Kod adı 'Hipokrat' ve 'Küçük'

Kod adı 'Hipokrat' ve 'Küçük'
Türkiye'nin askeri bilgilerini, parakarşılığında Yunanistan gizli servisi EYP'ye aktardıkları iddiasıylatutuklanan Nuri H., yeğeni Ahmet H. ve İsmet Ş. ile ilgili iddianametamamlanarak, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ne teslim edildi.

İddianameyi inceleyen mahkeme heyeti, 3 kişi hakkında 20 yıla kadar hapis cezasıyla dava açılmasına karar verdi.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından Başbakanlık, Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının bilgisi dahilinde geçen yıl aralık ayında düzenlenen operasyonla yakalanan sanıkların, ifadelerinde casusluk suçlamalarını kabul ettikleri belirtildi. İddianamede, her üç şahsın yaptıkları faaliyetler hakkında detaylı bilgiler verildi.

İddianamede, 3 kişinin İzmir, Muğla ve ilçelerinde askeri birliklerin yerlerini, askeri araçların model, hatta plaka bilgilerini dahi Yunan ajanlarına bildirdikleri belirtildi. Üç kişinin ayrıca, Efes tatbikatını uzaktan izledikleri elde ettikleri bilgileri yine Yunan gizli servisine ulaştırdıkları belirtildi.

Zanlılardan Nuri H.'nin, Yunan gizli servisi tarafından, İstanköy adasındaki Hipokrat hastanesinde doğduğu için 'hipokrat' ve 'küçük' isimleriyle anıldığı belirtildi. Nuri H.'nin, Yunancayı iyi derecede bildiği ve 1983 ile 1995 yılları arasında Muğla'da MİT istihbarat elemanı olarak görev yaptığını söylediği ileri sürüldü.
Nuri H.'nin verdiği ifadelerden iddianameye yansıyan bir bölüm şöyle: "1986 yılında ticari amaçla bulunduğum İstanköy Limanı'nda ismini hatırlayamadığım bir istihbarat elemanıyla tanıştım. Bu şahıs, Türkiye'de önem arz eden bazı bilgileri kendilerine aktarmam karşılığında bana yüklü miktarda para vereceklerini ve bana ev alacaklarını söyledi. 2-3 yıl sonra o dönemki adı KİP olan Yunanistan istihbarat elemanı olduğunu bildiğim İstanköy'de ikamet eden Atanasi ile Kilimli adasında kızı KİP'te çalışan ve öğretmenlik yapan Yorgos beni buldu. Yunanistan istihbarat teşkilatı için çalışmamı istediler. Muğla, Milas, Bodrum bölgelerinde TSK'nın konuşlandıkları yerleri, sayılarını, yapacakları tatbikatları kendilerine aktarmamı istediler ve düzenli olarak 300 dolar para vereceklerini, masraflarıysa ayrıca karşılayacaklarını söylediler. 1 ay kadar sonra 300 dolar karşılığında İstanköy Adası'nda limanda Stafanos ile buluşarak TSK hakkında bilgi aktarmayı kabul ettim. Stafanos, Kardak kriziyle ilgili Sahil Güvenlik botları, Türk balıkçılarının gidiş gelişleri hakkında bilgi istedi. 300 dolar ile başladığım işe 700 Avro ile devam ettim. Parayı elden aldım, yalnızca bir kez Oyak Bank şubesindeki hesabıma ücretim yatırıldı."

Zanlılardan Ahmet H., amcası vasıtasıyla bu işe karıştığını, İsmet Ş. ise insan kaçakçılığı yaparken Yunanistan'da yakalanıp tutuklandığını, daha sonra EYP'de tercümanlık yapan Hasan Deniz ile istihbarat elemanı Dimitri'nin kendisinin cezaevinden çıkma ve para yardımında bulunmayı vaat ettiklerini, kendisinin de bu teklifleri Türkiye'ye dönmek için kabul ettiğini belirttiği ileri sürüldü. İsmet Ş.'nin Yunan ajanlarına bilgiler aktardığını ve bin 500-2 bin Avro civarında para aldığını söylediği iddia edildi.

(AA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.