Köksal'dan açıklama
Türk Polis Teşkilatı'nın 165. kuruluş yıl dönümü sebebiyle Ankara'da düzenlenen "Türk Polis Teşkilatında Yeni Gelişmeler Sempozyumu'na katılan Köksal, polisin düzensiz mesai sistemiyle ilgili yapılan eleştirileri değerlendirdi.
"Bazıları, 'Polis 12 -15 saat çalışırken, diğer personel 8 saat çalışıyor. Bundan sıkıntı duyuyor. İşte bu bazı sıkıntılara yol açıyor' diyerek zaman zaman böyle sanki polisi koruma adına, bir takım şeyler anlatılıyor." diyen Köksal, şöyle devam etti: "Polis teşkilatımız şunun farkında; insanların en önem verdikleri üç şey var: Malları, namusları ve canları. İnsanlar en önem verdikleri şeyleri korumayı polis teşkilatına emanet etmişlerdir. O halde güvenlik güçleri, insanların en önem verdikleri emaneti olan ve onu her zaman en iyi şekilde taşıma gayreti içinde olan bir kurumdur. En iyi şeyi taşımaya çalışan meslek de, elbette en şerefli mesleklerdir. Bu şerefli mesleği yaparken de bir takım meşakkatlerin olduğunu da gözden elbette uzak tutulmaz. Ama bu şerefin karşısında o meşakkat, bizim teşkilatımıza hiç gelmektedir. Teşkilatımız her türlü meşakkate rağmen en iyi hizmeti yapma gayretindedir."
Polis teşkilatının sürekli öz eleştiri ve iç muhasebe yaptığını dile getiren Köksal, 165 yıldır vatandaşın huzur ve güveninin sağlanması için çalıştıklarını belirtti. Teşkilatın her yıl yenilenme gayreti içinde çağa ayak uydurmaya çalıştığını anlatan Köksal, ilk zamanlar ilkokul mezunlarının şimdi ise en az iki yıllık meslek yüksek okulu mezunlarının teşkilata alındığını hatırlattı.
Her yıl iki yıllık mezun 6 bin 500, 4 yıllık fakülte mezunu 9 bin 500 kişinin alındığını ifade eden Köksal, geçen yıl müracaat eden 10 bin kişiden 6 bin 400 kişinin seçildiğini kaydetti. Dünyada 250 kişiye bir polisin düşmesi gerektiğini ancak Türkiye'nen henüz bunu yakalayamadığını ve 300'ün üzerinde olduğunu söyledi.
"TEŞKİLATA NİTELİKLİ ELAMANLAR ALMAYA ÇALIŞIYORUZ"
Sadece sayının önemli olmadığını nitelikli elemanın da önemli olduğunu vurgulayan Köksal, teşkilatın nitelikli eleman almaya çalıştığını dile getirdi. Geçen yıl 105 bin kişiye meslek içi eğitim verildiğini anlatan Köksal, eğitim verilirken zor şartlarda görevlerin de yerine getirildiğinin altını çizdi.
Suçların değiştiğini, delillerin yok edilmeye çalışıldığını, suçlu profilinin değiştiğini dile getiren Köksal, dünyada iki şeyin asıl hedef olduğunu ve bunların birinin suçu olmadan önlemek diğerinin de delilden suçluya gidilmeye çalışıldığını belirtti. Artık suç ve suçluyla rastgele mücadele edilmediğini anlatan Köksal, zaman zaman basına haklı olarak polisle ilgili haberlerin yansıdığını söyledi.
Yapılan iyi şeylerin de anlatılması gerektiğini ancak bunun anlatılmadığını ifade eden Köksal, teşkilatın doğru sözlü olduğunu ve kendisini eleştirdiğini vurguladı.
Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Zühtü Arslan ise eğitim öğretime çok önem verdiklerini, bu sempozyumun 2010 yılındaki sempozyumların başlangıcı olduğunu söyledi. 20'nin üzerindeki ülkenin polis teşkilatına amir yetiştirdiklerini anlatan Arslan, akademide 300'ün üzerinde yabancı öğrenci bulunduğunu belirtti.
Bilimsel araştırmalara önem verdiklerini vurgulayan Arslan, 'Uluslararası Polis Akademileri Birliği' protokolün tamamlandığını, şuan böyle bir birliğin olmadığını kaydetti.
Arslan, böyle bir birliğin kuruluşuna öncülük ettikleri için gurur duyduklarını ifade etti.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.