Baykal'a operasyon cevabı

Baykal'a operasyon cevabı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada sınır ötesi operasyon ile ilgili eleştirilere cevap verdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır ötesi operasyonu ile ilgili gelişmelerle konuşmasına başlayan Erdoğan, operasyonun bitirilmesi ile ilgili eleştirilere şu sözlerle cevap verdi: "Tezkere çerçevesinde silahlı kuvvetlerimiz Irak'ın kuzeyindeki terör örgütü hedeflerine yönelik kara harekatını başarı ile sonuçlandırmıştır. Değerlendirmesini Genelkurmay Başkanı yaptı. Harekatın sonuçları ile ilgili önemli birkaç tespitimi paylaşacağım ve muhalefetten gelen bazı anlaşılmaz seslere cevap vermek istiyorum.

"TERÖRLE MÜCADELEYE GÖLGE DÜŞÜRÜYORLAR"
"Ayakta bire durmanın zor olduğu bir coğrafyada başarılı bir operasyon gerçekleştirildi. Bu başarının önemli boyutu sivillere zarar verilmemesidir. Bu hassasiyet her türlü takdirin üzerindedir. Bu konuda bile muhalefet çevreleri spekülasyonlardan uzak durmamışlardır. Askerlerimizin yurda dönüşünün daha önce ilan edilmemiş bir tarihte gerçekleşmesi, yapılan işin doğası gereğidir. Bu duyurulmaz. Bunu zaaf gibi gündeme getirenler bilerek ya da bilmeyerek Türkiye’nin terörle mücadelesine gölge düşürmektedir.

"ALLAH BURADAN GELECEK OYU NASİP ETMESİN"
"Bu meselede iç siyasi mülahazalarla hareket edilmez" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkes tetöre karşı ortak bir irade etrafında birleşmeye çalışmalıdır. Bundaki önemli durum, insan hayatıdır. Şehitlerimizin kanıdır. Bu şartlarda Allah bize, buradan gelecek oyu nasip etmesin." Başbakanın sözleri salondan büyük alkış aldı.

"SENİ SUSTURMAK İÇİN BİLE OLSA DAHA FAZLA KALAMAZDIK"
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a da seslenerek, "Her şey, parti siyasetinden ibaret değildir. Oy hesaplarının üzerinde değerler vardır. Bunu ne zaman öğreneceksiniz. Hükümeti eleştireceğiz diye şehitlerimize saygısızlık yapmayın. Hala size bunu anlatamadık. Bu konu iç politika meselesi yapılacak bir konu değildir. Orada kalınması gerektiği kadar kalınır. Sizi susturmak için bile olsa daha fazla kalınmazdı orda. Her fırsatta konuşacak bir şey bulursunuz. Sınır ötesi harekat eskeri ihtiyaçlara göre yapılır. Son herakat da bunun en güzel örneğidir. Oradumuz bu operasyonda en zor şartlarda örgüte büyük bir darbe indirmiştir. Bu bitiş tarihi terör örgütü için bile sürpriz olmuştur" diye konuştu.

TERÖRLE MÜCADELEDE KARARLILIK
Başbakan Erdoğan, konu ile ilgili sözlerini şöyle sürdürdü: "Varsa eleştirecek olan, onların siyasi muhatabı biziz. Aklınıza her geleni sorumsuzca söyleyecekseniz, dinlemeye hazır olun. Böyle bir harekatın nasıl yapılacağını, askerin neye ihtiyacı olduğunu bu befeyendiler mi bilir? Onu da Genelkurmay Başkanlığımız bilir. Askerlerimiz en kısa sürede en iyi sonuçla geri döndü. Kim ne derse desin, maksat hasıl olmuştur. Zaman ve zemin neyi gerektirirse bundan sonra da o yapılacaktır. Terörle mücadelemiz kesintisiz, tereddütsüz devam etmektedir. Askeri önlemler teknik konulardır. Hükümetimiz bu yetkiyi meclisten alımış, TSK da bu yetkiyi kullanmıştır. Bu durumda görev tanımlamaları bir anlam taşımıyor. İşlerini en iyi şekilde yapmaktadırlar. bu mücadele askeri, diplomatik, siyasi tüm yönleri ile sürdürülmektedir. Terörle mücadele bunların tümünü kapsıyor. Önemli olan bunları etkili bir şekilde kullanmaktır. Terörün istismar ettiği sosyal ve ekonomik koşulları düzeltme çalışmalarımız devam ediyor. Önemli adımlar atmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki en önemli somut projeler olarak, devam eden projelerimiz, KÖYDES gibi adımlar, alt yapı ile ilgili adımlar ve GAP ile ilgili atacağımız adımlar. Şimdi önümüzde 5 yıllık bir süreçte GAP'ı bitirmeyi hedefliyoruz."

FİLİSTİN HALKININ ÇEKTİĞİ ACI
Konuşmasın'da Filistin'deki vahşete de değinen Başbakan Erdoğan, "İsrail'in uyguladığı şiddet, her türlü insaf ölçüsünü aşan bir boyuta ulaşmıştır" dedi ve ekledi: "Bu trajedi karşısında hissiyatımı dile getirdim. Operasyonun sona ermesinden bizler de memnuniyet duyduk. Önemli olan bu çatışmaların yeniden yaşanmasını engellemek. Bunu insanlık borcu olarak görüyorum. Hiç bir millet kabul etmeyeceği gibi İsrail halkı da bu kadar kan ve şiddeti içine sindiremez. Sayın Abbas ve Olmert'le görüştüm. Bu konulardaki rahatsızlığımızı ifade ettim. Karşılıklı adımlar ne zaman atılsa iki taraf da provokasyonlara açık hale getirilyor. Bu şiddetin kimseye faydası yok. Gelecek bu şekilde kurulmaz. Bir an önce müzakere süreci başlamalı. Muhataplarımın barış süreci konusundaki yardım beklentilerine aynı şekilde cevap verdim. Bundan sonra da Filistin halkının çaktiği acıyı bitirme cabasına bundan sonra da her türlü katkıyı sağlayacağız."

YEREL YÖNETİMLERDE REFORM ÇALIŞMALARI
Konu ile ilgili eleştirilere cevap verdikten sonra Ak Parti hükümetinin yerel yönetimlerle ilgili reform çalışmalarına değinen Başbakan Erdoğan, gündemdeki yasal düzenlemelerle ilgili ayrıntılı bilgi verdi. Erdoğan, şunları aktardı: "Yerel yönetimler malesef belli oranlarda beklediklerini elde edemeyen sıkıntılarla karşı karşıyadır. Halkla bütünleşmenin çok daha rahat ve kolay olduğu bir zemindir yerel yönetimler. Son dönemde görev ve sorumlulukları oldukça genişletildi. Bu da yeni düzenlemeleri gerektiriyor. Yerel demokrasinin güç kazanmasına büyük önem veriyoruz. Bunları bir siyasi raht hesabı ile yapmıyoruz. Tüm bunları biz ülkemizi belediyecilikte de çağdaş muasır medeniyetler seviyesinin üstüne nasıl çıkarırız bu anlayışla yapıyoruz."

"BEDELİ NE OLURSA OLSUN"
"Bunun bedeli ne olursa olsun bu bedeli ödeme pahasına bu adımı atacağız. Yerel yönetimlerin sorumluluk alanları genişliyor. Nüfusu 2 binin altındaki yerel yönetimlerimiz, bir sosyal bilimci dahi çalıştıramayan yerel yönetimlerimiz bu sürece ne denli bir katkı sağlayabilir? Bazı siyasi parti liderlerinin halkı bir araya getirip oralarda mitingler yapmak suretiyle, halkımızı yanlış bilgilendermesi dürüst bir tarz değildir. Biz tam aksine bu yasayla oraların daha güçlenmesine vesile olacağız. Yerel yönetimlerimizi daha etkin hale getirerek, hizmet kalitesini arttırmamız şart. Bu yasal düzenlemeler yerel yönetimlerin dinamizmini arttıracak. Demokrasi ve katılımı güçlü kılmaktır gayemiz. Hesap sorma ve hesap verme mekanizmalarını en etkin şekilde çalıştırmaktır amacımız. Bu sebeple hükümet olarak yetkilerin arttırılmasına önem veriyoruz. Bu mesele uzun zamandır konuşuluyor. Bizim dönemimizde başlamadı. Bir türlü gerekli adımlar atılamadı geçmişte."

"KULİSTE FARKLI MEYDANDA FARKLI OLMAZ"
"Anamuhalefetten, muhalefetten öyle milletvekilleri vaar ki, özel gürüşmelerde bu yaptığınız şey çok güzel ama bunu mecliste konuşmayacağız ha. Sıkıntı burada. Bu olmaz. Doğru ise bu doğruya hep birlikte sahip çıkacağız. Kuliste farklı, meydanda farklı, bu olmaz. Bu çalışma ile inşallah önemli bir hayalimizi de gerçekleştireceğiz."

"BİNDİRİLMİŞ KITALAR NASIL YER DEĞİŞTİRDİ?"
"Bir çok konuda çok temel düzenlemeler yaptık. Bu düzenlemelerle birlikte merkezi idare tarafından yürütülen bir çok görev, mahalli idarelere devredildi. Bunlar cesur adımlar olduğu gibi, yeni adımların da atılması gerekiyor. Hükümetimiz Anayasa'nın 127. maddesine uygun her tünlü tedbiri almayı görev sayıyor. Mahalli idareler özellikle gelirleri ile ilgili olarak tek kanunda toplanacak. Nüfusa ilave olarak performans ve gelişmişlik endeksi gibi yeni kriterler getiriyoruz. Nüfusu 10 binin altındaki belediyelere mali yardımlar yapılacak. Bunun için Denkleştirme Bütçesi düzenleniyor. Bu kanunda yer alan vergi ve harçlara ilişkin miktarların her yıl arttırılması imkanını getiriyoruz. Bu bilgileri mevcut belediye başkanlınının hiç biri bilmiyor. Vergi ve harç uygulamasında daha adil mekanizmalar getiriyoruz. Öncelikle belediyeleri 5 gruba ayırıyoruz. Bürokrasi ve kırtasiyeciliği arttıran uygulamaları büyük ölçüde kaldırıyoruz. 2262 belediyenin nüfuslarında yüzde 1 ile yüzde 87 arasında bir abartı olduğu ortaya çıktı. Bu da bindirilmiş kıtaların bir yerden bir yere nasıl götürüldüğünü gözler önüne seriyor. Yerel yönetimler genel seçimlerine kadar bu uygulama devam edecek. Bu kanunun Temmuz ayında yürürlüğe girmesini planlıyoruz. Bu sayede ihtiyaç duyulacak mali kaynaklara yerel yönetimlerimiz fazlasıyla sahip olacaklar."

BÜYÜKŞEHİRLERDE 43 YENİ İLÇE KURULUYOR
Yerel yönetimlerimizin idari kapasitelerini güçlendirmemiz de şart. Yeni kanun ile yerel yönetimlerin yapısında bir çok ilk hayata geçiriliyor. Yerel yönetimlere daha çok görev ve sorumluluk veriyoruz. Mevcut yapı ile idari kapasiteleri yetersiz çok sayıda belediyenin varlığı önemli bir sıkıntıdır. Bu derece parçalı ve küçük ölçekli yenötemler başlattığımız çabaları olumsuz etkilemektedir. Gerekli bütün önlemler alınmıştır ve alınmaya devam etmektedir. Temel alt yapı hizmetleri daha kaliteli verilecek. KÖYDES ve BELDES gibi projeler daha da gelişecek. Gerekirse, köylerde birimler de açılabilecek. Bazı birimlerin oluşturulmasına bu yasa imkan tanıyor. İddiaların aksine bu beldeler cazibesini yitirmeyecek tam tersi olacak. Büyükşehir Belediye teşkilatları içinde yer alan ilk kademe belediyeleri. bu tür belediyelerimiz özellikle kentleyşme ile ilgili ciddi bir koordinasyon sorununa sebep oluyor. Rasyonelleşme ihtiyacı sadece küçük değil, büyükşehir belediyelerinde de gereklidir. Eğitim, sağlık, sosyal yardım, nüfus ve tapu gibi hizmetler, ilçe kurulmaması gibi nedenlerle aksamaktadır. Bu da ilçe kurulmasını zorunlu kılmaktadır. Bu sayede yerelde sunulan kamu hizmetlerine erişim kolaylaşacak. Hazırlık sürecinde daha etkili bir yönetim sistemi kurulmaya çalışılıyor. 239 adet ilk kademe belediyesi de en yakın ilçe belediyesi ile birleştirilerek ilçe oluyor. Bu adımları atarken hesapları ince ince yaptık. Büyükşehirlerde toplam 43 yeni ilçe kuruluyor. Koskoca Kocaeli'de ilçe yoktu şimdi olacak. Artık büyükşehirlerde ilk kademe belediyesi hiç olmayacak."

"HANGİ BELEDİYEYİ ALDINIZ DA ÖRNEK BELEDİYECİLİK SERGİLEDİNİZ?"
"Muhalefet sağda solda konuşuyor, bizim rant sağladığımızı iddia ediyorlar. Sesleniyorum onlara, siz bu ülkeyi çağdaşlaştırmaktan, muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkartmaktan korkuyorsunuz. Hangi belediyeyi aldınız da örnek belediyecilik sergilediniz bunu gösterin. Yok. Çünkü bu bir sevdadır. Başaramazsınız. Aldıkları yerlerde malesef hep hüsran var. Parçalı yönetim yapısına bu anlayışla son veriyoruz. Bunu siyasi rant meselesi yapmak doğru değil. Önemli olan halkımıza en iyi hizmettir. Ben bu yasadan da tatmin olmuyorum. Ben istiyorum ki mülki sınırlar bir plan bütünlüğüne sahip olması için tek belediyeye verilsin. Şu an bu konuda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Kontrol meselesi yok. Antalya neden bu kadar sıkıntılar yaşadı. Hep bundan. Bütün belde belediyelerinden atık sular denize akıyor. Çünkü o belediyelerin bir atık su kollektörünü kurmaya gücü yetmez ki. BÖyle bir mali güce ulaşması lazım. Ama şimdi Ak Parti aldı ve Antalya sahilleri temiz bir hale gelmeye başladı. Bütün kollektörler o sahil boyunda kuruldu o sıkıntı büyük ölçüde giderilmiş oldu. İnşallah Türkiye genelinde bir plan bütünlüğüne gitmiş olacağız. Bunu da anlamakta zorlanacaklar. Çünkü bu eziyeti çekmediler. Biz yerelden geldik. Genelle yereli bütünleştiriyoruz. Hizmet üretemeyn küçük belediyeler ancak halkımızın sırtında yük olur.

"YİNE HİZMET YARIŞINA GİRİN"
"Konu ile ilgili belediye başkanlarına sesleniyorum. Bu düzenlemeleri, adeta bir hizmet koltuğunuzun kaybı olarak görmeyin. Yine hizmet yarışına girin. Gelin yarışa devam edin, ilçe belediye başkanı olun. Kaabiliyetiniz varsa aday olun, yoksa kusura bakmayan biz sizi tutacak durumda değiliz. Biz sorumluluk taşıyoruz, bu sorumluluğun gereği budur. Yol ve su ile başladık, şimdi enerji ile devam ediyoruz."

"TABELA BAŞKA HİZMET BAŞKA"
"Yerel yönetimler bu yeni anlayışla daha hızlı ve daha kaliteli hizmet sunacaktır. Hizmet maliyeti düşürülecek, kaynak israfı ve çarpık yapılaşma önlenecek. Verimli kaynak kullanımı esas alınacak. Asla biz kazanılmış haklarla oynamayız. Çalışanlarımızın bütün özlük hakları korunacak, istihdamları sağlanacak, hiç kimse mağdur edilmeyecek. Umudumuz odur ki, bunların ardından Türkiye güçlü bir kamu yapısına kavuşacaktır. Muradımız budur. Kimse halkımızın hissiyatını istismar etmesin. Eleştirenler: Bu nasıl mantıktır? Yıllarca İlçelere il, beldelere ilçe vaatleriyle gidenler bu ülkenin siyasetçileri değil midir. Bunlar halkımıza bir şey kazandırmadı. Hizmet başka bir şey, tabela başka. Tabela hizmet için yeterli değil. Bir kısmı sözünü tutmadan bir çok belde, ilçe, il kazandırdı. İl demekle sıkıntılar bitmiyor. Şehircilik bir adım ileri gitmiyor. Milletimize daha iyi hizmetin yolu ve bu vasfı kazandırmak istiyoruz. Bu adımı attık."

YEREL YÖNETİMLERDE REFORM ÇALIŞMALARI
"AK Parti hükümetlerinin popülizmle işi yoktur olmayacak. Hizmeti esas alıyoruz. Bu düzenleme ile belediyeciliği kaldırılacak olan ilk kademe belediyelerin yüzde 59'u AK Partili belediyelerdir. Biz siyasi rant hesabı yapacak olsak bunu yapmazdık. Nüfusu 2000'in altındaki belediyelerin yüzde 57'si de Ak Partilidir. Bu durumda en büyük kayba uğrayan parti AK Partidir."

"BELEDİYECİLİK AK PARTİ'NİN İŞİDİR"
"Belediyecilik AK Parti'nin işidir. BU milletin derdine çare olacak yerel projeler üretsinler. Yeni açılımlar getirsinler. Ak Parti'nin oy istemek için böyle küçük hesaplara ihtiyacı yoktur. Milletimiz bizi biliyor biz de milletimizi biliyoruz."

(habervaktim)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.