Mahkeme başkanından 'muhalefet şerhi'
Balyoz soruşturması kapsamında "Türkiye Cumhuriyet yürütme organını cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs etmek" suçundan hakkında soruşturma yürütülen 9 tutuklu şüphelinin avukatları tarafından nöbetçi olan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi hakimine tahliye talebinde bulunuldu. Hakimin talebi reddetmesi üzerine verilen karara avukatlar itirazda bulundu. İtirazı İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti değerlendirdi. Ancak tahliye taleplerini reddeden üye hakim, itirazın değerlendirilmesi aşamasında hukuken heyette yer almadı.
Mahkeme heyeti, 9 sanıktan Taylan Çakır, Cem Aziz Çakmak ve Yusuf Kelleli hakkındaki tahliye talebinin reddine ilişkin itirazı oy birliğiyle kabul ederek tahliye kararı verdi. Şüphelilerden Ramazan Cem Gürdeniz, Hüseyin Özçoban, Metin Yavuz Yalçın, Hasan Basri Aslan, Ahmet Feyyaz Öğütçü ve Ali Deniz Kutluk hakkındaki itiraz ise oy çokluğuyla kabul edilerek tahliyeleri yolunda karar verildi.
Kararda Mahkeme Başkanı Nurettin Ak'ın, bu 6 şüphelinin haklarında iddia edilen suçu işledikleri hususunda kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması nedeniyle bu şüphelilerin itirazlarının reddi ile tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi gerektiği yönünde muhalefet şerhi de yer aldı.
Verilen tahliye kararında, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 100/3 maddesinde hangi suçlar işlendiğinde kuvvetli şüphe ve tutuklama nedeninin var sayılabileceği belirtildi. Buna göre; Soykırım ve insanlığa karşı suçlar, kasten öldürme, silahla işlenmiş kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, hırsızlık ve yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzeni ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar için tutuklama nedeninin var sayılabileceği ifade edildi.
Kararda, Bir şahsın tutuklanabilmesi için öncelikle kuvvetli suç şüphesinin varlığı gerekliliği belirtildi. Ancak bu durumun tek başına yeterli olmadığı belirtilen kararda "Bunun yanında tutuklama sebeplerinin bulunması da zorunludur." denildi. Tahliye talebinde bulunan şüphelilerin üzerlerinde atılı suç, tutuklama nedenlerinin var sayılabileceği suçlardan olduğu belirtilen kararda "Ancak, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile şüphelilere atılan suçun tarihi, eylemlerin bulunduğu aşama, şüphelilerin isnat edilen suç tarihinden sonraki eylemleri, şüphelilerin işleri, ikametgahları, toplumsal konumları birlikte değerlendirildiğinde yasada örnek kabilinden sayılan tutuklama nedenlerinin şüpheliler yönünden söz konusu olmadığı" ifadesine yer verildi.
Bu anlamda şüphelilerin kaçmaları, saklanmaları, delilleri gizleme, yok etme veya değiştirmeleri yada mağdur, tanık veya başkaları üzerinde baskı yapma girişiminde bulunmaları hususlarında somut hiçbir olgu bulunmadığı belirtilen kararda, aynı dosya kapsamında aynı suçlardan başka bir kısım şüphelilerin Cumhuriyet Savcılığınca tutuklanmaları talebiyle sorgu hakimliğine dahi sevk edilmeden serbest bırakılmış olmaları ile şüphelilerin tutuklu kalmış oldukları süre ve şüphelilere yüklenen eylemin hukuki vasfının da değişmesi ihtimali ve tutuklamanın tedbir niteliği olduğunun göz önüne alınarak şüpheliler müdafilerinin itirazlarının kabulüne şüpheliler Taylan Çakır, Yusuf Kelleli ve Cem Aziz Çakmak yönlerinden oy birliği ile diğer 6 şüpheli yönünden ise oy çokluğuyla (Başkan Nurettin Ak'ın karşı oyuyla) karar vermek gerektiği kanaatine varılarak tahliye kararı verildiği kaydedildi.
CİHAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.