Öcalan tek şartı açıkladı
Öcalan, “AKP’nin sunduğu anayasa paketinin desteklenmesi tek şarta bağlıdır. Tek bir şartla bu anayasa paketi desteklenmelidir, o şart da şudur: Demokrasi ve İnsan Hakları Şartı. En önemli ve en genel başlık demokratik anayasadır” dedi.
Abdullah Öcalan, avukatlarıyla görüştü. Edinilen bilgilere göre görüşmede son siyasi gelişmeleri değerlendiren Öcalan, Kürtlere ilişkin “Bundan sonra hiçbir güce ihtiyaç duymadan kendi öz savunmalarını geliştireceklerini söylüyorlar. Öz savunma başta olmak üzere siyasi, sosyal, kültürel her alanda örgütlenmelerine ağırlık verecekler. Örgütlü oldukları her tarafta Suriye, İran, Irak, Türkiye, Avrupa, her yerde öz savunma örgütlenmelerini de içeren siyasal, sosyal, kültürel her türlü örgütlenmelerine ağırlık verecekler, bunu anlıyorum. Yani eskisi gibi tek başına siyasi diyalog arayışıyla yetinmeyecekler, kendi toplumsal örgütlülüklerini geliştirecekler, ağ gibi, böyle örecekler” değerlendirmelerini yaptı.
Öcalan, “Siyasi diyalog yoluna da açıktır ancak esas olarak kendi sistemlerini inşa edeceklerini, oluşturacaklarını söylüyorlar. Kendi demokrasimizi kendi özgücümüzü yaygınlaştıracağız diyorlar. Bu da her yerde yaygın örgütlülük anlamına geliyor. Bu şekilde toplumun her kesiminde örgütlenmeleri durumunda BDP’ye de fazla ihtiyaç kalmayacak” dedi. Öcalan, şöyle devam etti:
ÇATIŞMA BİZİM TERCİHİMİZ OLMAYACAK
“Kürt sorunun çözümü konusunda siyasi diyalog yolu açılırsa buna cevap verilir, veririz. Bu diyalog sürecinin başlatılması demek çatışma riskininin, olasılığının önüne geçmek demektir. Aksi taktirde hiç istemediğimiz, tasvip etmediğimiz, önceliğimiz olmadığı halde çatışma ortamı gelişecektir. Ancak üstüne basa basa söylüyorum. Gelişecek bu çatışma ortamı bizim tercihimiz değildir, olmayacaktır. Siyasi diyalog ve müzakere süreci başlatılırsa bu çatışma riski ortadan kalkar. Aksi taktirde bizim istemediğimiz halde bir çatışma ortamı oluşur. Yine söylüyorum, bu bizim tercihimiz olmayacak, sorunun çözümü için geliştirilecek, geliştirilmesi gereken diyalog süreci önemlidir. Bu şekilde süreç geliştirilebilir, sorunun çözümü bu tartışmalarla rayına oturabilir. Yine bu konuda iyiniyet adımları atılabilir. Bu süreçte bazı iyiniyet adımları atılabilir, yasal düzenlemeler yapılabilir, bazı belediye başkanları bırakılabilir. Aksi taktirde gelişecek olan çatışma ortamı geçmiş dönemlerdekinden daha farklı olarak daha şiddetli bir şekilde gelişecektir.”
PAKETE DESTEK ŞARTA BAĞLANMALI
“Pratik-güncel meselelere ilişkin değerlendirme yapmak istediğim ikinci husus Anayasa tartışmalarına ilişkin olacak. AKP’nin sunduğu bu anayasa paketinin desteklenmesi tek şarta bağlıdır. Önceki haftalarda da bahsetmiştim bu şarttan. Tek bir şartla bu anayasa paketi desteklenmelidir, o şart da şudur: Demokrasi ve İnsan Hakları Şartı. Bu şartın içinde öncelikli ve en önemli olarak yer alan husus Demokratik Anayasa’dır. Türkiye’de demokratik bir anayasanın varlığı zorunludur. Anayasa çalışmasıyla ne CHP ve MHP’nin temsil ettiği statükocu-direnç konumuna ne de AKP’nin olası oyunlarına gelinmemelidir. Bunlardan farklı olarak kendisine ait üçüncü tarz oluşturulmalıdır. Gerçek demokratik bir anayasanın anlam ve ruhuna uygun hareket edilmelidir. Demokratik bir anayasa olmadan demokratik bir toplum nasıl oluşturulabilir! Bu birincisi ve en önemlisidir; yeni ve demokratik bir anayasanın oluşturulması. Bunun yanında bir de çocukların durumu var. Terör yasası var, bu yasanın kaldırılması gerekiyor. Belediye başkanlarının, BDP kadrolarının tutuklanması var, KCK operasyonları kapsamında tutuklamalar var. Bütün bu tutuklananların serbest bırakılması gerekiyor. Yine yüzde onluk seçim barajının düşürülmesi, BDP’nin hazine yardımından faydalandırılması gibi konular da demokratik anayasa yanında ayrıntılı bir şekilde ele alınmalı, düzenlenmelidir. En önemli ve en genel başlık demokratik anayasadır, Bu hususlar da demokratik anayasa başlığı yanında ayrı ve ayrıntılı olarak ikinci bir başlık altında düzenlenmesi gereken hususlardır. Bu şart çerçevesinde AKP’nin bu konuda samimi bir adım atacağına kanaat getiriliyorsa, bu anayasa taslağı desteklenebilir. Bu konuda inisiyatif tamamen kendilerinindir. Bu konuda bunları düşünüyorum.”
TÜM KADINLARI SELAMLIYORUM
“BDP’nin yerel yönetimler Konferansı yapıldı sanırım. Kendilerine çalışmalarında başarılar diliyorum. Yine Kadın Konferansı yapılacakmış herhalde bugünlerde. Bu vesileyle kadınlar için şunu söylemek istiyorum. Kadınlar, kadın bilinci oldukça gelişti, bir düzeye geldi. Yine kadın özgürlük mücadelesinin başarıya ulaşacağına olan inancımı belirtiyorum. Kadın özgürlük mücadelesi başarıya ulaşacaktır. Kadın cinsi ekseninde yürüttüğümüz özgürlük mücadelemiz de kadın özgürlük mücadelesinden aldığı güçle başarıya ulaşacaktır. Buna inancım tamdır. Kadın özgürlük mücadelesi genel özgürlük mücadelesine güç verecektir. Bu vesileyle bütün kadınları selamlıyorum. İzmir’deki kadınlara da teşekkür ve selamlarımı iletiyorum. Avrupa’daki halkımıza, Roj Tv’ye, çalışanlarına, Türkiye’de Günlük gazetesi çalışanlarına selamlarımı iletiyorum.”
KOPANLARI MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUM
“Daha önce 21 Mart Newroz vesilesiyle bizden ayrılan, kopanlara bir çağrım olmuştu. Ben bu çağrımı buradan yineliyorum. Bizi eleştirebilirler. Bana dair de, düşüncelerime dair de eleştirileri olabilir. Bu şekilde eleştirisi olanlar olabilir. Bu hususlar tartışılabilir, doğaldır. Eleştiri yapabilirler. Kimilerinin çelişkileri olabilir, kimileri de bizzat dönmek için benden çağrı bekliyor olabilir. Ben bir kez daha bir şekilde bizimle bağını koparıp da aşırı bir şekilde bizimle çelişmemiş, uç çelişkiler yaşamayanlara, yerinde oturanlara tekrar çağrı yapıyorum. Doğru, kazanımcı bir tartışma sürecini kendi içlerinde yaşamalılar. Hareketimiz etrafında birleşmeyi ve güç katmayı esas almalıdırlar. Aksi taktirde bu sürecin bu gelişmelerin üstesinden tek başlarına gelemezler, ezilirler, bu sistem hepsini boğuntuya getirir. O yüzden tekrardan bir katılımı esas almalılar. En azından bu çabanın sahibi olmalıdırlar, diyorum. İran’da, Irak’ta, Suriye’de, Avrupa’da, Türkiye’de, her tarafta bu durumda olanları tekrar mücadelemiz etrafında birleşmeye çağırıyorum.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.