Derviş Eroğlu yerine kimi işaret edecek
Yapılan kamuoyu araştırmalarında ve anketlerde en büyük rakibi Bağımsız aday Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a %5 ila %15 farklı üstünlük sağladığı gözlenen Eroğlu'nun seçime kısa bir süre kala kullandığı reklam jargonu da değişti. Son dönemde kamuoyuna ve basına verilen UBP reklamlarında, "Halkla, farkla, ilk turda %60 yeter bu iş biter." ve "Bir daha aldatılmamak için, halka evet, farka evet." söylemlerinin kullanılması dikkat çekiyor.
KADEM araştırma şirketinin 9-12 Nisan tarihleri arasında Lefkoşa'da 600 denekle yüz yüze yaptığı görüşmede Derviş Eroğlu'na %54.6, Mehmet Ali Talat'ın %40.7 ve Tahsin Ertuğruloğlu'na %1.5 oranında destek çıktığı belirtildi. Mehmet Ali Talat'ın dün akşam Lefkoşa'da düzenlenen mitingde Eroğlu'na karşı daha fazla kalabalık toplaması ise anketlerin gösterdiği tablonun değişebileceğini de gösteriyor.
İLKAY KAMİL ve AHMET KAŞİF EN BÜYÜK ADAY
Büyük bir sürpriz olmaması halinde ilk turda seçimden zaferle ayrılacağı gözlenen Eroğlu'nun yerine Başbakanlık koltuğuna kimin oturacağı merak konusu. UBP kulislerinde koltuk için gündemde üç bakanın ismi yoğunlukla geçiyor. İçişleri Bakanı İlkay Kamil ve Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif koltuk için ismi en çok zikredilen isimler.
Adaylardan İçişleri Bakanı İlkay Kamil'in ılımlı ve dengeli siyasi karakteri ve siyasi kariyeri kendisini bir adım öne çıkarıyor. Eroğlu'nun Cumhurbaşkanı olması halinde kendisiyle uyumlu çalışacak bir isim aradığı düşünüldüğünde İlkay Kamil'in bu profile uygunluğu göze çarpıyor.
İsmi en çok konuşulan bir diğer aday ise şu anda Sağlık Bakanlığı koltuğunda oturan Ahmet Kaşif. Ahmet Kaşif'in en büyük avantajı 2005 ve2009 seçimlerinde seçmenlerden büyük destek görmesi olarak değerlendirilebilir. Özellikle Türkiye'den gelen göçmenler arasında popüler olan Kaşif'in de başbakanlığın güçlü adayları arasında olduğu belirtiliyor.
Başbakanlık koltuğu için ismi zikredilen bir diğer aday İrsen Küçük'ün en büyük avantajı 1976'dan beri devlet deneyiminin olması. Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün'ün adı da bu süreçte ön plana çıkıyor.
ERTUĞRULOĞLU KRİZİ ÇABUK AŞILDI
Başbakanlık koltuğunu aylar öncesinden isteyen Tahsin Ertuğruloğlu'nun restine olumlu cevap vermeyen Eroğlu, bu ismi karşısında Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı olarak bulmuştu.
İddialara göre Eroğlu'ndan Cumhurbaşkanı olması halinde kendisinin de Başbakan koltuğuna oturtacak yazılı bir belge isteyen Tahsin Ertuğruloğlu bu talebine olumlu karşılık bulamayınca partisinin Derviş Eroğlu'nu aday göstermesine rağmen UBP'den bağımsız aday olarak adaylık başvurusunda bulunmuştu. Ertuğruloğlu'nun bu hareketi UBP'de kısa süreli çalkalanmaya neden olduysa da Eroğlu ve kabinesi hükümet olmanın avantajıyla bu süreci çabuk atlattı.
Şu anda hiçbir milletvekilinin açık bir şekilde Başbakanlık için iddialı konuşmamasının altında Tahsin Ertuğruloğlu'nun akıbetine uğrama korkusunun yattığı sanılıyor.
DP-UBP KOALİSYONU İHTİMALİ
Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş seçimlerde Eroğlu'nu destekleme kararı almıştı. Talat'ın 'ret cephesi' olarak adlandırdığı bu ittifak, Eroğlu'nun Saray'a çıkması halinde seçimlerden sonra da koalisyon hükümeti şeklinde devam edebilir. Ulusal Birlik Partisi, Eroğlu'nun cumhurbaşkanı olması ve Ertuğruloğlu'nun da desteğini çekmesi durumunda 24 milltvekili ile Meclis'te azınlık durumuna düşecek. Bu durumda hükümetin dışarıdan bir desteğe ihtiyacı olacak, ya da koalisyon hükümeti kurulacak. UBP'nin DP ile koalisyon hükümeti kurması ise en muhtemel senaryo.
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.