Bu da Abudabi fişlemesi!

Bu da Abudabi fişlemesi!
28 Şubat fişlemeleri bitmek bilmiyor. Vakit bir yenisine ulaştı. Bir Başhekim Yardımcısı yıllık izninde Abudabi’ye gitti diye “irticai uygulamalarda bulunduğu” gerekçesiyle görevinden alınmak istenmiş. Kimi kamu personeli hakkında da &ld

YENER DÖNMEZ'İN HABERİ...

ŞOK BELGELERE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN

Medya-siyaset-ordu ve İstanbul sermayesinin 70 milyonluk halka karşı savaş açtığı 28 Şubat post-modern darbe sürecinde kamu personeline yönelik olarak yapılan fişlemelerin 1930'lu yılların Avrupa'daki faşist uygulamalarını bile geride bıraktığı ortaya çıktı.

BAŞBAKANLIK TALEP ETTİ
Ulaştığımız 1998 tarihli belgelere göre, dönemin Çalışma Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Şağar'ın önerisi ve Bakan Nami Çağan'ın onayıyla Bakanlığa bağlı kurumlarda inanılmaz fişlemeler gerçekleştirilmiş. Başbakanlık bünyesinde faaliyet gösteren Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu'nun talebi üzerine 17 Ağustos 1998 tarihinde dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Şağar'ın Bakan Nami Çağan'a gönderdiği ve kabul edilen 'fişleme' önerisinde şöyle deniliyor:

MÜSTEŞAR 'FİŞLEYELİM' DİYE YAZI GÖNDERDİ
“Başbakanlık Makamının bölücü, yıkıcı ve irticai faaliyetlerinin izlenmesi hakkındaki genelgeleri uyarınca ve Bakanlığımızın 3146 sayılı Teşkilat Kanununun 5.Maddesine istinaden, Bakanlığımız teşkilatında ve bağlı kuruluşlarında bölücü, yıkıcı ve irticai faaliyetlerin tespiti izlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla yapılacak çalışmaları yürütmek üzere Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanı M. Şinasi İpek' in Başkanlığında, Çalışma Genel Müdürü Ömer Sendkan, Personel Dairesi Başkanı Salim GÜNGÖR, Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Kemal Oktar, Bağ-Kur Genel Müdür Yardımcısı Yüksel Demirer ve İş ve İşçi Bulma Kurumu Genel Müdür Yardımcısı İsmail Patıaban'ın katılımıyla "İzleme Grubu" oluşturulmasını tensiplerine arz ederim.”

YAŞAR OKUYAN DÖNEMİNDE DE DEVAM ETTİ
Nami Çağan'dan sonra göreve gelen yeni Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan ve Müsteşar Fikri Şahin döneminde de aktif bir şekilde çalışmasını devam ettiren İzleme Grubu yaptığı izleme ve fişleme çalışmalarını her ay rapor şeklinde düzenleyerek Başbakanlık Takip Kurulu Başkanlığına gönderdi. Duyumlar ve iftiralarla dindar personele karşı gerçekleştirilen cadı avında birçok kişi haksız bir şekilde memuriyetten atılırken, çoğu kişi de sürgün edildi.

“HİZBULLAH YANLISI” DİYE FİŞLEMİŞLER
Vakit'in elde ettiği Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu'nca fişlenen ve işlem yapılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na gönderilen listede yer alan fişlemelerde ilginç ifadeler kullanılıyor. Listenin 6. sırasında yer alan SSK müfettişi Şerafettin Duru için “Ankara'da SSK'da müfettişlik yapan Şerafettin Duru'nun Hizbullah yanlısı olduğu ve yanına Hizbullah mensubu olduğundan şüphelenilen bir çok şahsın sık sık geldiği öğrenilmiştir” ifadeleri kullanılıyor. Başbakanlığın Çalışma Bakanlığı'ndan hakkında soruşturma talimatı verdiği Duru ile ilgili yapılan soruşturmada, ortaya atılan iddialarla ilgili hiçbir bulgu bulunmazken, 7 Temmuz 2001'de dönemin Çalışma Bakanlığı Müsteşarı Fikri Şahin, Başbakanlık Takip Kurulu’na yazdığı yazı, 28 şubat sürecindeki fişleme skandalının boyutunu ortaya koyuyor.

KARALANMAK İÇİN FİŞLENMİŞ
Müsteşar Şahin'in “Gizli” ibaresiyle gönderdiği yazıda şöyle deniliyor: “ Adı geçenin, 12.03.1973 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumu Teftiş Kurulu Başkanlığında Müfettiş Yardımcısı olarak göreve başladığı, 1976 tarihinde Müfettiş, 1981 tarihinde Başmüfettiş olduğu, 1988-1995 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğü, halen SSK Teftiş Kurulu Başkanlığında Başmüfettiş olarak görev yaptığı, hakkında herhangi bir disiplin cezası olmadığı gibi sicillerinin de olumlu olduğu, bugüne kadar hakkında bu yönde en ufak bir iddia bulunmadığı gibi, söz konusu iddianın bir iftiradan ibaret olduğu, diğer taraftan, adı geçen başmüfettişin hakkındaki iddialar konusundaki tutumuna ışık tutulabilecek benzer konuları içeren raporları incelendiğinde, hakkındaki iddiayı doğrulayacak en ufak bir emareye rastlanılmadığı, aksine hakkındaki iddiaların bir iftiradan ibaret olduğu yönündeki görüş verildiği, dolayısıyla söz konusu iddiaların, adı geçen Başmüfettiş tarafından yapılan soruşturmalara ve cezalara muhatap olmuş bir kişi tarafından karalamak ve intikam almak amacıyla ortaya atıldığı kanaatine ulaşıldığı belirlenmiştir.”

YILLIK İZNİNİ ORTADOĞU'DA GEÇİRİNCE...
31 Temmuz 2001 tarihinde Ankara İhtisas Hastanesi Başhekim Yardımcısı Süleyman Hakbilen'e yönelik yapılan fişleme gerekçesi ise yıllık iznini Ortadoğu ülkeleri ve Pakistan'da geçirmesine bağlanıyor. Yıllık izninde Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan, Mısır, Abudabi ve Pakistan’a gittiği için fişlenen Hakbilen ile ilgili fişleme notunda “Süleyman Hakbilen’in yıllık izinlerini YIKICI VE GERİCİ FAALİYETLERE ETKİDE BULUNABİLECEK ÜLKELERDE GEÇİRMESİNİN DEVLETİN DAHA ÜST MAKAMLARINCA ELE ALINIP DEĞERLENDİRİLMESİ” ifadeleri yer alıyor.

“İRTİCACI DEĞİL AMA İDARECİLİK VERMEYELİM”
Hakbilen'in yanı sıra SSK Ankara İhtisas Hastanesi'nde görevli OPR. DR. Selahattin Behribey, Hastane Müdürü Beyhan Çelik, Hemşire Kadriye Gülseren de sözde irticai örgütlenme, kadrolaşma ve uygulamalarda bulundukları gerekçesiyle fişlenirken, müfettişlerin yaptığı soruşturmada iddialarla ilgili hiçbir bulgu bulunmamasına rağmen, 'irticacı' diye fişlenenlere yine de idarecilik görevi verilmemesi isteniyor. Çalışma Bakanlığı'na bağlı Teftiş Kurulu, fişlenen personeline yönelik soruşturma raporunda “Ankara İhtisas Hastanesi'nde irticai örgütlenme, kadrolaşma ve uygulamalarda yanlı tutum gösterdiği yolunda herhangi bir bilgi ve belge elde edilememesi olmakla birlikte, Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu toplantısında incelenmek üzere Bakanlığımız temsilcisine bildirilmesine karar verildiği de gözönüne alınarak, bundan böyle adı geçene idarecilik görevi verilmemesinin uygun olacağı” ifadeleri kullanılıyor.

“AKİT GAZETESİ OKUYOR”
Çalışma Bakanlığı'nın Başbakanlığın talimatıyla kurduğu 'İzleme Grubu'nun fişlediği bir başka isim olan Türkiye İş Kurumu Amasya İl Müdürü Nail Aydın ise “Atatürk rozeti ve 75. Yıl rozeti takana, Akit Gazetesine abone olmayana düşmanca tavır aldığı, İmam hatiplilere kolaylık tanıdığı” ifadeleriyle fişlendi. Çalışma Bakanlığı müfettişinin yaptığı soruşturmada hakkındaki iddiaların asılsız çıktığı Aydın, buna rağmen başka bir ilde görevlendirilerek sürgüne gönderildi.

“ARAPÇA YAZI VE AKİT GAZETESİ OKUYOR” FİŞLEMESİ
O dönemde Türkiye İş Kurumu Gümüşhane Şube Müdürü Hasan Güler de, "Dini bayramlarda evinin penceresine yeşil bayrak, lojmanın kapısına da Arapça yazı astığı eşine ve kızına kara çarşaf giydirdiği, tarikatçı olduğu, Akit gazetesi okuduğu, laikliğe karşı olduğu, hilafet yanlısı tavırlar içinde bulunduğu” ifadeleriyle fişlenenler listesine alınıyor. Güler hakkında yapılan soruşturma raporunda şu ifadeler kullanılıyor: “Gümüşhane Şube Müdürü Hasan Güler'e karşı ileri sürülen, ‘Dini bayramlarda evinin penceresine yeşil bayrak, lojmanın kapısına da arapça yazı astığı, eşine ve kızına kara çarşaf giydirdiği, tarikatçı olduğu, Akit gazetesi okuduğu, laikliğe karşı olduğu,hilafet yanlısı tavırlar içinde bulunduğu’ şeklindeki İDDİALARIN TETKİK EDİLDİĞİ, ANCAK İDDİALARIN DOĞRU OLMADIĞININ ANLAŞILDIĞI, sonucuna varılmıştır.”

DEPREMZEDELERE YARDIM EDENLER BİLE FİŞLENDİ
İŞ KUR Eskişehir İL Müdürlüğünde şef Nail Uslu hakkındaki fişlemenin gerekçesi ise depremzedelere yaptığı yardımlara dayandırılıyor. “Deprem sonrasında depremzedelere dağıtılmak üzere mal toplayıp bir bölümünü sattığı, bir bölümünü ise Yalova Hizbullah örgütü yararına dağıttığı, 1997 yılında Hizbullah yararına çalıştığı” ifadeleriyle fişlenen Uslu ile ilgili yapılan soruşturmadan da hiç birşey çıkmamasına rağmen, yürüttüğü müdürlük vekaleti görevi elinden alındı. Uslu'yu araştıran müfettiş raporunda şöyle deniliyor: “Hakkında ileri sürülen iddiaların sübut bulmamasına karşılık adı geçene verilmiş bulunan ve yaklaşık 1 yıl kadar sürdürmüş olduğu müdürlük vekaleti görevi kaldırılmıştır.”

VAKİT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.