Sabri Uzun fena yakalandı!

Sabri Uzun fena yakalandı!
Müfettiş raporları, Hrant Dink suikastıyla ilgili "İstihbarat C Şube bana haber vermedi, haberim olsaydı suikast engellenebilirdi." diyen eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'u yalanlıyor.

Bakanlık tarafından yaptırılan dört ayrı soruşturma, dönemin İstihbarat C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in herhangi bir ihmalinin bulunmadığını ortaya koydu. Sabri Uzun'un istediği işleyiş gereği, 2003-2010 arasında yapılan 11 bin 328 benzer dosyadan hiçbiri Uzun'a sunulmamış. 24 bin kişilik hedeftekiler listesinden hiçbiri de işleyiş gereği daire başkanına bildirilmeden yetkililer tarafından sisteme girilmiş. Uzun'un koruma iddiası da doğru bulunmuyor. Daire başkanının emriyle koruma kapsamına alınmış hiçbir örnek yok. Çünkü bir kişiye koruma verilmesiyle ilgili il koruma komisyonlarının kararı şart koşuluyor. Bunu da dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yapması gerekiyordu. Valilik bünyesindeki İl Koruma Komisyonu'nda Jandarma ve MİT'ten de yetkililer bulunuyor. 

İşleyişe göre İstihbarat Daire Başkanlığı'nın sorusuna ilgili il cevabını veriyor. Trabzon'dan gelen dosyanın da hedefteki il olan İstanbul'a bildirilip bildirilmediği sorulmuş ve olumlu cevap alındıktan sonra arşive girilmiş. Burada 17 Haziran 2006 tarihinde gönderilen uyarıda İstanbul'dan gerekli işlemlerin yapılması istenmiş. Ancak zamanın İstanbul Emniyeti İstihbarat Müdürü Ahmet İlhan Güler, ihbara konu şüpheli Yasin Hayal'le ilgili istihbarat çalışması başlatmadığı gibi Hrant Dink'in kendisinin de mahkeme yoluyla koruma isteğine rağmen bu konu İl Koruma Komisyonu'na bildirilmemiş. Bu durum İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişlerin raporuna girdi.

Milliyet Gazetesi muhabiri Nedim Şener'in 'Hrant Cinayeti ve İstihbarat Yalanları' adlı kitabıyla ilgili yargılandığı davada geçtiğimiz hafta tanık olarak ifade veren Sabri Uzun, "17 Şubat 2006'da Dink'e saldırı düzenleneceğine yönelik rapor, İstihbarat Daire Başkanlığı'nın C şubesine gelmiş. Ben raporun geldiğini 2009'da basından öğrendim. Bana bildirilseydi bu müessif olay gerçekleşmezdi." dedi. Ancak emniyetin işleyiş biçimi ve müfettiş raporları Sabri Uzun'u yalanlıyor.

İhbarların kendisine bildirilmemesini Sabri Uzun istemiş. Uzun, ihbarın takip sistemine girilmediğini iddia ediyor. Ancak Hrant Dink'e yönelik suikast ihbarı asıl emniyet arşivi İstihbarat Denetleme Programı'na (IDP) girilmiş. Sabri Uzun'un iddia ettiği takip sistemi kendisinin suçladığı dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer tarafından sadece asıl arşive girilemeyenleri de korumak için geliştirilmiş. Yılmazer tarafından geliştirilen sistem, sadece resmi kaynaklardan gelmeyen ve IDP arşivine girilemeyen şahıslarla ilgili kayıtları tutmak için hazırlanmış. Bu sistemde oluşan arşivde sadece örgütsel yayınlarda hedef gösterilen, örgüt dokümanlarında ismi geçen ve terör örgütü mensuplarının ifadeleri yer alıyordu.

Sabri Uzun, mahkemedeki ifadesinde, "Takip sistemine girmemiş." iddiasında bulunmuştu. Bunun da doğru olmadığı ileri sürülüyor. Sonradan hazırlanan sisteme sadece terör örgütlerinin hedefinde olanlar giriyor. Yasin Hayal o dönemde terör suçundan yargılanmadığı için Hrant Dink suikastıyla ilgili ihbar sonradan hazırlanan takip sistemine girilmiyor.

Asıl sistem olan IDP arşivlerine kaydın girildiğine de işaret ediliyor. Ancak bu sisteme girilmiş olması, Dink'in korunacağı anlamına gelmiyor. İstihbarat Daire Başkanlığı, sadece bunları sisteme girmek ve illere sorumluluk vermekle yükümlü. O dönemde İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne rapor gönderilmiş; ancak İstanbul Emniyeti ne Yasin Hayal'le ilgili bir işlem yapmış ne de Hrant Dink'e koruma verilmesiyle ilgili ihbarı İl Koruma Komisyonu'na sunmuş. Sabri Uzun'un kendisine haber vermemekle suçladığı dönemin İstihbarat C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, ihbarın işleme konulduğu tarihlerde kendisiyle birlikte İran'da yurtdışı görevinde bulunuyordu. Raporlara göre ihbar 17 Şubat 2006'da saat 17.45'te geldi. 18 Şubat 2006'da Ali Fuat Yılmazer ve Sabri Uzun, birlikte İran'da yurtdışı görevinde bulunuyordu. Ayrıca müfettiş raporları, koruma vermekle görevli İl Koruma Komisyonu'nda bulunan dönemin MİT bölge başkan yardımcısı ve Jandarma'nın da Hrant Dink'e yönelik suikasttan haberinin olduğunu gösteriyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.