Nuri Gürgür'den 'Açılım' açıklaması

Nuri Gürgür'den 'Açılım' açıklaması
Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür, açılım konusunda Türkiye'nin önemli ölçüde düğümlenme noktasına geldiğini belirterek, açılımı 'Ağustos ayında, alacakaranlıkta açılım' diye tanımladı.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Salonu'nda düzenlenen Türk Ocakları'nın 41.Olağan Büyük Kurultayı'nda konuşan Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür, hükümetin açılım politikasını eleştirdi. Açılımı 'Ağustos ayında, alacakaranlıkta açılım' olarak tanımlayan Gürgür, "Açılım konusunda Türkiye önemli ölçüde düğümlenme noktasına gelmiştir. Anayasamızda belirtilen ve devletin kuruluş ilkeleriyle ihtiva eden üniter ulus devleti ilkesiyle bağdaşmayan hiçbir adım atılamaz." dedi.

Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür, şöyle devam etti: "Ağustos ayında 'alacakaranlıkta açılım' diye tanımladığımız olay, bugün Türkiye'yi önemli ölçüde düğümlenme noktasına getirmiş durumda. Çok vahim hatalar yapıldı. Yürütülen bir takım iç ve dış görüşmelerin etkisi altında PKK'nın amacı ve Öcalan'ın inisiyatifi hesaba katılmadan gelişmeler sağlanacağı tahayyül edildi. Türk Ocakları olarak konu hakkında hazırladığımız raporda, tablo son derece açıktır. PKK ve DTP'nin isteklerinin hangi amaca yönelik olduğu ortadadır. Bunu demokratikleşme iddialarıyla kamufle etmeye çalışmak, gerçekleri gizlemektir. Örgütün sözcüleri, isteklerinden geri adım atma niyetinde olmadıklarını her fırsatta belirtiyorlar. Çözüm planı hazırlanırken kırmızı çizgilerin çok net şekilde belirtilmesi ve temel parametre olarak kullanılması gerekir. Buna göre Anayasamızda belirtilen ve devletin kuruluş ilkelerini ihtiva eden üniter ulus devlet ilkesiyle bağdaşmayan hiçbir adım atılamaz. Yerel yönetimlere inisiyatif verilmesiyle en kısa sürede otonomiye dönüşeceği kuşkusuz olan açılımlar yapılamaz. Dilimiz toplumsal bütünlüğümüzün ve sağlıklı bir devlet hayatının omurgasıdır. Bu hususun hiçbir gerekçeyle sulandırılmaması gerekir."

Sorunun zor, çözümün de kolay olmadığını belirten Gürgür, meselenin çözüm yerinin TBMM olduğunu, ilgili kurumların bir devlet planı hazırlaması, iktidar ve iki muhalefet partisinin de bu plan üzerinde müzakereler yaparak milli politika oluşturması gerektiğini söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve güvenlik güçlerinin 26 yıldır sürdürdüğü mücadelenin hiçbir şekilde karalanamayacağını ve kötü gösterilemeyeceğini belirten Gürgür, 'Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçleri bu kadar iç ve dış desteğe rağmen etnik fitneyle başarılı bir şekilde mücadele etmiştir. Meselenin bu noktaya gelmesi, orada temin edilmiş üstünlüğün siyasal ve sosyal politikalarla desteklenememesinden kaynaklanmaktadır' değerlendirmesinde bulundu.

"BİR ASIRDIR TÜRKLERİN SORUNLARINA AYNA TUTUYORUZ"

Konuşmasında Türk Ocakları'nın önemine de değinen Gürgür, Dünyanın her yerindeki Türklerin ve Türklere ait sorunların, 100 yıldır Türk Ocakları'nın konusu olduğunu belirterek, "Sadece Kazakistan'da değil Azerbaycan'da olanlar da bizim yüreğimizin içindedir. Karabağ'ın işgali bütün Türk milleti için bir zillettir. Bu zilletin en kısa sürede ortadan kaldırılması insanlık adına da bir vecibedir. İnsan haklarına uluslararası hukuka aykırı bir şekilde bu işgali sürdüren Ermenistan'ın dünyanın gözü önünde yapmakta olduğu bu hegemonik girişimin bir şekilde sona ermesi gerekmektedir." diye konuştu.

Kırgızistan'da yaşananlara da değinen Gürgür, gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve bunun Türkiye-Kırgızistan ilişkilerinde hayırlı açılımlara vesile olacağını ümit ettiklerini dile getirdi. Kıbrıs harekâtından sonra 'Rumların, Ermenilerin ve PKK'lıların işbirliğiyle Türkiye'ye karşı bir şer cephesi meydana getirildiğini' ifade eden Gürgür, Batı ve ABD'nin de üstü kapalı da olsa bu girişimi desteklediğini savundu.

Gürgür ayrıca Türk Ocakları Şeref Armağanı'nın Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev'e verilmesi nedeniyle kurultayda bir ilk gerçekleştirilerek, İstiklal Marşı ile Kazakistan Milli Marşı'nın da okunduğunu söyledi.

Gürgür'ün konuşmasının ardından Türk Ocakları armağanları verildi. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen tarafından Türk Ocakları Şeref Armağanı Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev adına Sevil Cuma Gulov'a verildi.


İSEN: TÜRKÇE KONUŞAN ÜLKELER İŞBİRLİĞİ KONSEYİ'NİN MERKEZİ İSTANBUL'DA OLACAK

Ödülün çok isabetli olduğunu dile getiren İsen, Kazakistan'ın Türk Kurultayı'nın tertiplenmesinde ağırlıklı rol oynadığını, Türk Dünyası Liderler Zirvesi'nin Türk Konseyi'ne dönüşmesinde Nazarbayev'in Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile lokomotif görevi yapan liderler arasında yer aldığını ifade etti.

Türkçe Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi'nin BM gibi uluslararası bir kuruluş olarak ortaya çıkacağını, merkezi ile genel sekreterliğinin İstanbul'da olacağını anlatan İsen, Konseyin ilk etkinliğin 25-26 Mayıs'ta Astana'da gerçekleştirileceğini belirtti.

STK'ların toplum hayatındaki önemine de değinen İsen, geriye bakıldığında Türk Ocakları gibi 100 yıllık STK'ların çok da fazla olmadığını kaydetti. En iyi fikirlerin bile belli bir ömrü olduğunu, zaman zaman kendilerini yenilemeleri, güncelleştirmeleri ve yeni oluşumlara göre hazırlanmaları gerektiğine işaret eden İsen, Türk Ocakları'nın da 100. yılına girerken Türkiye'nin dünyadaki ve bölgesindeki konumunu değerlendireceği ve önemli başarılara imza atacağı yönündeki inancını dile getirdi.

Türk Ocakları'nın 2012'de kutlanacak 100. yılı için bir beste yapan Osman Oktay'a da armağanını ATO Başkanı Sinan Aygün verdi.

Kurultayda, aralarında Ayvaz Gökdemir ile Muhsin Yazıcıoğlu'nun da olduğu geçen kurultaydan bu yana hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı ile Kazakistan Milli Marşı okundu.

Kurultay öncesinde de mehter takımının verdiği konser kurultaya katılanlar tarafından ilgiyle izlendi.

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.