına sahip ülkeler için önemli olduğunun altını çizdi.
-''TÜKETİCİ MOBİL REKLAMI SALDIRGAN KABUL EDİYOR OLABİLİR''-
Stephan Loerke, ''Veriler konusunda uzlaşılması lazım. İnsanlar satın aldıkları medyanın hedef kitlelerine ulaştıklarını düşünürlerse reklam pastası büyür. Federasyon olarak da gelişmekte olan pazarların bu tür yapıları oturtmasını istiyoruz ki veriler sağlıklı olsun'' şeklinde konuştu.
Bir başka soru üzerine, reklamcılıkta yıldızı parlayan sektörler arasında teknoloji ve bankalar, havacılık gibi hizmet sektörlerinin geldiğini de belirten Loerke, mobil reklamcılığın ise 4 yıldır ''patlayacağı'' yönünde beklenti olmasına rağmen beklenen yükselişi henüz gerçekleştiremediğini söyledi.
Loerke, bunun nedenine ilişkin de, ''Mobil pazarlama tüketiciler için uygun kabul edilmiyor belki. Saldırgan kabul ediliyor olabilir. Örneğin internette, sosyal ağlarda insanlar reklam görmek istemiyorsa dijital ayarlarını buna göre yapabiliyor. Bunu yapma hakkı var. Tüketicinin kabulü önemli burada'' diye konuştu.
-RVD BAŞKANI PURA-
Reklamverenler Derneği (RVD) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Pura ise Dünya Reklamverenler Haftası boyunca reklam dünyası adına önemli görüşmeler olacağını vurguladı.
Kriz öncesinde 2008 yılı sonunda Türkiye'de reklam harcamalarının 3,2 milyar dolar olduğunu belirten Pura, ''Geçen senenin açığını 2010 yılında kapatarak, yüzde 15 artışla reklam harcamalarının 2008 yılı sonuçlarına döneceğini düşünüyoruz'' dedi.
Pura, Türkiye'de reklamların ölçümlemesi konusunda bir ''sisli durum'' olduğunu da dile getirerek, ölçümlemenin tek elden yapılmasının önemine işaret etti.
RVD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Turalı da derneğin, hafta kapsamında en büyük amacının İstanbul'un bir parça reklamını yapmak, değerlerini ve keyiflerini göstermek olduğunu ve kendileri 60-70 kişilik bir katılım beklerken, 100'ü aşkın kişinin katılım için kayıt yaptırdığını vurguladı.
Hafta kapsamında yarın başlayacak konferansın temasının ''değişim'' olduğuna işaret eden Turalı, ''İstanbul'a baktığınızda değişimin her türünü her an yaşadığınız bir şehir. Örneğin Facebook'ta 18 milyon kişiyle en fazla üyesi bulunan 3. ülke. Dolayısıyla bu bile değişime ne kadar açık olduğumuzu gösteriyor'' diye konuştu.
WFA ve RVD'nin işbirliğiyle düzenlenen Dünya Reklamverenler Haftası'nın açılışı, bu akşam Esma Sultan Yalısı'nda verilecek resepsiyonla yapılacak.
İlk kez Türkiye'de gerçekleştirilen ve 2010 İstanbul Kültür Başkenti Ajansı'nın da desteklediği hafta kapsamında yarın Swissotel'de ''Değişim İhtiyacımız'' başlıklı Dünya Reklamverenler Konferansı düzenlenecek.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.