Batı toplumuna ilk kez rakip çıkardık
MURAT ALAN'IN HABERİ...
Asya-Afrika-Balkan-Ortadoğu Üniversiteler Konseyi (International Universities Council) Kuzey Türk Cumhuriyet’inde kuruldu. 40 farklı ülkeden 200’ün üzerinde bilim insanın katılımı ile kurulan konsey emsalleri ile kıyaslandığında en büyüğü olma özelliği taşırken, merkezinin Ankara olacağı ifade edildi. Girne Amerikan Üniversitesi’nin düzenlediği bilim çalıştayında okunan kuruluş bildirgesinden sonra kısa adı IUC olan konseyin onursal başkanlığına Yüksek Öğrenim Kurumu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan seçildi. Aralarında rektör ve dekanlarında bulunduğu iki yüzden fazla akademisyene seslenen YÖK Başkanı Özcan, bu manzaranın Türkiye’nin son 10 yılda elde ettiği kazanımların göstergesi olduğunu belirtti. Çalıştayda başkanlığa seçilen Orhan Hikmet Azizoğlu ise Ibni Sina, İbni Haldun, Gazali ve Mevlana gibi İslam coğrafyasından çıkmış düşünürlerin fikirleri ile batı toplumunu derinden etkilediğini, 18. Yüzyıl sonrası fikir ve düşünce ihraç eden İslam toplumunun çeşitli nedenlerden ötürü bu vasfını yitirdiğini amaçlarının bu algıyı yıkmak olduğunu belirtti.
YÖK BAŞKANI ÖZCAN MEMNUNİYET DUYDUĞUNU BELİRTTİ
Batı toplumunun kendi kültürünü dayatmasından bunalan ve Ortadoğu’dan uzak Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada etkin olan akademisyenlerin bir araya gelerek kurduğu Asya-Afrika-Balkan-Ortadoğu Üniversiteler Konseyinde konuşan YÖK Başkanı Prof. Yusuf Ziya Özcan, temelleri atılan konseyin çok iyi işler yapacağına inandığını belirtti. YÖK Başkanı Özcan batılı ülkelerin yükseköğretim konusunda Lizbon ve Bologna süreçleriyle kat ettiği mesafenin bugün Türkiye, KKTC, Orta Doğu ve Afrika üniversitelerinin işbirliğinde kurulan Uluslararası Üniversiteler Konseyi (IUC) ile karşılık verileceğini söyledi.
“BATININ DEĞERLERİ İLE DŞÜNEN BİR TOPLUM OLDUK”
Konseyin başkanlığına seçilen Orhan Hikmet Azizoğlu ise İslam kültürünün altın çağını yaşadığı orta çağ döneminde üretilen değer ve tartışmaların batıya ve tüm insanlığa ışık tutan değerler olduğunu belirtti. 18 Yüzyıl sonrası fikir ve düşünce ihraç eden İslam toplumunun çeşitli nedenlerden ötürü bu vasfını yitirdiğini ifade eden Azizoğlu, bunun en büyük nedenin ise batılıların kendi fikirlerini dayatması ve İslam toplumunu kendi bakış açısı ile dünyaya yorumlamasından kaynaklandığını söyledi. Azizoğlu “ Ibni Sina’dan İbni Haldun’a Gazali’den Mevlana’ya bu coğrafyanın düşünürlerinin tanımladığı kavramlar geliştirdikleri hoşgörü anlayışı, sadece bizim değil batının da bilim ve düşünce dünyasını belirleyen başat değerlerdi. Ancak bu durumun bir dönem sonra değiştiğini görüyoruz. Artık değer üretip dünyaya mal eden toplumlar değil batının değerleriyle düşünen ve konuşan toplumlar olduk. Bu değişimin elbette birçok nedeni var. Ancak en önemli nedenlerinden biri de bu coğrafyanın kurumları ve düşünce dünyasının ayrışması, bir araya gelişlerin azalması ve ortak değerlerin keşfi için ortak çalışmaların seyrekleşmesidir. Özellikle 18.Yüzyıldan itibaren değerler ve kavramların üretilmesi noktasında üstünlüğün batılı kurumlara geçmesinin sonucunun iyi analiz edilmesi gerektiğini düşüyoruz. Bu iflasın ilk ve en önemli soncu bu coğrafyayı tanımlama üstünlüğünün batılı entelektüel ve akademisyenlere geçmesidir. Bu kendi sorunlarımızın Orientalist bakış açısı ile anlaşılması sonucunu doğurdu.” dedi.
BATILI GÖZÜ İLE MÜSLÜMAN COĞRAFYAYA YORUM GETİRMEK SAKAT BİR ANLAYIŞ
Batılıların gözü ile Müslüman coğrafyasına yorum getirmenin sakat bir düşünce olduğunu belirten IUC Başkanı Azizoğlu ön yargıları kırabilmek ve ‘bizi’ anlatabilmek için Müslüman Entelektüelleri ve akademisyenlerin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Azizoğlu “Abdurrahman Dilipak, Ali Bulaç, Rasim Özdenören, İsmet Özel,Ersin Gürdoğan, İlhan Kutluer gibi entelektüellerin düşünce dünyası, İslam dünyasından Seyyid Hüseyin Nasr, Nasr Hamid Ebu Zaid, ve Abdulkerim Soruş gibi düşünce adamları ile karşılaştırılarak bu coğrafyada entellektüel hayata nasıl katkı verdikleri incelenmelidir. Bu ve benzeri birçok bilimsel çalışma üniversitelerimizde irdelenmeli, batılı üniversitelere ihraç edilmelidir. Bizim coğrafyamızda çoğu yaşayan ve halen entellektüel dünyamıza katkı sunan entelektüellerimizi, bırakın kendi toplumlarımıza, bu coğrafyanın akademik dünyasına bile tanıtamamış olmamız sanırım bizim eksikliğimiz.” şeklinde konuştu.Temelini attıkları konseyle emperyalist batı algısının İslam medeniyetine olan bakışını değiştirmek istediklerini belirten Azizoğlu ne olursa olsun bunu başaracaklarını kaydetti.
VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.